İspanyollar, dört yıl Garanti dinlemişler

İspanyollar, dört yıl Garanti dinlemişler
İspanyollar, dört yıl Garanti dinlemişler
Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, bankadaki yeni ortakları İspanyol BBVA ile ilgili olarak "Dört yıldır danışmanlarıyla yaptıkları çalışmalarda örnek banka olarak hep Garanti öne çıkmış. Hep bunu dinlemişler" diyor.
Haber: RUHİ SANYER / Arşivi

Doğuş Holding, bugün ağırlıklı finans sektöründe olmak üzere otomotiv, inşaat, turizm, enerji, medya ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteriyor. Holdingin bugünkü Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk bu göreve Türkiye tarihinin en derin ekonomik krizi olan 2001 yılında henüz 37 yaşındayken geldi. Türkiye’deki her şirket gibi krizden etkilenen grup Şahenk’in öncülüğünde bir yeniden yapılanma içine girdi. 

İştiraklerden Osmanlı Bankası, Garanti Bankası ile birleştirildi. Gruptaki şirketlerde kriz önlemleri alındı. 2002’de krizden çıkan Türkiye ile birlikte Doğuş’un hızlı yükselişi başladı. 2001’de piyasa değeri 700 milyon dolara düşen Garanti bugün İspanyol devi BBVA’nın geçen haftalarda yaptığı bir operasyonla yüzde 25 hissedar olduğu 22-23 milyar dolar piyasa değerli bir mücevher. Grup turizm ve medyada büyüdü. Bir zamanlar ‘çıkılacak’ denilen inşaat sektöründe akılcı ve para kazanan projelerle yola devam ediliyor. Son dönemin popüler sektörü enerji de ihmal edilmiyor. Bu hızlı büyümede konjonktürün etkisi büyük olsa da süreçte alınan akılcı kararların katkısı göz ardı edilemez. Ferit Şahenk, grubun İcra Kurulu Başkanı Hüsnü Akhan ile birlikte Doğuş Holding’in nasıl yönetildiğini anlattı. 

Doğuş Holding’de en üst yönetim organı 12 kişilik yönetim kurulu. Süleyman Sözen finans, Aclan Acar otomotiv, Doğan Günay turizm, Erman Yerdelen medya, Gönül Talu inşaat grubu başkanı olarak yönetim kurulunda yer alıyorlar. Bu yöneticiler ayrıca gruplarındaki şirketlerin belli bir büyüklüğe sahip olanların da ya yönetim kurulu başkanı ya da yardımcısı. 

Bütün grup başkanlıkları holding yönetim kuruluna her iki ayda bir yarım gün prezantasyon yapıyor ve gelişmeler tartışılıyor. Şahenk bu prezantasyona örneği bankacılık ve finans grubundan vererek şunları anlatıyor:
“Holdingin yönetim kurulunda finans sektöründen sorumlu Süleyman Sözen’dir. Kendisi aynı zamanda holdingin yönetim kurulu başkan yardımcısıdır da. Finansçı şapkasıyla gelir bilgilendirme yapar.
 
Hem grubun finans sektöründeki durumunu, hem sektörün resmini anlatır. Aclan Bey holdingin yönetim kurulu üyesidir ve otomotivden sorumlu olduğu için otomotivi anlatır. Detaya girer. Aynı şey medyada, turizmde, bütün sektörlerimizde geçerlidir. Hepsinde bu böyledir. Yani Doğuş Holding Yönetim Kurulu sektörleri veya şirketleri yönetmez. Grup portföy mantalitesinde portföylerimizin ne yaptığını takip ederiz. Hüsnü Bey’in ekibi Türkiye’deki datalarla dünyadaki bu sektörlerde değişimler varsa onları anlatır ve o toplantılarda onları da tartışma imkânı olur.”
Doğuş şimdilik halka açık olmasa da dünyanın üç büyük reyting şirketine ‘Standart & Poor’s, Moody’s ve Fitch) hesap veriyor. Şahenk, iştirakleri olan şirketlerin yönetimlerine fazla müdahale etmediklerini belirterek “O kadar çok işin içinde olursan al kardeşim bu işi sen yap derler. Ancak bu noktaya gelmek bizim 10 senemizi aldı” diyor.
 
Çoğunluğun dediği mi olur?
Ferit Şahenk “Kararları nasıl alıyorsunuz? Çoğunluğun dediği mi oluyor” sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
“Başlarız konuşmaya. Konuyu olabildiğince hem şahsi, hem entelektüel kapasitelerimizi devreye sokarak bunun yanında rakamlarla destekleyerek müzakere ederiz. Ama çok sert görüşmeler de olur, tartışmalar da olur saygı dışına çıkmadan. Sonra da bir yere gelmeye çalışırız. Bu toplantılar fazla sürmez. Holdingde Hüsnü Bey’in ekibi bunun çalışmasını yapar. Bankayla ilgiliyse konu orada ayrı bir ekip çalışma hazırlar.
 
Belli bir yere geliniyor ama kilit açılmıyor. Orada çok samimi söyleyeyim grup o kadar çalışmış olmasına rağmen görüşüme başvurur. Bu süreçte çok aktif olmam. Benim oyum tartışma ve karar sürecinde taraf olarak girmez. Sonunda ya bir kere daha çalışılmasını tavsiye ederiz arkadaşlarımız da onu çok isterse, yok çok önemliyse o gün karar alınır. Bazen de ‘Beyler bir hafta sonunu geçirelim bakalım. Başınızı yastığa bir koyun bakalım’ deriz düşünelim diye. Kimsede bu işlerde bir kalp kırıklığı olmadığı için Allah’a şükürler olsun bugüne kadar iyi gitti.”
Şahenk, holding olarak Garanti Bankası’nda eski ortakları GE ile ‘müthiş bir beş yıl’ geçirdiklerini söylüyor. 

GE ile ilişkilerde bir sorun çıkmadığını belirten Şahenk “Vallahi Ergun (Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen) bu işi iyi yönetti. Her şey çok çok iyi gitti. Zaten her alandaki pazar payları da bunu gösteriyor. GE buranın özelliklerine çok saygı gösterdi. Biz Türkiye’ye özgü olayları onlara iyi anlattık” diyor. Şahenk’e göre bu dönemde en önemli şey bu yeni ortaklık yapısının Garanti Bankası’nın bankacılık yapış prosedürlerine, şekline, özelliğine , o müşteri bağımlılığı tarafına olumsuz etki etmemesi. Ancak böyle bir beklentisi olmadığını da şu sözlerle dile getiriyor: 

“BBVA’nın üst düzey yöneticileri son birkaç yıldır tatillerde İstanbul’a gelmişler. Gittikleri lokantalarda, otellerde Garanti kredi kartlarıyla, POS makineleriyle karşılaşmışlar. Aşinalıkları olmuş. Son dört yıldır da danışmanlarıyla yaptıkları çalışmalarda Garanti’nin ismi hep örnek banka olarak öne çıkmış, hep bunu dinlemişler. Böyle bir fırsat çıkınca da geldiler. Garanti Bankası’nın marka yönetimi, teknoloji, kredi kartları gibi öne çıkan yanlarını almak için burada içeride olmaları gerektiğini anlamışlar. Tabii biz de onların küçük şubeler, mortgage gibi konulardaki know- how’ından yararlanacağız”


Osmanlı Bankası geri dönüyor 
Ferit Şahenk içinin cız ettiği iki olay olduğunu söylüyor. Biri Osmanlı Bankası isminin bulunduğu tabelaların Türkiye Cumhuriyeti ’nin sokaklarındaki şubelerin üzerinden inmesi, ikincisi ise kız kardeşi Filiz’in ismini taşıyan ‘Filiz Makarna’daki hisselerini İtalyan ortakları Barilla’ya satıp çekilmeleri. Kız kardeşinin bu satışta bile kendisine karşı çıkmadığını belirten Ferit Şahenk “Osmanlı’yı Garanti’ye kattığınız zaman ‘İleride bu bankayı tekrar canlandırabiliriz belki bir yatırım bankası olarak’ demiştiniz. O plan hâlâ gündemde mi” sorusuna önce “Emin değilim ama tüzelkişiliğin ortadan kalkmasıyla lisans hakkımız da kalmıyor zannediyorum” yanıtını veriyor. 

‘Onlar da hayır demez' 
Ancak ardından sohbet karşılıklı soru ve yanıtlarla şöyle gelişiyor: 

BDDK’ya başvursanız size lisans vermezler mi?
Esasında böyle bir yatırım bankasının binası hazır: Bankalar Caddesi’ndeki eski Osmanlı Bankası binası. Sizin kanalınızla böyle bir niyet beyanı yapalım. 

Şunu diyor musunuz?: Osmanlı Bankası’nı tekrar yaratacağız. Lisans için BDDK’ya başvuracağız. Osmanlı Bankası göz ardı edilemeyecek bir bankadır ve biz de bankacılığı biliyoruz diyebiliyor musunuz? Böyle bir şeyin olmasını çok isteriz. Osmanlı isminin bankacılıkta yeniden canlanmasından çok zevk duyarım ve bana yapacağı huzur etkisi müthiş olur. Kaldı ki, biz bölgede büyüyeceksek Osmanlı ismi Ortadoğu ’daki bazı ülkelerde çok pozitif etki yapar, büyük rekabet avantajı sağlayabilir. Yeni ortaklık yapısının resmi onaylardan geçişi 3-4 ay daha alır zannediyorum. Önce belki yatırım bankası olarak başlarız. Keşke, olsa inşallah. Başvurmak isteriz İspanyollarla beraber. Şu geçiş döneminde onlarla beraber karar almak gerekiyor diye düşünüyorum. Hayır diyeceklerini zannetmiyorum. 

İki büyük şansım var 
Ferit Şahenk, yöneticilik hayatında iki büyük şansı olduğunu söylüyor. Bunlardan birisini annesi Deniz, diğerini kız kardeşi Filiz Şahenk olarak gösteriyor. Annesi ve kız kardeşinin 2002’de o güne kadar 320 milyon dolar yatırım yaptıkları Osmanlı Bankası’nı Garanti ‘ye katarken bile kendisine destek olduklarını belirten Şahenk “Çok samimi söylemek lazım orada iki şansın bir araya gelmesi gerekiyor. Bir tanesi çok sevdiğim, saydığım anneciğim ve müthiş zekâsıyla, çok güvendiğim ve sevdiğim kız kardeşim. Sadece o gün değil, bugün de bana müthiş olanak sağlıyorlar” diyor. 

“Hiç farklı düşünmez misiniz” sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
“Çok ilginçtir ya şanstır ya şanssızlıktır. Allah’a şükürler olsun birçok şeyi doğru yapıyoruz. Bu bir şanstır. Yanlış adam olsaydık, işi yönetme konusuna yanlışlarımız olsaydı, ailemizin verdiği sonsuz destek ve yetki yanlış bir karar olarak da görülebilirdi. Ama Allah’a şükürler olsun hem annemin, hem kız kardeşimin en zor zamanlarda verdiği destekle bazen anlaşılması birçok dostumuz tarafından da zor olan şeyleri yapabildik.”



Yol haritaları nasıl çiziliyor?
Holdingde her yıl şirketlerin bütçe hazırlıklarına katkı için bir senaryo çalışması yapılıyor. Eylülde başlayan çalışmada ekonomiyle ilgili bir baz, bir iyimser ve bir de kötümser senaryo ortaya çıkıyor. Holding Yönetim Kurulu senaryoları inceleyip ekim sonunda hangisine ‘yakın’ durduğunu şirketlere bildiriyor. Ancak bu, hedeflerin o senaryoya uygun belirleneceği anlamına gelmiyor. Her şirket kendi yol haritasını çiziyor. Senaryoda faiz, döviz kuru, enflasyon gibi birçok göstergeye ilişkin tahminin dışında ekonomik ve politik beklentiler de yer alıyor. Senaryolar için holding ve iştiraklerinden ekonomist ve yöneticilerin oluşturduğu 10 kişilik ‘Makro’, 7 kişilik ‘Sektörel’ çalışma’ ekipleri hem Ankara ’da, hem de İstanbul’da işadamları, ekonomistler, akademisyenlerle görüşüyor. Ayrıca yurtdışından da beklentilerle ilgili görüş alınıyor.

bigPara.com