İstanbul'un göbeğinde kadınlarla doğal tarım

Kırsal kalkınmanın en önemli bileşeni olan tarımın geliştirilmesi, ürünlerin organik esaslara göre ekilmesi ve modern makinelerin kullanılmasına bağlı.
Haber: ÖZGÜR SAĞMAL / Arşivi

İSTANBUL - Kırsal kalkınmanın en önemli bileşeni olan tarımın geliştirilmesi, ürünlerin organik esaslara göre ekilmesi ve modern makinelerin kullanılmasına bağlı. Yoksulluğun nerelerde daha yoğun yaşandığı da belli: Kentler. Sermayenin şehirlerde birikmesi ve köylerdeki ekim alanlarının karış karış azalmasıyla köyden kente müthiş bir göç yaşanıyor. Yıllardır göz kamaştırıcı ışığıyla köylüyü kendine çeken İstanbul'da, 5 milyon yoksulluk sınırında yaşıyor. Bu gerçek, İstanbul'da 'nev-i şahsına münhasır' çözümlerin geliştirilmesi ihtiyacını artırıyor. Ulaşılabilir Yaşam Derneği'nin (UYD) geliştirdiği de tam böyle bir çözüm.
Balkonda bile yapılıyor
Bir buçuk yıl önce 'Kent Tarımı' üzerine araştırmalara başlayan UYD, kentlerde yoksulluğun önlenmesinde kentsel tarımın strateji olarak belirlenmesinin önemli katkı sağlayabileceğini düşünerek kolları sıvamış. Kent tarımının en önemli sorunları olan toprak ve suya erişim konusunda araştırmalar yapan dernek, ellerindeki projeyle İSKİ ve belediyelerin kapılarını çalmaya başlamış. Bir dizi hayal kırıklığının ardından Gürpınar Belediye Başkanı Veliddin Küçük, projeyi olumlu bularak UYD'ye iki dönüm arazi tahsis etmiş. AB ve İŞKUR'un birlikte yürüttüğü Aktif İstihdam Tedbirleri'nden sağladığı fonla beş ay önce hayata geçirilen proje ile köyden yıllar önce gelmiş kadınlar hem yeniden özledikleri toprak kokusunu alıp, hem de modern kent yaşamınında sosyalleşebilmenin tadını çıkarıyor.
İhtiyaç duyulan doğal ürünlerin, kente özgü olanaklarla kentlerde üretilmesi anlamına gelen kent tarımında, balkonlar, çatılar, yol kenarındaki araziler, hatta havaalanı yakınındaki boş araziler tarım alanı gibi kullanılıyor.
Gürpınar vitrin oldu
Kent tarımı, Latin Amerika, Kanada, Küba ve bazı Afrika ülkelerinde oldukça gelişmiş. Havana'nın gıda ihtiyacının yüzde 80'i Havana'dan karşılanıyor. Kanada'nın Vencouver eyaletindeyse ev sahiplerinin yüzde 44'ü balkon ve çatılarında tarım yaparak geçiniyor.
Kent tarımının her metropolün yapısına uygun yöntemlerle geliştiğinin altını çizen UYD yöneticisi Yılmaz Cem Korkmaz, şunları söylüyor: "İstanbul'da sağlam bina bulmak zor olduğu için işi çatılarda, balkonlarda yapmayı uygun bulmadık. Geniş ve suya erişimde sorun olmayan alanlar bizim için öncelikliydi. Ve Gürpınar bu pilot projenin vitrini oldu."
Projenin tüm İstanbul'a yayılması için çalışma başlatan ve İSKİ'ye proje götürdüklerini söyleyen Korkmaz, şöyle devam ediyor: "Projelerimiz olumlu karşılandı. Belediyelerin birçoğu arazi rantlarının çok yüksek olmasından dolayı projelere pek de olumlu bakmıyor. Ancak Beykoz, Küçükçekmece, Haraççı, Sazlıbostan ve Ömerli gibi belediyelerle çok olumlu görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bu bölgelerde büyük proje girişimlerimizin yakında sonuçlanacağına eminiz. Hedefimiz binlerce aileyi bu proje içerisine katmak. Beş yıl içinde İstanbul'daki tüm belediyeleri bu projenin içine sokarak, organik kent tarımını İstanbul'da oturtmak istiyoruz. Gürpınar'da gerçekleştirilen pilot projenin başarısı bizim için çok önemli."
Proje 25 aileye hayat veriyor
Gürpınar projesinde 25 kadın çalışıyor. Bu kadınlar Gürpınar, Büyükçekmece ve Avcılar'dan ev ziyaretleriyle seçilmiş. Seçim aşamasında gelir düzeyleri ve tarım ile ilgili hevesleri de göz önünde bulundurulmuş. Belediyenin tahsis ettiği alana bir prefabrik evin inşa edilişine kadar kadınlar eğitimlerini Gürpınar Belediyesi'nin mutfağında yapmış. Bir buçuk ay boyunca Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nden gelen sebzecilik uzmanlarının verdiği eğitime tabi tutulan kadınlar bu çalışmalar sırasında bitki bakımı, bitki yetiştirilmesi, organik tarım, rotasyon planları gibi konularda görsel öğelerle desteklenmiş bir öğrenme süreci geçirmiş. Ardından bölgede 120 metrekarelik bir prefabrik binanın inşa edilmesiyle kendi yerlerine geçerek öğrendiklerini arazi üzerinde hayata geçirmeye başlamışlar.
Planlı ekimle bölgeye şu an 10 çeşide yakın sebze ekilmiş durumda. Ağustos ayı başına kadar da ürünlerin satışa hazır hale gelmesi planlanıyor. Gürpınar Belediyesi'nin tahsis ettiği arazide bir ziraat mühendisi ve ziraatte 35 yıllık bir geçmişe sahip bir çiftçi bu projeyi yürütüyor. Ziraat mühendisi Haydar Balcı, işin doğal tarım esaslarına göre sürdürülmesi için gerekli altyapıyı hazırlarken, yılların çiftçisi Yaşar Gülşat ise sunduğu pratik çözümlerle daha verimli bir ürünün elde edilmesine yönelik faydalar sağlıyor. Projede görev alan kadınlar ise hayatlarından oldukça memnun. Her biri projeyle gönül bağı kurmuş durumda. Kimisi pazar günü bile bölgeye gelerek çalışıyor ve bundan büyük bir zevk alıyor. Örneğin yıllar önce Sinop'tan İstanbul'a göçen Mürüvvet Ünlü hem çok eğlenceli bir ortamda çalıştıklarını hem de aile bütçelerine bu sayede katkı sağlayabildiklerini belirtiyor.
Yıllar önce ayrı kaldıkları toprak kokusunu yeniden duyumsamalarının mutluluğu projede çalışan tüm kadınların gözlerinden okunuyor.
Sebze meyveyi önce üreten tüketecek
UYD yöneticisi Yılmaz Cem Korkmaz, bu ürünlerin bir pazar kaygısıyla sertifikalandırılmasının onlar için bir önem taşımadığının altını çizerek şunları söylüyor: "Her şeyden önce arazinin ve toprağın temiz tutulması bizim için önemli. Projedeki ana amaç, üretilen sağlıklı ürünlerden projede çalışan 25 kadının, ailelerinin ve komşularının faydalanabilmesi. Sağlıklı ürünü önce kendilerinin tüketmesi gerektiğine inanıyoruz. Artanların, ki üretilen ürünün önemli bir kısmı artacaktır, ucuz şekilde satılmasını amaçlıyoruz. Yoksa kuru fasulyeyi organik yapıp kilosu 10 milyondan satmak gibi elit bir pazarlama yaklaşımımız yok."
Projede görevli kadınların nasıl kazanç elde edeceği ile ilgili sorularımıza Yılmaz Korkmaz'ın yanıtı şöyle: "Proje kapsamında kurs gören kadınlara günlük 10 milyonluk ücret ödeniyor. Ayrıca satılan sebzelerden elde edilen gelir de 25 kadın arasında paylaştırılacak. Üretimde görev alan kadınlar ürünleri hal fiyatının yüzde 25 altında alabilecek ve toplanan paralar bir kumbaraya atılacak. Ay sonu geldiğinde kumbarada toplanan kazanç çalışanlar arasında paylaştırılacak." Bölgeden elde edilen doğal tarım ürünlerinin Gürpınar ve Bakırköy belediyelerinin tahsis edeceği standlarda satılması planlanıyor. Bahçeyi, çevredeki insanlar tarafından kullanılacak sosyal tesis gibi kurguladıklarını belirten Korkmaz, "Bahçemizi ziyaret edenler meyve ve sebzeleri dalından seçebilecek. Maliyet düşük olduğundan, çalışanların geliri diğer çiftçilere göre daha yüksek olacak. Ayrıca çürütülmüş hayvan gübresi kullandığımızdan yüksek verimli ürünler elde edeceğimizi düşünüyoruz. Verimden yana bir endişemiz yok" diyor.