İsviçre'de gizli hesabı çıkan Türk, nükleer kaçakçılıkla suçlanmıştı

İsviçre'de gizli hesabı çıkan Türk, nükleer kaçakçılıkla suçlanmıştı
İsviçre'de gizli hesabı çıkan Türk, nükleer kaçakçılıkla suçlanmıştı
İsviçre'de deşifre olan 'gizli hesaplar'dan birinin sahibi olduğu iddia edilen Türk işadamı Selim Alguadiş geçmişte iki kere nükleer kaçakçılıktan soruşturma geçirdi. ABD'nin sakıncalılar listesine aldığı işaramı, Libya ve Pakistan'a nükleer bomba yapımında kullanılacak malzeme yapmak ve kaçakçılıkla suçlanmıştı. İşadamı ise bu iddiaları o dönemde reddetmiş, ancak gümrük müsteşarlığı hakkında ciddi bir rapor düzenlemişti.

RADİKAL - İsviçre bankalarındaki gizli hesap bilgilerinin internete sızdı. 3105 Türk'ün de 'gizli' hesabı olduğu ortaya çıktı. Türkler'in sahibi olduğu hesaplarda 2.5 milyar dolara yakın para bulunuyor. Bu hesap sahiplerinden biri olduğu ileri sürülen Selim Alguadiş adlı bir işadamı. Peki kim bu Selim Alguadiş?

Selim Alguadiş'in adı Türkiye ve dünya kamuoyunda ilk kez 1988 yılında duyuldu. Türk işadamına Pakistan'a atom bombası yapımında kullanılan malzeme satan şirketle bağlantısı olduğu iddiasıyla soruşturma açıldı. ABD Türk işadamını yakın izlemeye aldı ve adını 'yaptırım listesine' dahil etti.

İKİ KERE 'NÜKLEER KAÇAKÇILIK'LA SUÇLANDI

Bu olaydan 16 yıl sonra, 2004'te Selim Alguadiş adı bir kez daha 'nükleer teknoloji' kaçakçılığıyla gündeme yeniden geldi.

Kitle imha silahlarının üretimini denetleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, o yıl Dubai'den Libya'ya giden "BBC China" gemisine bir baskın düzenledi. Gemide, Libya'nın gizli nükleer silah projesinde kullanmak için Pakistan'dan getirttiği ileri sürülen cihazlar bulundu. Cihazların konulduğu kolilerde ise Türk firması Tekno Elektrik Sanayii ve 3E Endüstriyel ve Elektronik Sanayii'nin etiketi bulunuyordu. ABD'nin "büyük başarı" olarak değerlendirdiği baskına Türk firmasının adının karışması üzerine Dışişleri Bakanlığı da harekete geçti.

Bakanlık, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'dan (UAEA) Libya'da sürdürülen nükleer denetimlerle ilgili bilgi aldı. UAEA Direktörü Olli Heionen imzalı yazıda, Türk firmalarının etiketini taşıyan kolilerden "uranyum zenginleştirme istasyonunun tabanını oluşturan cihazların parçaları"nın çıktığı bildirildi. Bunun üzerine, uzmanlardan oluşan bir Türk heyeti 26-27 Mayıs 2004 tarihleri arasında gizlice ABD'ye giderek, Oak Ridge'de bulunan tesislerde saklanan kolileri inceledi.

Swissleaks bombası! İsviçre'deki gizli banka hesaplarının sahipleri açıklandı

GÜMRÜK MÜFETTİŞLERİ HAKKINDA RAPOR HAZIRLADI

Dışişleri ayrıca geminin ilk hareket ettiği Malezya'dan ayrıntılı rapor istedi. Malezya'dan gelen raporda adı geçen Türk firmasının sahibinin iki işadamı Selim Alguadiş ve Güneş Cire olduğu belirlendi. İki işadamının Dubai, Pakistan ve Malezya'ya yaptığı tüm ihracat ve transit işlemler mercek altına alındı. Yapılan araştırmada iki işadamı Selim Alguadiş ve Güneş Cire'nin, ABD tarafından "sakıncalı isim" olarak tanınan Pakistanlı bilimadamı Abdül Kadir Han ile iyi ilişki içinde oldukları tespit edildi.

MALIN SAHİBİ SRİ LANKA'LI

Olaya el koyan gümrük başmüfettişleri aynı zamanda mühendis olan iki Türk işadamının 6 yıllık ticari ilişkilerini inceleyip 59 sayfalık bir rapor hazırladı. Malezya Polisi'nin ve UAEA'nın verdiği bilgiler doğrultusunda hazırlanan raporda "uluslararası bir nükleer silah kaçakçılığı" mn varlığından söz edildi. Malın sahibinin Dubai'de yaşayan Sri Lankalı işadamı Buhari Ebu Seyid Tahir'in olduğu kaydedildi. Projenin başında ise "İslam bombası" olarak tanımlanan Pakistanlı bilimadamı Abdülkadir Han'ın bulunduğu iddia edildi.

Dönemin Gümrük Başmüfettişi Mehmet Eryılmaz, Gümrük Müfettiş yardımcıları Münir Oğuz ve Yusuf Biçer tarafından hazırlanan 59 sayfalık raporun sonucunda işadamları hakkında Evrakta Sahtecilik ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği dava açılması istendi.

'SAKINCALI' BİLİMADAMINI 20 YILDIR TANIYORMUŞ!

Raporda, Libya'nın "nükleer silah projesi" ne malzeme sağlamakla suçlanan Türk mühendis ve işadamı Selim Alguadiş'in ifadeleri de yer alıyordu. Alguadiş ifadesinde, ABD'nin sakıncalı isim olarak gösterdiği Pakistanlı bilimadamı Abdül Kadir Han için "20 yıldır tanırım. Kendisi Pakistan Devlet Başkanı'nın baş danışmanlığına yükselmiş biridir. Pakistan'da birçok defa bir araya geldik" diyordu.

TÜM İDDİALARI YALANLAMIŞTI

Alguadiş kaçakçılık iddialarını o dönem ısrarla reddetti.Alguadiş, yaptığı açıklamada şu savunmayı yaptı: "Ürettiğimiz mallar standart olup, tüm dünyada binlerce üretici tarafından milyonlarca ünite imal edilen basit cihazlardır. Meksika'dan Fransa, Polanya, italya gibi birçok ülkeye güç kaynakları ihraç ederiz. Eti Elektronik A.Ş bizim belli başlı trafo üreticimizdir. Bizden alınan malın kime satıldığını bilemeyiz. Libya ve Malezya'ya hiç ihracat yapmadım. Diğer ülkelere yaptığımız ihracatın Libya'ya gönderileceğinden haberimiz yoktu."

Selim Alguadiş'ten açıklama

HSBC'nin varlıklı müşterilerine İsviçre'deki gizli hesaplar üzerinden vergi kaçırmalarına yardımcı olduğu iddialarının ardından, listede ismi bulunduğu öne sürülen Türk iş adamı Selim Alguadiş İsviçre'de hiçbir hesabının bulunmadığını söyledi. Bir firmaya danışmanlık hizmeti verdiğini belirten Selim Alguadiş, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Alguadiş, "Benim orada hesabım yok. Beni çok zor durumda bıraktılar. Ne İngiltere'de, ne İsviçre'de hesabım var. Hatta Türkiye'de de hiçbir bankada hesabım yok. Çünkü ben 2004'te iflas ettim zaten. Dolayısıyla herhangi bir bankada herhangi bir hesabım yok. Tümüyle yalan" dedi.

2009 yılında İran ve Libya'ya nükleer santral parçaları sattığı öne sürülerek ABD tarafından mali kara listeye alınan Alguadiş, "Biz bütün dünyaya kesintisiz güç kaynağı ürünümüzü sattık ama Libya'ya ya da İran'a ihraç etmedik. Dolayısıyla ihraç ettiğimiz her şeyi de Türkiye'deki mevzuata göre gümrük beyanlarımızı yaptık. Hepsi yasal ve doğru beyanla çıkmış mallardır" diye konuştu.

Alguadiş, kendisine yönelik dava sürecinin devam ettiğini belirterek, "ABD arada sırada kendi kurallarını bir yere dikte etmek istediği zaman bir takım hayaller görebiliyor" dedi.
Guardian, BBC ve Le Monde, dünyanın ikinci en büyük bankası HSBC'nin İsviçre kolunun, farklı ülkelerden binlerce varlıklı müşterisinin vergiden kaçmasına ve paralarını gizlemesine yardımcı olduğunu yazmıştı. (LONDRA/AA)

bigPara.com