İTO: Hükümet karar alıyor ama uygulama yok

İTO: Hükümet karar alıyor ama uygulama yok
İTO: Hükümet karar alıyor ama uygulama yok

Yalçıntaş, ?Türkiye?de reel sektöre baktığımız zaman dünyada en fazla daralan üç veya dört ülkeden biriyiz? dedi.

Hükümetin son derece olumlu kararlar aldığını ama uygulamaya geçemediğini belirten İTO Başkanı Yalçıntaş, 'Türkiye'nin en kısa zamanda büyüme odaklı yeni bir ekonomik program hazırlaması lazım' dedi

İSTANBUL - İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, artık ekonomik programın vadesini tamamladığını belirterek, “Bugün Türkiye’nin en kısa zamanda büyüme odaklı yeni bir ekonomik program hazırlaması lazım” dedi.
İTO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Yalçıntaş, dış talebi artırmak için ellerinde alet, edevat bulunmadığını, ne yapıp edip Türkiye’nin iç talepteki belirsizliği ortadan kaldırması, iç talebi canlandırması gerektiğini ifade etti. 

‘Özel sektöre teşvik lazım’
Murat Yalçıntaş, “Bakıyorsunuz son derece olumlu kararlar var ama uygulamasına baktığınızda bunların uygulanmadığını görüyorsunuz. Bunlardan bir tanesi Kredi Garanti Fonu. Kredi Garanti Fonu ile ilgili kanun 17 Haziran’da çıktı. Bakanlar Kurulu Kararı 15 Temmuz’da çıktı. Bugün ağustosun ortasındayız, hala ortada hiçbir şey yok” dedi.
2009 Haziran’ında hükümetin istihdamın artırılması ile alakalı muazzam bir tedbir paketi açıkladığını, bunun 120 bin işsize doğrudan doğruya istihdam sağlayacak bir plan olduğunu söyleyen Yalçıntaş, “Bugün ağustos ayının ortasındayız gene hiçbir şey yok” şeklinde konuştu. Orta ve uzun vadeli yapılması gerekenlere ilişkin olarak da Yalçıntaş, şunları kaydetti: “Biz Türkiye olarak hep bütçe açıklarını kontrol ettik, enflasyonla mücadele ettik ve son altı-yedi yılda bir ekonomik program uyguladık. O zaman doğruydu bu program. Ciddi bütçe açıklarımız, ciddi enflasyonumuz vardı. Ama artık bugün bu program vadesini tamamlamıştır ve bitmiştir. Bugün Türkiye en kısa zamanda büyüme odaklı yeni bir ekonomik program hazırlaması lazım. Çünkü büyümenin motoru özel sektördür. Eğer Türkiye ileriye gidecekse mutlaka büyümeye odaklı olan, özel sektörün yatırımlarını da teşvik edecek Türkiye’nin yeni bir programa ihtiyacı var. Özel sektörün önündeki engelleri kaldıracak, özel sektörü yatırıma teşvik edecek bu programın belli dönemlerle sınırlı olmaması her zaman geçerli bir program olması lazım.
En son çıkmış olan teşvik paketi 2011’e kadar geçerli. Peki 2011 yılından sonra ne olacak? Ağustos’un sonuna geldik, hâlâ bu açıkladığımız tedbir paketleri uygulamaya girmedi. Dolayısıyla ekonomi kurmaylarının bir an Evvel üretim, büyüme odaklı yeni bir program hazırlaması, bu programın da her zaman geçerli bir program olması lazım.”
Bunun temel yürütücü ayağının da finans sektörü olması gerektiğini belirten Yalçıntaş, ne olursa olsun yeni yapılacak ekonomik programda finans sektörünün fonlarının devlet yerine özel sektöre aktarılmasının yolunun açılması ve garantiye alınmasını istedi.
Türkiye’nin hâlâ küçüldüğünü, ancak küçülmenin hızında belli bir düzelme olduğunu dile getiren Yalçıntaş, şunları kaydetti:
“İTO’nun Ekonomik Danışma Kurulu’ndaki ekonomistlerin ortalama düşünceleri şu; bu rakamlar gerçekleşirse, yılın ilk yarısında Türk ekonomisi yaklaşık yüzde 11 daralmış olacak. İkinci yarıda yüzde 4.6’lık bir daralma bekleniyor. Dolayısıyla da seneyi yüzde 6-7’lik bir daralmayla kapatacağız. Bu rakamlar hiç hoş değil. Tüm dünya kriz yaşadı, fakat biz sadece daralma yaşadık. Finans sektörü daralma yaşamadı, hatta tam tersine düşen faizler nedeniyle bizim ülkemizde finans sektörü çok kârlı bir dönem geçirdi. Ama reel sektördeki daralmaya, baktığımız zaman dünyada en fazla daralan üç veya dört ülkeden biriyiz.” 

‘Şirketleri batırmayın’
Yalçıntaş, 2009 yılında Türkiye’nin toplam bütçe açığının 60 milyar liraya ulaşacağına dikkati çekerek, “Bundan çok fazla telaşa kapılmamak lazım. Biz bu 60 milyar liralık bütçe açığından telaşa kapılır da bütçe açığını daha da küçültmek için piyasayı daha da sıkarsak, ekonomiyi daha fazla sıkılaştırırsak, şirketler üzerine daha fazla gider, daha fazla dolaylı vergi toplamaya gidersek, Türkiye’deki şirketleri iyice zor duruma sokarız. Birçok küçük ve orta boy işletmeyi, Allah saklasın batırırız. Bütçeyi disipline edeceğiz diye şirketlerin iflasına yol açmamak lazım” dedi. (aa)