Türban tartışmasına Emine hanım da girdi

TİKAD toplantısı
Türkiye İş Kadınları Derneği'nin (TİKAD) Dünya İş Kadınları Zirvesi'nde konuşan Emine Erdoğan, başörtüsü yasağını eleştirdi: "Anayasa, cinsiyet ayrımcılığını açıkça reddediyor. Ancak yasa önündeki eşitlik ilkesinin hayata yansımasında sorun var."
'Bazı toplumlar...'
Erdoğan, cinsiyet ayrımcılığının toplumun gücünü yarıya indirdiğini belirtti: "Bazı toplumlar ne yazık ki vicdanları kanatacak yasaklarla kız çocuklarının hak ve özgürlüğünü kısıtlıyor. Hâlâ töre cinayetinden söz ediyoruz. Daha acı bir gerçek olamaz."
'Kültürel körlük'
Erdoğan şöyle dedi: "Vicdanları rahatlatmak gerek. Sorunun kaynağına inilince, gerçek sosyoekonomik engeller kadar, kültürel körlük dediğim önyargı hastalığı da görülecek. Türk kadını olarak hedef, 2010'a kadar okullaşmayı yüzde 100'e çıkarmak."

İSTANBUL - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan kız çocuklarının eğitiminin yasaklarla engellendiğini belirterek "Ne yazık ki, vicdanları kanatacak yasaklarla hak ve özgürlükler kısıtlanabiliyor" dedi.
Türkiye İş Kadınları Derneği'nin (TİKAD) girişimiyle İstanbul'da düzenlenen 'Dünya İşkadınları Zirvesi'nde konuşan Erdoğan bir tarafta isim vermeden başörtüsü yasağını eleştirdi, diğer tarafta Atatürk'e övgü yağdırdı. Erdoğan, Anayasa'da cinsiyet ayrımcılığının reddedildiğini, insanların dünya görüşü, kıyafeti ne olursa olsun kanun önünde eşit sayıldığını vurgulayıp, bunun hayata yansımasında sorun olduğunu söyledi.
'Töre cinayeti, acı gerçek'
Erdoğan, şöyle konuştu: "Eğitim hakkı çeşitli biçimde engellenebiliyor. Evrensel beyannameler, uluslararası sözleşmeler, anayasalar ya da yasalarla ayrımcılığın ortadan kalkmadığını tespit etmek durumundayız. Kadın olsun, erkek olsun insan, yaratılmışların en seçkini, en mükemmelidir. Hiçbir törenin, geleneğin kadına karşı şiddeti ve ayrımcılığı mazur göstermesi kabul edilemez. Kadının eğitimden dışlanması, üretimden, işgücünden, toplumdan, hukuktan, adaletten, siyasetten dışlanmasıdır ki bu da toplumun yarısını yok etmek anlamına gelir. 'Haydi Kızlar Okula Kampanyası'na öncülük ederek bugüne kadar 200 bine yakın kız çocuğunun okula gitmesine katkı sağladık. Vicdanları rahatlatmak gerek."
Sorunun kaynağına inmek zorunda olunduğunu belirten Erdoğan, "Orada karşılaşacağımız gerçek sosyoekonomik engeller olduğu kadar kültürel körlük dediğim önyargı hastalığı olacaktır. Bu hastalıkları ortadan kaldırmak zorundayız. Türk kadınları olarak 2010 yılına kadar okullaşma oranını yüzde 100'e ulaştırmak için çalışıyoruz. Mesaimin büyük bölümünü kızların eğitimini artırmak için harcıyorum" diye konuştu.
Kadınsız bir toplumsal hayatı düşünmenin mümkün olmadığına işaret eden Erdoğan, şu görüşü aktardı: "Üzülerek ifade ediyorum ki, bugünün dünyasında nasıl insani değerler zaman zaman göz ardı ediliyorsa, kadının toplumsal hayat içindeki rolü ve önemiyle sosyal beklentileri de ihmal edilebiliyor. Sonuç ortada. Acı ve göz yaşlarıyla dolu bir dünya."
Erdoğan, şunları söyledi: "Hâlâ töre cinayetlerinden söz edebiliyoruz. Bundan daha acı bir gerçek olamaz. Bugün dünyanın her yerinde kıtlığı en çok çekilen şey sevgi, şefkat ve merhamettir. Hayatın her alanına insani derinlik kazandırmak için kadınlarımızın siyasetin içinde olması, toplum adına fikir üretilen süreçlere katılması lazım. İnanıyorum ki kadın elinin değdiği her alanda olumlu değişim yaşanacak, insani değerler öne çıkacak, katılıklar yumuşayacaktır. Kadın toplumsal hayatın içinde yeterince etkin rol oynamıyor. Eğitim hakkı engellenen, çalışma ve aile hayatında sıkıntılar yaşayan, şiddete maruz kalan kadınlar var. Sadece hükümetin çabalarıyla kadınların sorunlarının çözülebileceğini düşünmemek gerek. Biz ailemize, yaşadığımız topluma, insanlığın ortak geleceğine nasıl katkıda bulunuyoruz? Bu soru üzerinde ciddiyetle duralım diyorum. Toplanıp, parlak sözler sarf edip, konuşup, sonra da dağılmayalım. Küreselleşmenin imkânlarından yararlanarak ortaya bir eser çıkaralım."
Semra Sezer yoktu
Bu arada zirvede Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in eşi Semra Sezer'in yokluğu da dikkat çekti. Emine Erdoğan'ın, birer davetiye göndererek yabancı lider ve eşlerini çağırdığı zirve toplantısına, Semra Sezer'i çağırmadığı söyleniyor. (Radikal, dha)



Zirveden notlar
Women in Business International tarafından her yıl farklı bir ülkede yapılan İstanbul'daki Dünya İşkadınlarıZirvesi'ne, yurtdışından çok sayıda katılım oldu. Zirvede, Türkiye'den katılımcılar arasında Semahat Arsel, Çiğdem Simavi, Ayfer Toprak, Şükran Toprak, Aynur Bektaş, Filiz Akın, Gencay Gürün, Sezen Cumhur Önal ile İstanbul Valisi Muammer Güler'in eşi Neval Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın eşi Özleyiş Topbaş da yer aldı.
Zirvenin gerçekleştirildiği salonun girişinde, Türk el sanatının örneklerinin sergilendiği ebru, tezhip, hat, gravür, telkari ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Zirvede ayrıca, Sabancı Kız Teknik Eğitim Olgunlaşma Enstitüsü'nce yapılan iğne oyası elişi ürünler sergilenirken, zirveye sponsor olan firmalar da açtıkları standlarda kendilerini tanıttı. Ünlü mücevher firması Tiffany Co. da ürünlerini sergiledi. İki günlük zirveye gelen dünyanın en büyük telekom ekipmanları üreticisi Yunanlı Kokkalis ailesine ait Intracom'un Başkan Yardımcısı Niki Tzavella'nın bugün konuşma yapacağı bildirildi.


Çubukçu: Yüzde 49 ücretsiz aile işçisi
Devlet Bakanı Çubukçu konumasına, çalışan babaları değil anneleri kutlayarak başladı.
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu,Türkiye'de kadın girişimciliğinin önündeki en büyük iki engelin, eğitim eksikliği ve finansman sorunları olduğunu söyledi. Çubukçu konuşmasına, "Çalışan babaların değil, çalışan annelerin sorunlarının olduğu bir dünyada türlü bedeller ödeyerek yükselebilen işkadınlarını" kutlayarak başladı. Türkiye'de her 100 kadından sadece 13'ünün işveren, yüzde 38'inin ücret ya da yevmiye karşılığında, yüzde 49'unun da 'ücretsiz aile işçisi' olarak çalıştığını belirten Çubukçu, köyde işgücü olarak görülen kadınların göçle, kente geldiğinde eğitim ve mesleki beceriye sahip olmadığı için işgücü dışında kaldığını anlattı.
Yeniden şekillenen dünyaya kadın girişimlerinin artan ivmeyle dahil olduğunu vurgulayan Çubukçu, uzmanlık gerektiren mesleklerdeki orana dikkat çekti. Çubukçu, "Üniversitelerimizde kadın öğretim elemanı oranı yüzde 36'dır. Yine mimarların yüzde 31'i, doktor ve operatörlerin yüzde 29'u, avukatların yüzde 26'sı kadındır" dedi. Çubukçu, "Yatırımlar için cazibe merkezi olmaya her gün bir adım daha yaklaşan Türkiye'de, yatırım ortamının iyileştirilmesine dönük olarak yapılan çalışmalar, kadın-erkek tüm girişimcilerimizin önünü açmaktadır. Kadın girişimcilerin, bilgilendirilmeye ve finansmana ihtiyaçları olduğundan hareketle, hükümet ilave tedbirler de aldı" diye konuştu.


Ülkeler farklı sorunlar benzer
Oya Talat, Esma Esad, Emine Erdoğan, Zimmet Karzai ve Ronda Berri (soldan sağa), Woman In Business International tarafından bu yıl İstanbul'da gerçekleştirilen ve bugün sona erecek olan zirvede biraraya geldi.



Şiddet, gelişime engel
Esma Esad (Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın eşi): Türkiye ve Suriye'de kadınlar en yüksek görevlere gelebiliyor. Ülkemizde kadınlar olarak başarı için gerekli şartları sağlayıp modern iş dünyasında daha da gelişmeye devam edeceğiz. Suriye'de kadınların siyaset ve iş dünyasında daha fazla yer alabilmeleri için çalışıyoruz. Özellikle kız çocuklarının eğitimlerine önem veriyoruz. Ancak bizler giderek daha istikrarsızlaşan ve şiddetin arttığı bir Ortadoğu coğrafyasında yaşıyoruz. Gelişmemiz bu tehdit altında. Hep birlikte çalışarak barış ve refahın yerleşmesini sağlamalıyız.

Erkek doktor yasağı
Zinet Karzai (Afganistan Devlet Başkanı Hamit Karzai'nın eşi): Ülkemizde yıllarca süren çatışma ve doğa felaketlerini yaşadık. Uzun yıllar en yüksek yoksulluk ve en düşük refah toplumunda yaşamımızı sürdürdük. Taliban rejiminde, yıllarca kadınların bütün hakları elinden alınmıştı. Kızlar okula gidememiş, kadınlar iş dünyasından atılmış, sağlık haklarından mahrum bırakılmış, ölümle karşı karşıya olsa bile erkek doktor tarafından asla muayene edilmemiş bir durumda bırakılmıştı. Kasım 2002'den sonra kadınların durumunda olumlu gelişmeler yaşanmaya başladı. Kadınlar eğitim, istihdam ve kamu hayatında yer almaya başladılar. Anayasamızda kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmiştir. Afganistan Parlamentosu'nun yüzde 28'i kadınlardan oluşmakta. Özel sektördeki yerimiz de giderek artmaktadır.

Yasa pratikte işlemiyor
Oya Talat (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın eşi): İzolasyonlar yaşayan bir ülkeden gelen biri olarak şu çağrıyı yapıyorum. Kadınlar, erkekler kimse kimseyi izole etmesin. Dünya hepimizindir. 21. yüzyılda hâlâ dünyada savaş ve iç savaşlar yaşanıyor. Bu savaşlar kadınların kararıyla olmuyor. Hiçbir kadın lider ülkesini savaşa atmadı. Ama Bosna, Ortadoğu gibi savaş bölgelerinde gördük ki, savaşlarda en büyük acıları kadınlar yaşıyor. Kuzey Kıbrıs'ta kadınlara yönelik ayrımcılığa son veren yasaların bulunduğunu, ancak pratikte hâlâ bazı engeller söz konusu . Dünya hepimizindir. Kıbrıslı Türkler olarak bizler de umarım bir uygarlık projesi olarak gördüğümüz Avrupa birliği'nde en kısa sürede yer alırız.

Kadınsız ekonomi olmaz
Ronda Berri (Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin eşi): Dünya İşkadınları Zirvesi'nin İstanbul'da gerçekleştirilmesine çok sevindim. Coğrafi ve tarihi konumu itibarıyla bu kutsal kent çok isabetli bir seçim. Çünkü Türk ekonomisi ve toplumu, toplumsal kalkınma anlamında ve kadının toplumdaki yeri ve hakları bakımından örnek ve öncü bir ülke. Ortadoğu bölgesinde bir yol ayrımında bulunuyoruz.Fırsatları değerlendirebilirsek, kadınlar olarak el ele verirsek bölgeyi daha güzel bir hale getirebiliriz. Kadınsız bir ekonomi düşünülemez. Kadının dışlandığı bir ekonomi önemli bir güç ve enerjiden yoksundur.

Savaş suçu tecavüz
Meida Terziç (Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı'nın eşi): Hükümetimiz kadınların çalışma hayatına daha fazla katılımı için uğraşıyor. Türkiye'de kendimi evimde gibi hissediyorum. Bosnalı kadınların, dünyada çektikleri acılarla ve aynı zamanda cesaretleriyle tanındı. Tecavüzün savaş suçu olarak görülmesi için büyük mücadele verdik. Srebrenica katliamından sağ kalan Bosnalı kadınlar, her ayın 11'inde gerçekleştirdikleri sessiz matem yürüyüşüyle kaybettikleri yakınlarını anıyor. Bosna Hersek'te savaştan 11 yıl sonra kurumların kendini yeniden tesis etmeye çalışıyor. Bosnalı kadınlar hâlâ savaşın yarattığı travmalarla mücadele ediyor. Savaş sonrasında karşılaştığımız tablo kadınların ekonomiye katılımının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Özellikle uzmanlık ve yüksek getirili işlerde kadınların ekonomiye katılımı daha fazla önem kazanacak.

Kapalıçarşı'yı gezdiler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Dünya İş Kadınları Zirvesi'ne katılmak üzere İstanbul'a gelen lider eşleriyle Kapalıçarşı'yı gezdi. Erdoğan, yemeğin ardından lider eşleriyle birlikte Sepetçiler Kasrı'nın önünden otobüse binerek Kapalıçarşı'ya gitti. Suriye Devlet Başkanı'nın eşi Esma Esad Osmanlı padişahlarının figürlü iki pipo, çocukları için çarık ve altın sırmalı kaftan aldı.


Siyasetten ekonomiye 500 katılımcı
Women In Business International tarafından her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirilen zirveye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın davetlisi olarak birçok ülkeden lider eşleri katıldı. Zirve katılımcıları arasında Afganistan Cumhurbaşkanı'nın eşi Zinet Karzai, KKTC Cumhurbaşkanı'nın eşi Oya Talat, Lübnan Meclis Başkanı'nın eşi Ronda Beri ve Suriye Cumhurbaşkanı'nın eşi Esma Esad da bulunuyor. Zirvede ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın eşi Münevver Arınç, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın eşi Zeynep Babacan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın eşi Ahsen Unakıtan ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in eşi Perihan Tüzmen de hazır bulundu.
Geçen yıl Londra ve Suriye'de düzenlenen zirvenin bu yıl İstanbul'da düzenlenen bölümünde, alanında uzman birçok yerli ve yabancı konuşmacı, ekonomi, ticaret, enerji ve çevre gibi konuları tüm boyutlarıyla masaya yatıracak. Zirvenin dünkü bölümünde, milli ekonomilerin gelişimini etkileyen sorunlar, iş imkânları, insan kaynakları gelişimi, uluslararası ticaret başlıklı oturumlar yapıldı. Zirveye, birçok sektörden kadın yöneticilerin çoğunlukta olduğu yaklaşık 500 kişi katıldı.