İyi de bu vadinin suyu nereden?

İyi de bu vadinin suyu nereden?
İyi de bu vadinin suyu nereden?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçen hafta Türkiye den gazeteciler, sosyal medya eleştirmenlerinin yer aldığı bir heyet ile Silikon Vadisi nde ziyaret gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı'nın Silikon Vadisi ziyareti ile heyecanlanan yerli bilişim dünyası bu 'bitmiş ürün'ün hangi kaynaklardan beslendiğini düşünüyor mu?
Haber: ZİYA ÖZIŞIK / Arşivi

Bilişim dünyası geçen hafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Silikon Vadisi ziyareti ile heyecanlandı. Özgüveni, itibarı arttı, mutlu oldu. Hatta sosyal medya eleştirmenlerine göre “hacı” bile oldu. İyi de hacılar, hiç sormadınız mı bu vadinin suyu nereden geliyor, biz de o suyun pınarını bulabilir miyiz acaba diye. Gerçekten de bu vadinin bir “çeşme”si var: Üniversiteler. Bir Stanford Üniversitesi olmasaydı bugün halen silikonu estetik aygıtı olarak bilirdik. Ve o çeşmeden akan bir can suyu var: Özgürlük… Baştan aşağı, fikir üretimi sürecinden, giyim kuşam rahatlığına kadar, çalışanlarına sunduğu olanaklara kadar Silikon Vadisi’nin temel mottosu, onu var eden şey bu.

Yırtık pırtık giyinsek?
Biz? Halen yasaklarımız ile bu alandaki ünümüze ün katıyoruz. engelli.web sitesine göre Türkiye’de şu anda 18 bin 982 erişim engelleme kararı verilmiş. Erişim engeli kararlarının yüzde 84,1’i Türkiye İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından. Kurum geçen sene nisan ayında internet servis sağlayıcılarına gönderdiği yazıyla 138 adet kelimenin domain olarak kullanılamayacağını bildirmiş ve bu listede “baldız”, “etek” gibi kelimelerin yer almasıyla “uluslararası bir ün”e kavuşmuştu. Bir ara “free” kelimesinin yasaklılar listesinde olduğunu duyduk da onu bile yadırgamadık. Bir tweet’in suç sayılması, hatta dünyanın gıpta ettiği Fazıl Say’ı bile mahkemeye taşıması bizim için artık şaşılası değil. Şimdi, Gül’ün ziyaretinde bu şirketin ana merkezinden tweet atmasına nasıl heyecanlanalım?

Cumhurbaşkanı dün de Abant’ta Silikon Vadisi ziyaretini anlattı. “O genç genç çocukların kıyafeti sokakta gördüğünüz herhangi birinin kıyafeti, kravatsız, ütüsüz, ceketsiz, tişörtle, kotla, makyajsız yanımda duran insanlar, dünyanın en büyük firmalarının ev sahipleri veya yöneticileri. Muhakkak bu heyecanı Türk gençliğinin de yaşaması lazım ki aynı başarılar bizden de çıksın” dedi. Bir önceki paragraf ile alt alta gelince fazla iyimser değil mi bu beklenti?

Diğer bir deyişle, bizim de bilişim dünyamızın haşarı, yırtık pırtık giyinen dehaları olsa ne olur? Öbür tarafta kaşı çatık “kravatlılar” onları ellerinde cetvellerle bekledikten sonra…

***
Anlık trafik Yandex’te
Yandex İstanbul’un en kalabalık noktalarında levhalar yoluyla trafik bilgisi vermeye resmen başladı. Taksim, Kadıköy Rıhtım Caddesi, Beşiktaş Meydanı, Mecidiyeköy Meydanı, Bakırköy Özgürlük Meydanı, Ataşehir Meydanı gibi İstanbul’un en kalabalık noktalarında ve meydanlarında, araç sürücüleri ve yayalar tarafından kolaylıkla görülebilecek noktalarda konumlandırılmış bulunan 12 büyük LED ekran, Yandex’in sağladığı gerçek zamanlı trafik bilgilerini yayınlamaya başladı.

***
Cepte Nano SIM dönemi
Bir süredir beklenen Nano SIM standardı resmen onaylandı. Cep telefonları ve benzeri mobil cihazlarda kullanılan SIM kartların iyice küçülmesini sağlayacak yeni standart ile yeni SIM kartlar 12.3x8.8 mm’ye kadar düşecek. European Telecommunications Institute tarafından onaylanan yeni SIM kartlarda kalınlık ise 0.67 mm. Mevcut mikro SIM kartlardan yüzde 40 daha küçük olan Nano SIM kartlar özel dönüştürücülerle birlikte mevcut telefonlarlarda da kullanılabilecekler.

bigPara.com