İzmir'den geldi 10 yılda Kenya'nın ofis mobilyası kralı oldu

İzmir'den geldi 10 yılda Kenya'nın ofis mobilyası kralı oldu
İzmir'den geldi 10 yılda Kenya'nın ofis mobilyası kralı oldu

Bülent Karakaş, Kenya?da her işin sağlam yapılmasının zorunluluk olduğunu belirtip, ?Aksi takdirde hapse girersiniz? dedi.

Afrika'da birçok ülke gezdikten sonra Kenya'ya yerleşmeye karar veren İzmirli Bülent Karakaş ilk zamanlar çeyrek konteynır mal satamadığı ülkede bugün ofis mobilyası alanında ilk üç kuruluştan birinin sahibi

NAİROBİ- 1990’lı yılların sonunda İzmir’de mobilya üreten ve Ege Bölgesi’nde pazarlayan Bülent Karakaş ‘Türkiye’de ileride tıkanıklık olabileceği’ düşüncesiyle yurtdışına açılma kararı vermiş. Hedef Türklerin gitmediği bir yere gidip ilk olmakmış. Bu yüzden ailesiyle birlikte Afrika’yı seçmişler. Sudan, Tanzanya ve Uganda’yı gezdikten sonra son durakları Kenya olmuş. Ancak bir süre sonra ailenin diğer fertleri ayrılmış ve iki kardeş Kenya’da kalmış. İlk geldiği günlerde ‘mümkün olsa da akşama uçağa binip geri dönsem’ dediği çok olmuş. Etraftan tanıdıklar da ‘Kenya öyle bir pazar ki ne götürürseniz satarsınız’ gazını verince bu ülkedeki fuarlara 26 farklı Türk şirketinden aldıkları yedi konteynır mal getirmişler. Hedef bu malları bir fuarda satmakmış.

İlk girişim başarısız oldu
Bülent Karakaş o günleri ‘Ama bir konteynırın çeyreğini bile satamadık. Showroom bulalım malı satmak için dedik, bulamadık’ diyerek anımsıyor. Ancak iki sene içinde işler toparlanmış 2000 mayısında yani Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük krizine doğru koşar adımlarla gitmeye başladığı 2000 yılının bahar aylarında taşlar yerine oturmuş. O gün bugün de bir daha yerinden oynamamış.
İzmirli Bülent Karakaş bugün Kenya’da ofis mobilyası işi yapıyor. İlk önce Türkiye’den ithalatla süren bu faaliyet Kenya’da üretimin başlamasıyla büyümüş. Önce sandalye üretimi başlamış onu da başka ürünlerin imalatı izleyecekmiş. Şu anda Kenya’da ofis mobilyası pazarında ilk üçe giren Karakaş’ın yanında 17’si showroomlarda olmak üzere 85 kişi çalışıyor. Eşi Kenyalı olan Karakaş işlerin yoğunluğundan 2001-2005 döneminde hiç Türkiye’ye gidemediğini belirterek şunları söylüyor:
‘Gittiğimde de kendimi köyden şehire inmiş gibi hissettim. Şimdi seviyorum Kenya’da olmayı, iyi ki gelmişim. İnsanlar iyi, Türklerin imajı da iyi burada.  Zaten ilk gelenler biz olduk.  Amacımız da hem iş yapmak,hem de ülkemizi tanıtmaktı. Bunu doğru yapmak için de hiçbir müşterimizi kırmamaya çalıştık. Üretim hatalı olmasa bile bir çok ürünü değiştirdik, insanların evine iş yerine hizmet götürdük. Güveni sağladık. Şimdi Türk malı deyince kaliteli mal geliyor akıllarına.’

Nairobi Afrika’nın merkezi
Kenya’nın başkenti Nairobi aynı zamanda birçok uluslararası örgütün Afrika merkezi. Örneğin Birleşmiş Milletler’in, Dünya Sağlık Örgütü’nün New York ve Paris’ten sonra dünyadaki üçüncü büyük merkezi. Bu kuruluşların ofis mobilyası ihtiyacını da Bülent Karakaş karşılıyor. Piyasada 50-55 yıl önce Hindistan’dan gelen girişimcilerin kurduğu rakiplerle çekişen Karakaş ‘Kenya Afrika’daki merkez üssümüz. Komşu ülkelerde konumlanmak yerine buradan mal göndermeyi daha mantıklı buluyoruz.  Ofis mobilyası pazarında yerimiz birincilikle üçüncülük arasında değişiyor’ diyor.

‘Hapse girersiniz’
Bülent Karakaş Kenya’da her işin sağlam yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek şunları söylüyor:
‘Aksi takdirde hapse girersiniz.  Bu haberi okuyan vatandaşlarımız Kenya’da mobilya süper işmiş hadi gidelim demesin. Biz bu pazara girdiğimizde beş firma vardı, şimdi 35 firma var. Biz ilk başladığımız için başarılı olduk. Şimdi biri gelse, ürkütmek için söylemiyorum ama başarılı olamaz. Her taraf kapıldı yani, kabul ettirmesi zor. Türkiye’den sipariş verdiğiniz zaman en az üç ay. Dört sene önce inşaata başlayabilseydik ben mobilyayı bile bırakırdım. Çünkü inşaatta iyi iş var, kâr marjları çok yüksek. Dört sene önce çok daha iyiydi ama şimdi de fena değil.
Kriz nedeniyle talep düştü biraz. Pazar çok iyi, özellikle apartman daireleri. Şimdi ofis bloklarına dönüyor, tavsiye ederim.’ (Radikal)