Japonlardan 'Türkiye'ye rüşvet verilmeyecek' şartı

Rüşvet ve yolsuzluk konusunda sicili kötü olan Türkiye, bu durumun sıkıntısını imzaladığı uluslararası sözleşmelerde çekmeye başladı.
Haber: YURDAGÜL ŞİMŞEK / Arşivi

ANKARA - Rüşvet ve yolsuzluk konusunda sicili kötü olan Türkiye, bu durumun sıkıntısını imzaladığı uluslararası sözleşmelerde çekmeye başladı. Son olarak Japonlar, Türkiye'de arkeolojik çalışmalara verecekleri 3 milyon dolarlık destek için projedeki hizmet ve ürün alımlarında rüşvet verilmemesini şart koştu ve bu koşulu anlaşmaya da koydurdu. Söz konusu anlaşmayı onay için gündeme alan milletvekilleri de 'kabul edilemez' olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi geri gönderme kararı aldı.
Japonların, 'Türkiye'de rüşvet vermeyin' koşulu dayatmasının nedeni olarak, Uluslararası Saydamlık Örgütü tarafından rüşvet ve yolsuzluklara bulaşma konusunda Türkiye'nin 10 üzerinden 3.2 puan alarak, 146 ülke arasında 77. sırada olması gösteriliyor.
TBMM Dışişleri Komisyonu'nda dün 'Türkiye ile Japonya Arasında Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesinin Hibe Yoluyla Yapımına İlişkin Nota, Görüşme Tutunakları ve Müzakere Kayıtlarının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı' ele alındı.
30 Eylül'de 2005'te Kaman'da imzalanan sözleşmeye göre, Japon hükümeti Kırşehir'in Kaman ilçesi yakınlarındaki Kalehöyük Arkeoloji Müzesi'nin yapımı için 288 milyon yen (yaklaşık 3 milyon dolar) hibe kredi sağlayacak.
Sadece Japon ve Türkler
2009 yılında hizmete girmesi planlanan müze için imzalanan protokolde, hibenin, mevcut düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Mart 2006 tarihine kadar geçerli olacağı, ancak bu sürenin iki ülkenin ortak kararı ile uzatılabileceği hükmü yer aldı. Protokolde, hibenin, yalnızca Japonya ve Türkiye'nin ürünleriyle iki ülkenin vatandaşlarının hizmet satın alımında kullanılacağı hükmüne yer verildi. Protokolde ayrıca, hibe kullanımının sınırları ayrıca 'müze inşaatı için gerekli olan ürün ve hizmetler', 'projenin uygulanması için gerekli olan ekipman ve donanım için gerekli olan hizmetler' ve 'ürünlerin Türk limanlarına taşınması için gerekli olan hizmetler' olarak sıralandı.
Protokolde gerek görüldüğünde yine ortak kararla ürün ve hizmet alımı konusunda başka ülkelerden de yararlanılabileceği belirtildi.
İki ülkenin yapacaklarının ayrıntılı olarak sıralandığı protokolün 'Müzakere kayıtları' başlıklı bölümünde "Nota teatisinin 3. paragrafı ile ilgili olarak Japon delegasyonu temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nde Nota teatisinin 4. paragrafında işaret edilen sözleşmelerin yapılması karşılığında, rüşvet olarak yorumlanacak herhangi bir teklif, hediye veya ödeme ve menfaat veya karşılığını önlemek için Türkiye Cumhuriyeti'nin gerekli önlemleri alacağını Japon hükümeti varsaydığını beyan ederler" şeklinde bir beyan da yer aldı.
Dışişleri Komisyonu'nda başta İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ olmak üzere CHP'li üyeler, bu hükme dikkat çekerek, bunun Türkiye'nin 'rüşvet alıp vermeyeceğinin taahhüdü' anlamına geleceğini söyleyerek karşı çıktılar.
'İtibarımızı zedeler'
CHP'liler, söz konusu hükmün Türkiye'nin 'itibarı ve onuru' açısından kabul edilemez olduğunu, aksi halde başka ülkelerin de benzeri girişimlerde bulunabileceğini ifade etti. Bir CHP'li üyenin, "Bizim hükümet pazarlamayı çok sever ama madde de bu kadar ucuz kabul edilemez" dediği bildirildi. AKP'liler de CHP'lilerin endişelerine hak verince sözleşmenin 'yeniden gözden geçirilmesi' için hükümete iadesi gündeme geldi.
Dışişleri vazgeçiremedi
Dışişleri Bakanlığı temsilcileri "İade edilirse bu konunun Japonya ile yeniden ele alınması gerekiyor. Bu da süreci uzatabilir. Japonya'da mali yıl 31 Mart'ta doluyor. Sözleşme bir an önce Meclis'ten geçmezse hibe alınamayabilir" uyarısında bulundu. Komisyon üyeleri ise bu uyarıya "Türkiye'nin onuru daha önemli" diyerek itiraz etti. Tartışmaların ardından sözleşmenin hükümete iade edilmesi kararı alındı.