'Kabuğumuzu kıralım' çağrısı

Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, markaların bir ülkenin bağrından doğacağını belirterek, "Yerel kültürü, yerel değerleri...

ÇANAKKALE - Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, markaların bir ülkenin bağrından doğacağını belirterek, "Yerel kültürü, yerel değerleri, zengin yerel güzellikleri yaşatan ve yansıtan markalar güçlü olur. Kendimize güvenelim, kabuğumuzu kıralım ve markalarımızı yaratalım" dedi.
Doğan Yayın Holding (DYH) tarafından 'Marka Güçtür' ana temasıyla düzenlenen Anadolu'daki Avrupa Toplantıları'nın 15'incisi Çanakkale'de yapıldı. Türkiye'nin gelişip büyüdüğünü ifade eden Yalçındağ, şöyle konuştu: "Türkiye gelişiyor, büyüyor, dünyada önemli bir güç haline geliyor. Bu süreçte sadece birkaç büyük il ile bu yarışta önlerde yer alamayız. Türkiye'nin tüm bölgeleri, tüm illeri ile bir bütün olarak bu yarışta koşması gerek. Ülkemizde birçok kuruluşumuz var ki, bizler adını duymamışız ama onlar dünya ve Avrupa pazarında büyük başarılara imza atmışlar. Biz gücün Anadolu'da olduğuna inanıyoruz. Tek ihtiyacımız, bölge sanayicilerimize sahip oldukları gücü hatırlatmak."
Mehmet Ali Yalçındağ, 2006'nın yılın ilk toplantısını Çanakkale'de düzenlemeyi tercih etmelerinin nedenini, bölgenin derin tarihinin ve kültürel değerlerinin Çanakkale'nin markalaşma sürecinde büyük değer taşıdığına dikkat çekmek olarak gösterdi.
'Çanakkale keşfedilmeyi bekliyor'
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı İlhami Tezcan da, "Çanakkale'de Kaz Dağları bir markadır. Termal suları, kendine has bitkileri, bol oksijenli havasıyla henüz tam olarak keşfedilmemiş bir marka. Sağlık turizmi için dünya ülkelerine hizmet etmeyi bekliyor" dedi. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener de en iyi olmanın yolunun insanın sadece kendinde var olana sahip çıkmak olduğunu dile getirerek, değişimi hissedenler, anlayanlar ve değişimi yönetmesini bilenlerin ancak güçlü ve başarılı olabileceğini söyledi.
Medina: Az marka var
Reklamcılar Derneği Başkanı Jeffi Medina, Türkiye'de marka sayısının az olduğunu söyledi. Fason üretimi dublörlük yapmaya benzeten Medina şöyle konuştu: "Türkiye'de marka azlığı göze çarpıyor. Neden? Çünkü Türkiye'deki fason üretim dublörlük yapmaya benzer. Etiket dibindeki isim olursunuz. Ünlü markaların Türkiye'de üretim yaptırması Türkiye'deki altyapıyı gösterir ama bir sonraki adıma geçmeliyiz. Ya sessiz kahraman olacağız ya da kendi hikâyemizi yazıp marka olacağız. Kaybedecek zamanımız yok."