Kaçakçı sınır tanımıyor

Türkiye'ye 2-2.5 milyar dolarlık vergi kaybına neden olan, akaryakıt kaçakçılığı konusunda 'Türk zekâsı' sınır tanımıyor.
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Türkiye'ye 2-2.5 milyar dolarlık vergi kaybına neden olan, akaryakıt kaçakçılığı konusunda 'Türk zekâsı' sınır tanımıyor. Bölgenin enerji koridoru olmak için diplomasi yürüten Türkiye'nin başta Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma, Sahil Güvenlik olmak üzere birçok kurumla yürüttüğü kaçak akaryakıtla mücadele sürecinde şu ana kadar tespit edilen kaçakçılık yöntemleri şöyle:
SINIR TİCARETİ BAHANE: Resmi kayıtlara göre sınır ticareti yöntemlerden birincisi. Sınır ticareti kapsamına 1997'den itibaren başta motorin olmak üzere petrol ürünlerinin dahil edilmesi, fırsatçılara yaradı. Uygulamaya 2002'de son verildiyse de, kaçakçılığının önüne geçilemedi. Kaçakçılar, halen illegal yollardan Türkiye'ye akaryatık sokmayı sürdürüyorlar.
DAĞ-TAŞ DEMİYORLAR: Türkiye'nin özellikle Irak ve İran ile olan sınırları boyunca fiziki emniyet ve güvenlik sisteminin yetersiz oluşu, bu bölgedeki arazinin geçit vermeyen sarp kayalı, dağlık ve engebeli bir yapıya sahip olması da kaçakçıların işini, nakil sorunu yaşasalar dahi denetimin zor olması nedeniyle kolaylaştırıyor. Durum böyle olunca söz konusu bölge adeta, akaryakıt kaçakçılılarının çekim merkezi haline geliyor.
KARAYOLU İLE KAÇAKÇILIK: Kaçakçıların tercih ettiği bir diğer yöntem ise karayolu ile uluslararası taşımacılık yapan otobüs, kamyon, TIR ve diğer ticari araçlarla yapılan akaryakıt kaçakçılığı. Bu yöntemde söz konusu araçlar, belli bir ürünü Türkiye'den ikinci ülkelere götürüyor ya da götürüyorlarmış gibi belgeler düzenleyerek yurtdışına çıkış yapıyorlar. Türkiye'ye dönüşleri sırasında da orijinal yapıları bozularak hazırlanan büyük zula depolara kaçak akaryakıtı yüklüyorlar. Bu suretle ülkeye sokulan akaryakıt ürünleri, ancak küçük partiler halinde ülkeye sokulabildiğinden öncelikle büyük depolara aktarılıyor ardından da başta sınıra yakın iller olmak üzere büyükşehirlerde dahi illegal yollardan satılıyor.
TRANSİT DİYE YURDA SOKULUYOR: Akaryakıt kaçakçılarına yönelik gerçekleştirilen operasyonlardan bazıları da transit olarak Türkiye'ye getirilen akaryakıt ürünlerinin yurtiçinde satıldığı gerçeğini ortaya koyuyor. Bu yöntemi benimseyen kaçakçılar, transit rejimi kapsamında Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere taşınan akaryakıt ürünlerini yurtiçinde satıyorlar. Boşaltılan akaryakıt ürünlerinin yerine de su veya kum benzeri maddeler doldurularak gümrükten çıkış yapıyorlar.
DENİZYOLU İLE KAÇAKÇILIK: Marmara ve Çanakkale Boğazlarının transit geçiş güzergâhı üzerinde olması nedeniyle, özellikle Gürcistan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan'dan Türkiye'ye denizyolu ile getirilen akaryakıtı el değiştirme ve iç piyasaya sürme suretiyle de kaçakçılık gerçekleştiriliyor. Özellikle son yıllarda, denizyoluyla yapılan kaçakçılıkta yaratıcılıklarını konuşturan kaçakçılar, yakalanma riskini minimuma indirmek için farklı yöntemler geliştiriyorlar. Limanların açığına veya açık denizlere demir atan tanker veya özel zulaları bulunan gemiler, ya gemiden gemiye nakil ya da denizin dibinden karaya döşenen borular aracılığıyla yasadışı ürünü Türkiye'ye sokuyor.
BORU HATTI KÖSTEBEKLERİ: Kaçakçılar, petrol boru hatlarından çaldıkları petrol ve motorini yasadışı olarak kurulan basit akaryakıt arıtma tesislerinde işleyerek değişik akaryakıt ürünleri elde ediyor ve bunu iç piyasaya yine yasadışı yollardan sürüyorlar.
SAHTECİLİK YAPILIYOR: Akaryakıt ürünlerine, solvent ve baz yağ gibi maddeler katılarak kalitesiz, standart dışı akaryakıt ürünleri üretiliyor. Bu tür kaçakçılık, devletin vergi gelirlerini düşürmesinin yanı sıra bu yakıtı kullanan araçların motorlarına da telafisi mümkün olmayan hasarlar veriyor. Uzmanlar, Bu ürünlerin motor ömrünü üçte bir oranında azalttığı uyarısında bulunuyor.