Kamu-Sen: Toplugörüşmeler çirkin oyunlara sahne oldu

Kamu-Sen: Toplugörüşmeler çirkin oyunlara sahne oldu
Kamu-Sen: Toplugörüşmeler çirkin oyunlara sahne oldu

Bircan Akyıldız, kamu çalışanlarının uygun fırsatı bulup hesaplaşma gününü iple çektiğini ifade etti. FOTOĞRAF: CEM ÖZDEL / AA

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, 'Toplugörüşme sürecinden önce, kapalı kapılar ardında zam pazarlığının yapılıp neticelendirilmeye çalışılmasını kamu görevlileri asla unutmayacaktır' dedi

ANKARA - Toplugörüşmeler sonrasında açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, “Toplugörüşme sürecinden önce, kapalı kapılar ardında zam pazarlığının yapılıp neticelendirilmeye çalışılmasını kamu görevlileri asla unutmayacaktır” diye konuştu.
Akyıldız, toplugörüşmeler sürecinin; sendikaların, siyasi irade ile birlikte Kamu-Sen’in gücünü kırmak için oynanan ‘çirkin oyunlara’ sahne olduğunu savundu. Yazılı açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız şöyle devam etti:

‘Tek temsilci kalmıştık’
“Bu yılki toplugörüşmelerin referandumdan hemen önceye denk gelmesi ve 2011 yılında yapılacak genel seçimler öncesinde memurların hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için son yasal platform olması nedeniyle daha farklı bir ortamın oluşacağını ve taleplerimizin siyasi irade tarafında karşılık bulacağını düşünmüştük. Seçim öncesinde elimizde bulunan bu gücü, tüm sendikalarla ortak hareket ederek ve kararlılık göstererek kamu görevlilerinin lehine kullanabileceğimize inanmıştık.
Ne yazık ki süreç, sendikaların, siyasi iradeyle birlikte gücümüzü kırmak için oynadığı çirkin oyunlara sahne olmuştur.”
“Bir konfederasyon her zaman olduğu gibi taşın altına elini koymak, kamu görevlilerinin haklarını uygun olan her platformda savunmak yerine, kolaycılığı seçtiğini ve polemik sendikacılığına devam ettiğini” öne süren Akyıldız, toplugörüşme masasında kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi olarak yalnızca Türkiye Kamu-Sen kaldığını savundu.

‘Siyasi iradeyi dinlediler’
“Belirlediğimiz mali taleplerimizin maaşlara yansıması, kamu görevlilerinin tamamı için geçmiş dönem kayıplarının karşılanması ve 2011 yılının maaş artışlarıyla birlikte aylık 310 TL düzeyinde olmuştur. Bu rakam son derece makul, mantıklı ve istenildiğinde karşılanabilecek ve kamu görevlilerinin temel ekonomik sorunlarını çözebilecek düzeydedir” diyen Akyıldız, “Masada memurları temsil eden diğer konfederasyon, tüm kamu görevlileri için talep ettiği artış miktarını sınırlı tutunca, pazarlıkların en alt seviyeden başlamasını sağlamış ve siyasi iradenin kendisine verdiği öncelikli görevi yerine getirmiştir.
Bizim 310 TL’lik talebimize karşılık, Kamu İşveren Kurulu’nun diğer konfederasyonu da (Memur-Sen) arkasına alarak sunduğu öneri, tüm çalışanlar için yalnızca yüzde 3+ yüzde 3’lük bir artış olmuştur” diye konuştu.

‘Ek ödeme artış değildir’
Ek ödemelerin ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesini hayata geçirmek için bir araç olduğunu ve bunların maaş artışlarından bağımsız şekilde verilmesi gerektiğini vurgulayan Akyıldız, “Nitekim bu durum zaten 2008 yılında Sayın Başbakan tarafından da açıklanmış ve imza altına alınmıştır. Üstelik tam 800 bin çalışan ve 1,8 milyon emekli de bu ödemeyi alamamaktadır.
Dolayısıyla ek ödeme önerisinin bir maaş artışı gibi kabul edilmesi mümkün değildir. Bu ancak kamu görevlileri için bir iyileştirme değil, bir harçlık niteliği taşımaktadır” dedi. Bircan Akyıldız açıklamasına şöyle devam etti:
“Konfederasyonumuzun verdiği çetin mücadele maaş artışlarına yüzde 2 refah payı eklenmesi, ek ödemelerde fazladan 10 TL, aile yardımı ödemesinde fazladan 10 TL ve toplugörüşme priminde fazladan 5 TL olarak karşılığını bulmuş, sözleşmeli personelin de sosyal yardımlardan faydalanması ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında baz alınan 30 yıllık üst sınırın kaldırılması için çalışma yapılması mümkün olmuştur.
Ancak, toplugörüşme sürecinin sulandırılarak, dar bir zamana sıkıştırılması; gündem belirlenmesi, toplantı günlerinin tespiti, tekliflerimizin değerlendirilmesi gibi konularda takınılan baskıcı ve tek taraflı tutumu anlamak mümkün olmamıştır.”
Akyıldız, Kamu-Sen’in kamu görevlilerimizin kazanımlarına “ne kadar daha katkıda bulunabiliriz” diye uğraştığını, diğer konfederasyonların ise, Kamu Sen’in ‘mücadelesini’ izlemekle yetindiğini savundu. “Kamu çalışanlarının kendi gayretini görmeyen, samimiyetini görmeyen, kısaca kamu çalışanları kendisini sevmeyen bir görüntüyle karşı karşıya kalmıştır” diyen Akyıldız, kamu çalışanlarının uygun fırsatı bulup ‘hesaplaşma gününü’ iple çektiğini ifade etti.
Akyıldız açıklamasına şunlar ekledi: “Bir daha bu yasayla, bu masaya oturmam diyen malum sendikanın, masaya oturmasını, hükümetle el ele vererek, referandum ve seçim öncesinde hükümeti sıkıntıya sokmayacak şekilde talep belirlemesini, masadaki pasif görüntüsüyle mücadelemizi ve pazarlık gücümüzü baltalamasını ve yine kabul etmedikleri yasayı kullanarak mutabakat imzalamalarını kamu görevlileri ve kamuoyu mutlak surette değerlendirir.” 

Toplu sözleşmeye uyum çalışması başlatılıyor
Kamu görevlileri sendikaları mevzuatının, toplusözleşme sürecine uyumunun sağlanması amacıyla Devlet Personel Başkanlığı (DPB) koordinatörlüğünde çalışma başlatılacak. Hükümet ile Memur-Sen arasında imzalanan toplu görüşme tutanağının eklerinde kamu çalışanlarının mali, sosyal, özlük ve çalışma koşullarına ilişkin kimi sorunların çözümüyle ilgili yapılacak ve gerçekleştirilecek çalışma sonucuna göre değerlendirilecek kimi konulara yer verildi. Buna göre, kamu görevlileri sendikaları mevzuatının, toplu sözleşme sürecine uyumunun sağlanması amacıyla DPB koordinatörlüğünde yapılacak mevzuat tasarısı hazırlık çalışmalarında 4688 sayılı kanunun uygulanmasından ortaya çıkan sorunlar çözülecek. “İlgili kurumların görüşleri alınarak sonucuna göre değerlendirme ve çalışma yapılacak hususlar” başlığı altında yer alan diğer çalışmalar şöyle:
* KİT’lerde personele ödenen ek tazminat oranının yüzde 200’e çıkarılması yapılan ek ödemenin uygulanmasından doğan aksaklıkların giderilmesi.
* Kamu personelini ilgilendiren lojman, kreş gibi sosyal haklara ilişkin olarak yapılan çalışma ve komisyonlarda sendika temsilcilerinin bulunması. 
TBMM ’ye sevk edilen ve 657 sayılı kanunda değişiklik öngören kanun tasarısının, konfederasyonların görüş ve önerilerini almak amacıyla Kamu Personeli Danışma Kurulunda değerlendirilmesi.
* Memur kadrolarında derece sınırlamasının kaldırılarak tüm kamu çalışanlarına eğitim durumlarına uygun olarak yükselebilecekleri derece ve kademelere kadar ilerleme imkanı sağlanması.
* Sözleşmeli personele sürekli görev yolluğu ödenmesi. 
* 4-B statüsünde istihdam edilen sözleşmeli personel ile 5393 sayılı kanun hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personelden emsali devlet memuruyla kıyaslandığında aylık olarak daha düşük ücret alan sözleşmeli personelin ücretlerinin emsali devlet memuru seviyesine çıkarılması.
* Sözleşmeli personelin sözleşmelerinden alınan damga vergisinin kaldırılması.

BASK: Maaş zammı komik ve aldatmacadır
Memurların 2011 mali ve sosyal haklarını belirlemek için yapılan görüşmelerde hükümetin memur maaşlarına gelecek yıl için, ‘yüzde 4 artı 4 zam yapalım’ önerisini, büyük bir hüsran olarak nitelendiren Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul AKAY; “Toplu görüşmelerin halkoylaması ve genel seçim öncesinde yapılması nedeniyle sayıları 4 milyonu aşan ve her geçen gün yoksullaşan memur, emekli, dul ve yetimleri soluklandıracak koşulların oluştuğunu göremeyen konfederasyonlar toplugörüşme masasını hüsranla terk etmişlerdir” dedi. Toplu görüşmelerde, hükümet memur maaşlarına yüzde 4 artı 4 zam yapmayı önererek, ek ödeme kapsamındaki memurlara 80 lira ek ödeme yapılmasına ve aile yardımının gelecek yılın birinci ve ikinci altı aylarında 20’şer lira artırılmasını teklif etti. Bunun yanında toplu görüşme priminin de üç ayda bir 45 lira olarak ödenmesi teklifinde bulunmuştu. Toplugörüşmelerin hükümetle Memur-Sen arasında sürdüğüne işaret eden Resul Akay, “Toplu görüşme masasını terk etme cesaretini gösteremeyen Kamu-Sen’in rolü ve pozisyonu konu mankenliğinden öteye geçememiştir” dedi.

‘Görüşmeler hüsranla bitti’
Temmuz 2010 ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin gıda harcamaları için 821 TL gerektiğini hatırlatan Akay, “Gıda, kira, giyecek, yakacak, eğitim, sağlık, haberleşme, ulaşım, aydınlatma ve temizlik gibi zorunlu giderleri için 2 bin 676 TL’nin gerekli olduğu yapılan araştırmalarda görülmektedir. Buna karşılık en düşük memur maaşı bin 077 TL, en düşük emekli aylığı 866 TL’dir. Dul ve yetimlerin aylığı 450 TL’ye kadar düşmektedir.Memur, emekli, dul ve yetimlerin hazin ve acıklı fotoğrafı orta yerde dururken, 4+4 oranındaki maaş artışı ile delinen cepler nasıl tamir edilecek, yanan mutfak nasıl söndürülecektir” dedi.
80 TL olarak belirlenen ek ödemeden sözleşmeli personel başta olmak üzere 1 milyonu aşkın kamu görevlisi ile emekli, dul ve yetimin mahrum bırakıldığını ifade eden Akay, “Ek ödemeler temel aylığa yansıtılmadığı için memur maaşı ile emekli maaşı arasındaki makas hızla açılacaktır. 20+20 TL tutarındaki aile yardımı ödeneği emekli, dul ve yetimlere verilmemektedir. Aile yardımı ödeneği yalnızca eşi çalışmayan 730 bin civarındaki kamu görevlisini kapsamaktadır. 15 TL’lik toplu görüşme primini, sayıları 1 milyon civarında olan sendika üyesi kamu görevlileri alacaktır.
Görüldüğü gibi memur maaş katsayına yapılan yüzde 4+4 oranındaki artış hariç diğer artışlar tüm memurları, emeklileri, dul ve yetimleri kapsamaktadır” diye konuştu. Akay açıklamasının sonunda memurlara da şöyle seslendi: “Kazanılmış hakları teminat altına aldıramayan, son güne kadar taleplerini ortaklaştıramayan, söylem ve eylem birliği yapamayan, masayı boykot edemeyen, hükümetin asgari düzeyde verdiği zamma,
“Allah bin bereket versin” diyen dilenci gibi rıza gösteren, demokratik platformlarda hükümeti
zora sokacak eylemleri unutan ve unutturan sendikalara verdiğin yetkiyi gözden geçirmenin zamanı artık gelmiştir.” (anka)


    ETİKETLER:

    TBMM

    ,

    Türkiye

    ,

    Ankara