@ismailsaymaz

Kaosun adresi değişiyor

Yüksel Çetin 29 yaşında 'kolon' hastası... Cerrahpaşa Hastanesi'nde 45 gündür yatarak tedavi görüyor. Babası Cemil, bir 'sevk kuyruğunda' kalp krizi geçirdiği için kendi ilaçlarını kendisi alıyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Yüksel Çetin 29 yaşında 'kolon' hastası... Cerrahpaşa Hastanesi'nde 45 gündür yatarak tedavi görüyor. Babası Cemil, bir 'sevk kuyruğunda' kalp krizi geçirdiği için kendi ilaçlarını kendisi alıyor.
Çetin, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devri gerçekleşmeden bir gün önce, ilaç almak üzere SSK İstanbul Eğitim Hastanesi'ne geldi. Poliklinik binasındaki yoğunluğa aldırmadan, başhekimliğe yöneldi, kuyruğa girdi. 15 dakika bekleyecekti. Kendisi 'kolon' teşhisi konulduğu 2001 yılından beri hastanelere ve kuyruklara aşinaydı. Başlarda, kendi deyimiyle, 'doktorların kötü muamelesi' yüzünden bunalıma girmiş, 'asabı bozulmuş' ve muayenelere gelmez olmuştu. Hastalığı ilerleyince İstanbul Eğitim Hastanesi'nden Cerrahpaşa Hastanesi'ne, 'yatılı tedavi' görmek üzere sevk edilmişti. 45 gündür tedavi görüyordu.
Çetin, 15 dakika sonra 'başhekim onaylı' reçetesini aldı. İlaç tasdik işlemleri için elindeki, sevk kâğıdı, nüfus cüzdanı ve reçetesinin fotokopilerini çektirdi. Fotokopi kuyruğundan 15 dakika sonra ayrılarak, ilaç tasdik kuyruğuna girdi. Görevlilerle hasta ve hasta yakınlarının tartışmaları arasında iliştiği kuyrukta 45 dakika bekledi ve işlemlerini bitirdi. Ardından yan binadaki hastane eczanesine gitti, raporlu ve yatılı hastaların bulunduğu kuyruğa girdi.
Kuyruk, dışarıda yağmur yağdığı için içeride büklümlenerek, halka haline gelmişti. 10 dakikada bir kavga çıkıyordu. İki saat sonra vezneye belgelerini teslim edebildi. Yorulmuştu. İki günde bir ya sevk kâğıdı ya ilaç almak için hastaneye geliyor, bir kuyruktan diğerine koşturuyordu.
En son üç gün önce babası Cemil, oğlunun filmi çekileceği için sevk kâğıdı almak üzere geldiği hastanede, 'müstehak kâğıdı' eksik olduğu gerekçesiyle geri çevrilince kalp krizi geçirmişti: "Diyorlar ki, olduğu yere yığılmış. Biri çıkıp da ilaç vermemiş..."
Sevk almak daha zor
'Sevk' işlemi ilaç alımından daha zordu. Bunun için Cerrahpaşa Hastanesi'nin radyoloji servisindeki üç uzmanından imzalı ve başhekim onaylı sevk belgesi alması ve bunu da SSK İstanbul Eğitim Hastanesi'nin üç radyoloji uzmanına ve başhekimine imzalatması gerekiyordu. Ayrıca, sevk tasdiki için de sevk kâğıdının aslı ve fotokopisi, sağlık karnesinin ve nüfus cüzdanının fotokopisi, TC kimlik numarası, vizite kâğıdının aslı bulunmalıydı. 'Tasdik kalemine' bıraktığı belgeleri de bir saat sonra alabiliyordu. Çetin, ilaç veznesine geldiğinde, eczanenin bundan böyle hizmet vermeyeceği duyuruldu. Reçetelere 'ilaçların bulunmadığına' ilişkin kâşe vurulacaktı. Çetin, kâşeli reçetesini aldığında, saat 14.30'du. Hastaneden çıktı, Binbir Eczanesi'nde kuyruk kapıya uzanıyordu. Vazgeçti, Yılmaz Eczanesi'ne girdi. Eczanede sistem bozulmuştu. Bir gün sonra hizmet verilebilecekti. Pazartesi filme gireceği için bir gün önce ilaç alması gerekiyordu. İlaçlar, 70 YTL tutuyordu. Ve bu kadar parası yoktu. Cerrahpaşa Hastanesi'ne doğru yürüdü. Başhekime çıkacak, hastaneden çıkışını isteyecekti...
'Biz de bilmiyoruz'
Çetin, Cerrahpaşa Hastanesi'ne ilerlerken, İstanbul Eğitim Hastanesi'nde, devir şaşkınlığı vardı. Hastane eczanesi kapatılmış, hastalarla görevliler birbirine girmişti. Sevk için saatlerce bekleyen hasta ve hasta yakınlarının soruları yanıtlanmıyor, görevliler, "Biz de bilmiyoruz" diyordu. Hastanelerin evrak, sigorta, muhasebe bölümleri kapatılacak, sevk işlemleri SSK İl Müdürlükleri'nde yapılacaktı. Ve yine bundan böyle, yatılı tüm SSK'lılar, ilaçlarını kendileri temin edecek, masraflarının yüzde 12.5'lik kısmını kendileri ödeyecekti. Memurlara göre, SSK'lıları daha kötü günler bekliyordu. En azından, Çetin, pazartesi hastaneye geldiğinde evrak bölümü olmayacak, bir yanıt alamayacaktı..
SSK İl Sağlık İşleri Müdürü Akif Feyizoğlu, 'yeterli bilginin Ankara'dan verilmesi gerektiğini', yardımcısı Hakan Yılman ise 'Konuya hâkim olmadıklarını' belirtiyordu. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy'a göre ise, prosedür netleştirilmemişti: "İnsanların nasıl ilaç alacakları bile netleşmedi. SSK'lılar eskiden hastane eczanesinde kuyruk olurlardı. Şimdi eczanelerin önünde kuyruk oluyorlar. Personelin ne olacağı belirsiz. Sağlıkta dönüşüm programı kaos yaşıyor."