Karaparada üçüncü sınav

Geçmişte, OECD Mali Eylem Grubu FAFT'ın 'karapara cenneti ülkeler' listesine giren Türkiye, yeni yılda zorlu bir denetime hazırlanıyor.

ANKARA - Geçmişte, OECD Mali Eylem Grubu FAFT'ın 'karapara cenneti ülkeler' listesine giren Türkiye, yeni yılda zorlu bir denetime hazırlanıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanvekili Genç Osman Yaraşlı, "Zor bir denetim olacak" derken, MASAK tarafından hazırlanan karapara dosyalarıyla ilgili çarpıcı açıklamada bulundu. Yaraşlı, suç duyurusu dosyalarını Yargıtay aşamasına kadar takip ettiklerini belirterek, "Yazdığımız raporu takip etmezsek, bazı raporlar bir yerlerde kaybolabiliyor. Bunları birçok defa yaşadık" dedi.
Dosyalar kayboluyor
Kararnamesi Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından onaylanmadığı için görevini vekâletle yürüten MASAK Başkanvekili Yaraşlı, suskunluğunu Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) tarafından çıkarılan Ekonom dergisine yaptığı açıklamalarla sona erdirdi. Genç Osman Yaraşlı, kurum tarafından hazırlanan bazı raporların yargı sürecinde 'kaybolduğunu' belirterek, şunları söyledi:
"Raporu savcıya intikal ettirdikten sonra dosyayı ne yapacağı savcının işi. Ne işlem yaptığının bildirilmesini savcıdan istiyoruz. MASAK bugüne kadar 248 suç duyurusunda bulundu. Bunun 221'i karapara aklama suçundan, 27 tanesi yükümlülük ihlalinden kaynaklanıyor. Yargıtay'a intikal eden 32 dosyamız var. Dosyayı Yargıtay aşamasına kadar takip ediyoruz. Çünkü, yazdığımız raporu takip etmezsek, bazı raporlar bir yerlerde kaybolabiliyor. Bunları birçok defa yaşadık."
OECD'nin karapara ile ilgili ülke uygulamalarını denetleyen Mali Eylem Grubu FAFT'ın, geçmişte 'karapara cenneti ülke' tanımlamasına giren Türkiye, Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanunu çıkararak, 1996 yılında bu listeden çıkarken, FAFT'ın şimdi üçüncü incelemesine hazırlanıyor. MASAK Başkanvekili Genç Osman Yaraşlı, FAFT'ın Türkiye değerlendirmesinin yılbaşında başlayacağını ve 'zor bir denetim' olacağını belirtti ve şöyle devam etti:
"FAFT'ın bugüne kadar iki denetimi oldu. Türkiye bunları geçti. Şimdi üçüncü tur denetim başlıyor, bu biraz zor olacak. 40 artı dokuz tavsiyeye uyumun sağlanıp sağlanmadığını gösterecek olan 257 kriter var. Bunlara ilişkin sorular yanıtlanacak. Türkiye'nin yeri kötü değil. Eğer Meclis'e gönderilen tasarı yasalaşır, yürütmekte olduğumuz Karapara Aklamayla Mücadele Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi tamamlanırsa dünyanın ilk 10 mali suçları araştırma kurulu arasında yer alırız. Bunu başardığımızda Türkiye'de karapara azalacaktır."
Yaraşlı, FAFT'ın sorularının 2004 yılı ortasından beri Adalet Bakanlığı, BDDK, Hazine ve SPK gibi ilgili kurumlarla birlikte yanıtladıklarını, yılbaşında başlayacak değerlendirmenin 27 Mart'ta 'yerinde inceleme' noktasına geleceğini, FAFT genel kurulunun 2006 Ekim'inde Türkiye raporunu görüşeceğini söyledi.
Yaraşlı, FAFT'ın inceleme sonrasında Türkiye'yi 'uyumsuz ülke' ilan etmesini asla düşünmediğini, böyle bir durumun bankaları ulaslararası piyasalarda işlem yapmakta ve muhabirlik ilişkisine girmekte zorlayacağına dikkati çekti. Yaraşlı, "Bu nedenle bankalar bizim kanunun çıkması için en az bizim kadar istekli" dedi.
Uzan'da sona doğru
Karaparayla mücadelede bilginin önemine işaret eden Yaraşlı, "Bilgi var, ama her biri ayrı yerde" dedi. Yaraşlı, bilgiye elektronik ortamda ulaşabilmek ve analiz edebilmek için başlattıkları projenin 2006 Mart'ında tamamlanacağını belirtirken, "Bazı kurumlarla Jandarma, Emniyet gibi ufak tefek sorunlarımız var. Bunu aşmaya çalışıyoruz. Proje bittiğinde kapımızın önünde Formula-1 yarış otomobili çekilecek" diye konuştu. Uzan Grubu incelemeleri için "MASAK tarihinde ilk kez bu ölçekte bir incelemeyi koordine ediyoruz" diyen Yaraşlı, 35 uzmanın çalıştığı incelemeyi 'yap-boz'a benzetti. Yaraşlı, "Zorluklarına rağmen incelemede sona yaklaştık" açıklamasını yaptı.
Yaraşlı, davulun MASAK'ın sırtında, tokmağın başkasının elinde olduğu bir kurum hüviyetinde olduğunu, MASAK'ın inceleme birimi olması önerilerinin de 'siyasilerden değil, bürokrasiden kabul görmediğini' açıkladı.
MASAK Başkanvekili Genç Osman Yaraşlı, ekonomik suçlarda kurbanın toplum olduğuna, finansal piyasalar büyüdükçe daha büyük hacimli suçların işlendiğine dikkat çekerken, "Eğer bir ülkede karapara yaygınsa, siyasetçi, işadamı, bürokrat üçgeni kurulmuş demektir. Türkiye geçmişte bunların benzerlerini yaşadı.
Ama durum bundan 5-6 yıl öncesine göre çok daha iyi bir noktada" diye konuştu.