'Kayıt dışı' bir itiraf!

Son dört yılı anlattı
Dünya Ekonomik Forumu'nda konuşan Devlet Bakanı Ali Babacan, kayıt dışı ekonomi konusundaki acizliği dile getirdi. Babacan, "İtiraf ediyorum. Belki tek ilerleme kaydedemediğimiz alanlardan biri bu" dedi.
Vergi indirimi faydasız
Babacan, kayıt dışı ekonomiyle mücadele için vergi oranlarını düşürdüklerini, ancak konunun hâlâ büyük bir sorun olduğunu söylerken, "Çok talihsiz tabii, ama durum bu" dedi.
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi

İSTANBUL - Devlet Bakanı Ali Babacan, "Geçtiğimiz dört yılda Türkiye'deki kayıt dışılıkla ilgili belki hiçbir ilerleme kaydedemedik. İtiraf ediyorum ve kabul etmek zorundayız. Çok talihsiz tabii, ama durum bu" dedi.
Babacan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi'nde yapılan, 'Türkiye'nin Ekonomik Açıdan Uzun Vadeli Avantajları' konulu oturumda, herhangi bir ülke için yatırım çekebilmek ve avantaj sahibi olmanın önemine dikkati çekerek, önce siyasi sonra da makroekonomik istikrarın sağlanmasının ardından yatırımların gelebileceğini söyledi.
Yoğun nüfus avantaj oldu
AB perspektifinin Türkiye'nin önünü görebilmesini sağladığını dile getiren Babacan, bu perspektifle birlikte özel sektörün ve yatırımcıların dört-beş yıl sonrasını görebilme imkânına sahip olduğunu ifade etti. Son dört yılda ekonomide kaydedilen gelişmeleri aktaran Babacan, kısa süre öncesine kadar ülkenin yoğun nüfusunun sorun olarak görüldüğünü, ancak şimdi bunun önemli varlık olarak algılandığını vurguladı. İstihdam rakamlarına da değinen Babacan, yüzde 10 işsizliğin arkasındaki en önemli nedenlerden birinin beceri eşitsizliği olduğunu belirterek, bu nedenle sanayicinin uygun eleman bulamadığını, bunun giderilmesinde mesleki eğitim becerilerini eşleştirmenin önemli olduğuna dikkati çekti.
Vergi indirimi tutmadı
Kayıt dışı ekonominin hâlâ en önemli sorunlardan olduğunu vurgulayan Babacan, 'Kayıt dışılıkla mücadelede hükümetin planı nedir' sorusu üzerine, şöyle konuştu: "Belki tek ilerleme kaydedemediğimiz alanlardan biri ne yazık ki budur. Geçtiğimiz dört yılda, kayıt dışılıkla ilgili belki hiçbir ilerleme kaydedemedik. Bunu itiraf ediyorum ve kabul etmek zorundayız. Çok talihsiz tabii ama durum bu... Kayıt dışıyla mücadele için ne yaptık? Vergi oranlarını düşürdük. Azalan vergi oranları, insanları kayıt dışılıktan caydıracaktır diye düşündük."
Devlet Bakanı Babacan, reform ve dönüşüm süreci ne kadar engebeli olursa olsun parti olarak bunları gerçekleştirmeye devam edeceklerinin altını çizdi.
Cari açık ve YTL
Cari açıkla ilgili soru üzerine de Babacan, petrol fiyatındaki artışın açığın artışında en önemli nedenlerden olduğunu kaydederek, "Enerji fiyatındaki yükselişle yüzde 3.5 cari açık ortaya çıktı" dedi. Babacan, konuşmacıların, YTL'nin aşırı değerli olduğu yönündeki görüşlerine de, "YTL'nin değer kaybetmesi evet sorun ama değer kazanması cari açık sorununu çözmez. Yapısal çözümler aramalıyız" karşılığını verdi. Babacan, niyet mektubuyla ilgili taslak çalışmaların önceki gece itibarıyla tamamlandığını belirtirken, "Herhalde bu hafta sonu ya da pazartesi imzalanır. Detaylar konusunda IMF heyetiyle mutabakat sağlanmış durumda" dedi.
Mektupta zam yok
Babacan, gözden geçirmenin aralık ayı içinde tamamlanması konusundaki planda herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını belirtirken, "Görüşmelerin uzaması için sebep yok" dedi. Babacan, niyet mektubunda enerji KİT'leriyle ilgili önlem yer alıp almadığına ilişkin olarak, "Niyet mektubunda şuna zam gelecek, bunun fiyatı artacak gibi bir şey yazmıyor" ifadesini kullandı.
Merkez'deki atamalar
Babacan, Merkez Bankası başkan yardımcılıklarına yapılacak atamalar konusunda da normal sürecin devam ettiğini belirterek, "Halen bir başkan yardımcısıyla ilgili kararname var. Herhalde onun Başbakanlık'tan Köşk'e intikal etmiş olması lazım bu tarihe kadar. Atama süreçleri işliyor" dedi. Ali Babacan, atamaların Merkez Bankası Başkanı'nın önerisi olmadan yapılamayacağını da sözlerine ekledi.
Halkbank'ta blok satış
Halkbank'ın özelleştirilmesine ilişkin blok satıştan yana olduğunu ifade eden Babacan, bir kamu bankasının yüzde 10-20'sini halka açıp da özelleştirme yaptık demeyi doğru bulmadıklarını söyledi. Danışman firmayla oturup konuşulacağını, yeniden değerlendirme yapılacağını anlatan Babacan, "Kanaatim şu anda blok satışın oldukça muhtemel göründüğü yönünde" diye konuştu.
KOBİ'lerin durumu
Devlet Bakanı Babacan, KOBİ'lere getirilen Anadolu Yaklaşımı için de, vergi ya da SSK borcunu ödeyemeyenlerin yeniden yapılandırmadan yararlanma hakkı olduğunu belirterek, "Kamu alacakları açısından af ya da yeniden yapılandırma söz konusu değil" ifadesini kullandı.

* * * * * * * * * *
İstihdamın vergi yükü azaltılmalı
Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, kayıt dışı ekonominin azaltılması için vergi indirimi istedi.
FOTOĞRAF: HAMZA ŞAHİN / AA


Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kayıt dışı ekonominin tam ekonomik kalkınmanın önünde engel olduğunu söyledi. Yılmaz, kısa vadede yüksek maliyetler nedeniyle istihdamı desteklese de uzun vadede istihdam ve mali sektör üzerinde olumsuz etkisinin bulunduğunu kaydetti. Türkiye'de işadamlarının neden kayıt dışı istihdama yöneldiklerinin araştırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, temel nedenin, istihdamdaki yüksek maliyetler olduğunu, bu yükün azaltılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'deki kayıt dışı ekonominin boyutunun; bazılarına göre yüzde 30 bazılarına göre ize yüzde 50 oranında bulunduğunu belirten Yılmaz, "Kayıt dışı oranı çok yüksek ve bununla mutlaka mücadele edilmeli. Bu durum ülkenin gerçek potansiyelini kullanmasını önlüyor" dedi. Yılmaz, bankanın temel amacının, 'mali istikrarı sağlamak ve öngörülebilirliği güçlendirmek' olduğunu sözlerine ekledi

* * * * * * * * * *
Cezalar akaryakıt sektörünü düşündürüyor
Petrol Ofisi İcra Kurulu Başkanı Jan Nahum, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) verdiği para cezalarına ilişkin, "Bir sektörden bu boyutta kaynak çekildiği zaman sektörün zedelenmemesi imkânsız" dedi.
Nahum, CNBC-e'ye yaptığı açıklamada, EPDK'nın verdiği cezanın çok ciddi boyutta olduğunu belirterek, "Zayıflık birtakım yatırımları geciktirebilir, birtakım birleşmelere sebebiyet verebilir. Bazı şirketler devam edip etmeme konusunda bir karar noktası oluşturabilir. Bir sektörden bu boyutta kaynak çekildiği zaman sektörün zedelenmemesi imkansız" görüşünü aktardı. Yargı sürecinin devam ettiğini belirten Nahum, cezaların idari belgelenmeyle ilgili olduğunu, kaçakçılıkla bağlantısı bulunmadığını kaydederek, taksitlendirme talebinde bulunduklarını, cezanın programlanmış yatırımlarını etkilemeyeceğini kaydetti.

* * * * * * * * * *
IMF'den 'Kredi genişlemesine karşı alternatif yaratın' uyarısı
IMF Türkiye temsilcisi Hugh Bredenkamp, 'Gelecekte çok hızlı kredi genişlemesi olabilir. Kredilerin hızlı ilerlemesi genelde mali krizlerden önce gelen bir durum' dedi

Hugh Bredenkamp, kıdem tazminatının azaltılmasında ısrarlı.
FOTOĞRAF: ERHAN SEVENLER / AA


Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, kredi piyasalarının fazla gelişmemiş olmasının Türkiye'deki kırılganlıklardan birini oluşturduğunu belirterek, "Gelecek yıllarda hızlı kredi genişlemesi olabilir. Diğer ülkelerde gördüğümüz; kredilerin hızlı ilerlemesi genelde mali krizlerden önce gelen durum oluyor'' dedi. Bredenkamp, Türkiye'de dört kırılgan nokta bulunduğunu belirterek, kırılganlıkları ve yaratacağı olumsuzları aktardı.
Türkiye'nin tehlike noktaları
Bredenkamp, tasarruf oranının düşük olduğu Türkiye'de bunun gayrisafi yurtiçi hasıladan (GSYİH) yüzde 6 daha düşük olduğunu, cari açıkla ilgili tek problemin de bu düşük tasarruflar olduğunu kaydetti. Bunun Türkiye'de kronik problem haline geldiğini anlatan Bredenkamp, tasarruf oranları artırılmazsa, ekonominin daha yavaş büyümesi gerekeceğini ya da yabancı sermayeye bağımlılığın süreceğini söyledi. İkinci kırılganlığının ise kamu borcu olduğunu belirten Bredenkamp, 2001 krizinden sonra borç oranı düşse de önemini koruduğunu vurguladı. Bredenkamp, borcun üçte birinin hâlâ yabancı para birimlerinden oluştuğuna değinerek, şu andaki programın bazı hedeflerinin birkaç yıl uygulamada olması gerektiğinin altını çizdi. Bredenkamp, "Yani, resmi rezerv inşa etmek, mali tedbirler almak. Bunlar yine de birkaç yıl uygulamada olmalı" dedi.
'Alternatifler yaratılmalı'
Bredenkamp, kredi piyasalarının gelişmemiş durumunun Türkiye'de kırılganlıklardan biri olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "Özel sektör kredileri, GSYİH'ye bakacak olursak ortaya çıkan piyasaların yüzde 20 altında. Gelecek yıllarda çok hızlı kredi genişlemesi görebiliriz. Diğer ülkelerde gördüğümüz; kredilerin hızlı ilerlemesi genelde mali krizlerden önce gelen durum oluyor. Çünkü fiyatlar arttıkça ve bankalar risk yönetmekte zorlandıkça etkin genişleme esnasında problem çıkıyor. Şirketler yabancı ülkelerden borçlanmak zorunda kalıyor. Yerel piyasalar uzun vadeli kredi veremiyor. Bankacılık gözetiminin kuvvetlendirilmesi lazım. Kredi reformu başlatılmalı, ipoteğe dayalı konut satışı hayata geçmeli. Yani, kredi piyasasına alternatif olmalı.''
Bredenkamp, Türkiye'nin işgücü piyasasında daha fazla esnekliğe ihtiyaç olduğunu ifade ederek, yüzde 25'lik kadın potansiyeli dikkate alındığında işgücü piyasasına bir şekilde kadınların da dahil edilmesi ve geçici istihdamı uygulamaya koymak gerektiğini söyledi. Türkiye'deki vergi yüküne de dikkat çeken Bredenkamp, mesela mali aracılıkla ilgili bazı vergi oranlarının tamamen kaldırılmasının faydalı olacağını ifade ederek, ''Kıdem tazminatı da azaltılmalı'' dedi.

* * * * * * * * * *
İran: Türkiye isterse gazımızı veririz
İran İslam Cumhuriyeti Dış Ekonomik İşler Bakan Yardımcısı Ali Reza Attar, Türkiye ile geleneksel tarihi ilişkileri bulunduğunu belirterek, "Dolayısıyla Türkiye talep ederse, ki altyapısı mevcuttur, gazımızı veririz" dedi.
İran'ın hem Avrupa'ya hem de önümüzdeki dönemde en büyük enerji tüketecek ülkeler olacak Çin ve Hindistan'a gaz verebileceğini anlatan Attar, İran'ın bu durumu nasıl yöneteceğine karar vermesi gerektiğini dile getirdi. Hem doğudan hem de batıdan talep olduğunu, bu noktada kime öncelik vereceklerinin önemli olduğunu vurgulayan Attar, "Türkiye ile geleneksel tarihi ilişkilerimiz var. Dolayısıyla talep ederse, ki altyapısı mevcuttur, gazımızı veririz" dedi.
Attar, İran'ın büyüyen ve enerji tüketimi artan bir ülke olduğunu kaydederek, "Fosil enerji kaynaklarını ihraç edeceğiz. Nükleer enerji ihraç edilemediği için İran içinde nükleer enerji kullanacağız. 20 bin megavat'lık nükleer santral kurma planı yaptık, bu 20 santral anlamına geliyor" diye konuştu.
Çevre ülkelerin ekonomik gerçekler ve politik baskılar arasında karar aşamasında bulunduğunu ifade eden Attar, şöyle konuştu: "ABD diğer ülkelere politik baskı yapıyor; Rusya gibi başka kanalları kullanmak gibi... Ama ülkeler bu politik baskılar yerine ekonomik durumlarını düşünecekler. İran bir üretici, enerjiyi piyasaya vermeye hazır."
İran'ın 9-10 yılda enerji kaynaklarının tükeneceği yönünde yorumlar yapıldığının hatırlatılması üzerine Attar, 9-10 yılın abartılı olduğunu, 15-50 yıl olması gerektiğini, ancak ülkesinin enerji ihtiyacının her geçen gün arttığını, hükümetin buna çare bulmak için çalıştığını kaydetti.
Attar, ayrıca alternatif enerji arayışlarını da sürdürdüklerini belirterek, "Bu yüzden İran'da araçlar yoğun şekilde, CNG'ye (sıkıştırılmış doğalgaz) geçiyor. Bu, dünyada bu çapta en büyük proje..." dedi.

* * * * * * * * * *
Telekom'un yüzde 45'i halka açılıyor
Unakıtan: Elektrik zammını sormayın.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yüzde 55'i 6.55 milyar dolara satılan Türk Telekom'un (TT) Hazine'ye ait yüzde 45 hissesini halka arz edeceklerini ve bu yönde çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Unakıtan, Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Hesaplarımıza göre Türk Telekom'u halka arz etsek elde edeceğimiz gelir, özelleştirme gelirinden daha yüksek oluyor" dedi. "Özelleştirmenin Geleceği" konulu oturumda konuşan Unakıtan, geçmişte Türkiye'de bir avuç insanın özelleştirmelerden yana olduğunu, bugün ise bu sayının arttığını ifade ederek, "Özelleştirmeyi, 'haldır haldır satalım' mantığıyla yapmadık" diye konuştu.
Bakan Kemal Unakıtan oturum sonrası gazetecilerin elektrik zammına ilişkin sorusuna ise "Bunu sormaktan bıkmadınız. Bununla ilgili Başbakan konuştu. Ne dediyse doğru, 'Şu anda öyle zam yok' dedi. Onun dışında artık herhangi bir bakana bununla ilgili sormayınız" cevabını verdi. Unakıtan bir gayrimenkul satışında vergi kaçırdığını öne süren iki CHP milletvekili hakkında da "Böyle bir şey yok. İleri sürülenler üzülerek söylüyorum yalan. Yalanla dolanla 'çamur at izi kalsın' hesabı birtakım iftiralarla hiçbir yere varamaz. Bunlardan vazgeçmeleri çağrısı yapıyorum" dedi.