'Kaynak aktarımı kesin'

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, Şevket Demirel'in şirketlerine el konulmasının ardından alınan bir mahkeme kararı olmadığını, ortada bir bilirkişi raporu olduğunu söyledi.

ANKARA - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, Şevket Demirel'in şirketlerine el konulmasının ardından alınan bir mahkeme kararı olmadığını, ortada bir bilirkişi raporu olduğunu söyledi. Ertürk, Göltaş'a kaynak aktarımının tespit edilebilecek bir şey olmadığını, ancak kendilerinin bu tespiti yaptıklarını söyledi.
Ertürk, CNN Türk'te katıldığı programda, Şevket Demirel'in şirketlerine el konulmasıyla ilgili olarak mahkeme kararı alması konusunda açıklamalarda bulundu. Ertürk, sözü edilen mahkeme kararının açılan tespit davasının sonucu ve bir bilirkişi raporu olduğunu, mahkemenin bir sonuca vardığı konusunda da kendilerine henüz bilgi gelmediğini kaydetti. Ertürk, "Tespit davasının amacı kaynak aktarımı olup olmadığını tespit etmek. Daha sonra yargı süreci devam edecek" dedi.
'Kararı mahkeme verir'
Göltaş'a kaynak aktarımının tespit edilebilecek birşey olmadığını söyleyen Ertürk, "Bizim bulgularımıza göre, Göltaş'a uğramadan yapılan kaynak aktarımı söz konusu. Dolayısıyla Göltaş kayıtları zaten bunu büyük ihtimalle göstermeyecektir. Ama bu kaynak aktarımının olmadığı anlamına gelmez. Süreç devam edeceği için buna idare mahkemesi karar verecek" diye konuştu.
Ertürk, şunları kaydetti:
"Bu tespittir. İcrai anlamı yoktur. İcrai bir değer kazanması için idare mahkemesine gidilmesi gerekiyor ve idare mahkemesinin bizim işlemimize karşı alacağı bir karar bizim için bağlayıcı olur. Aslında fonun bu işlemleri için bir kaynak aktarımına bile gerek yok. Ama biz ayrıca böyle bir bulguya da sahip olduk ve bunu tespit ettik. Kamuoyuna da bunu söyledik. Kaynak aktarımı olmasa bile bu bizim işlemimizin hukuka, kanuna aykırı olduğu anlama gelmez. Çünkü bizim dayandığımız yasa maddesi çok açık, orda herhangi bir kaynak aktarımı olmaksızın, hatta şirketlerin fona borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, şirketlerle banka arasında bir organik ilişki varsa bu bizim için hukuki bir temel, dayanak sağlıyor. Biz bu bulgulara, bu hukuki temele sahibiz."
Bankalarla bankaların ait olduğu şirketler grubu arasındaki organik ilişkinin, banka kayıtlarına yansıyabileceği gibi yansımayacağını belirten Ertürk, "Bu kaynak hareketini ispat edemezsek bile sonuçta bankayla şirketler grubu arasında ilişki varlığı kesinse ilişki varlığı bize bu şirketler grubundan bu banka alacağını tahsil etmek için hukuki imkân veriyor. Yasa maddesi çok açık" dedi.
'Adresi açık veriyorum'
Ahmet Ertürk, Bankalar Yasası'nın 15'inci maddesinin 7'nci fıkrasının a bendinde bu uygulamanın düzenlendiğini belirterek, ilgilenenlerin okuması için adresi tam verdiğini ve dayanaklarının bu olduğunu sözlerine ekledi.
İhlas Finans'ın tasfiyesinin fona devredilmesi konusundaki tartışmaların anımsatılması üzerine Ertürk şunları söyledi:
"Orda yasal bir düzenleme söz konusuydu, yapılmadı kaldı. Yapılmak istenen tasfiyeyi fon yönetimine almaktı. Sanayi Bakanlığı gözetiminde yapılan bir iradi tasfiye var. Bu tasfiyelerin hızlanması gerekiyor. Tasfiye yapanların süreci hızlandırması şart."
Ertürk, bu tartışmaların İhlas Finans'ın borsadaki değerini düşürdüğünün anımsatılması üzerine de konunun Meclis'te milletvekillerinin sorularıyla gündeme geldiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sorulara yanıt vermek zorundasınız. Ama bunun küçük yatırımcıya etki etmemesi için mekanizmalar var. Bunlar iyi çalışırsa bir şey olmaz. Kimse konuşmasın demek, okulu kapatıp eğitim problemini çözmeye benzer. Diğer kurumlar da küçük yatırımcı için duyarlı olmalı."
Küçüklere koruma
TMSF Başkanı Ertürk, küçük yatırımcıların haklarının korunması için SPK'yla bir çalışma başlattıklarını ve yasal boşluğu gidermeye çalıştıklarını dile getirdi. Ertürk, "Biz bu konuda SPK'yla çalışmayı sürdüreceğiz. Mağduriyet olmaması için biz de elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Bankacılıkta olağanüstü bir süreçten geçildiğini ve buna bağlı olarak olağanüstü uygulamalar yapıldığını söyleyen Ertürk, "Hırsızlık, yolsuzluk anlamında bankaların kaynaklarının kişilere aktarılması anlamında. Düşünülmeyecek şeyler yapıldı. Bütün bunlara hukuk sistemi göz yumdu, politik sistem göz yumdu. Toplumsal sistem hoşgörüyle seyretti" dedi.
Kayıp büyük
Etik olarak kaybedilenin yanı sıra 50 milyar dolar, kamu bankalarının da buna eklenmesiyle 70 milyar dolar kaybedildiğini kaydeden TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Bank Kapital'in anlaşma yapılan bankalar arasında kaybedilenden fazlasının tahsil edildiği tek banka olduğunu sözlerine ekledi.