Kemal abi ile Johnnie Walker'ın bilek güreşi

Şubat 2004 sonrası
Tekel, Şubat 2004'te özelleştirilip, ithalat serbest kalınca içki fiyatları düştü. Gümrük Müsteşarlığı, vergi incelemesi yaptırdı. Jack Daniel's, JB ve Absolut gibi içkilerin Duty Free fiyatlarıyla, ülkeye giriş fiyatları çok farklıydı.
Mesele yöntemde
İthalatçı, örneğin, 10 YTL maliyetli ürüne masraf (5 YTL) ve kâr koyup 50 YTL'den Duty Free Shop'a satıyor ve 35 YTL kâr ediyordu. İthalattaysa maliyet+masraf 15 YTL diyor; ve satıcı da vergiyi 15 YTL'den hesaplıyordu.
Marttan beri kıtlık
Maliye'ye göre şirketler vergiyi, Duty Free'deki vergisiz fiyata eklemeliydi. İthalatçı direnince, martta kızışan kavga yargıya gitti. İhracat durdu. Turizm sezonunda, en çok aranan içkiler, lüks otellerde bile yok. Kaçakçı mutlu.

İSTANBUL - Johnnie Walker, JB, Jack Daniel's, Chivas Regal ve Absolut'un da aralarında bulunduğu çok sayıda ithal içki ortadan kayboldu. Bunun nedeni ise 2005 yılının mart başından bu yana ithalatçı firmalarla Gümrük Müsteşarlığı arasında tırmanan vergi kavgası. İthalatçı firmaların ve son satıcıların stokları da tükendiği için artık Türkiye'de bu içkilerin yasal yollarla girmiş olanlarını bulmak mümkün değil.
İthal içkideki kavganın geçmişi 15 ay öncesine dayanıyor. 2004 yılı şubat ayında Tekel'in içki bölümünün özelleştirilmesi ve içki ithalatına serbestlik getirilmesinin ardından yurtiçinde içki fiyatı geriledi. Bunun önemli gümrük vergisi kaybına neden olduğunu düşünen Gümrük Müsteşarlığı müfettişleri bir soruşturma başlattı.
Sistem nasıl işliyor?
Soruşturma sonucunda yurtdışından içki ithal eden şirketlerin uyguladığı fiyat politikasıyla vergi kaybına neden olduğuna karar verildi. Çünkü bu şirketlerin Duty Free müşterilerine mal sattıkları fiyatlar, aynı malı yurtiçine ithal ederken beyan ettikleri fiyatlardan yüksekti. Soruşturma raporlarına göre sistem şu şekilde işliyordu:

  • İthalatçı şirketler maliyeti 10 YTL. olan ürünün üzerine lojistik masraflarını (artı 5 YTL.) ve kârını koyup 50 YTL'den Duty Free Shop'a satıyordu. Bu satıştan da 35 YTL kâr ediyordu.
  • İç pazarda satılmak için ithal edilen aynı ürün 10 YTL. maliyet ve 5 YTL.'si lojistik masrafı olmak üzere 15 YTL'den beyan ediliyordu. Şirket de bunun üzerine vergi yükünü, yatırımını ve kârını ekleyerek satış fiyatını buluyordu.
  • Gümrük müfettişleri ise şirketlerin vergiyi ürünün Duty Free Shop'lardaki vergisiz satış fiyatı olan 50 YTL'nin üzerine eklemesini istiyorlardı. Müsteşarlığa göre ithalatçı firmalar iç piyasada satılacak viski için az vergi ödeyebilmek amacıyla ithal fiyatını düşük tutuyordu. Bu durumda vergi kaybını önlemek için iç piyasada satılacak içkinin mal oluş fiyatı Duty Free Shop'lar düzeyine çıkarılmalı ve vergi o rakamın üzerinden ödenmeliydi. İthalatçılara göre uygulama içki fiyatlarını yüzde 20 ile yüzde 100 arasında artıracaktı.
    İki soruşturma var
    Haklarında soruşturma açılan içki ithalatçıları Diageo, Maxxium ve Allied Domecq bu isteği kabul etmeyince Gümrük Müsteşarlığı'nın hışmına uğradılar. Geçmişe yönelik kabarık bir vergi cezasına da çarptırılıp ithalat yapmaları da engellenince de soluğu mahkemede aldılar. İthalatçı firmalara göre yaptıkları iş hem Türkiye'de geçerli olan yasalara, hem de GATT, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Gümrük Birliği'nin koyduğu tüm kurallara uygundu. Yasak haziran ayına kadar sürdü. Sonra Gümrük Müsteşarlığı ikinci bir soruşturma yapmaya ve bu soruşturma tamamlanıncaya kadar da ithalatın sürdürülmesine izin verdi.
    İkinci soruşturmadan da birincisine benzer sonuç çıkınca 2005 yılının mart başında yine sıkıntı başladı. Müsteşarlığa göre ithalatçı firmalar uygulamadan vazgeçmek ve ödedikleri vergi miktarını artırmak zorundaydılar. Ancak konuyla ilgili davalar devam ettiği için ithalatçılara bir kolaylık yapılabilirdi. O da ithal ettikleri içkide neden oldukları vergi kaybı miktarı kadar bir teminat mektubunu Gümrük Müsteşarlığı'na vermeleriydi. Davaları yitirirlerse teminat mektubu paraya çevrilecek, kazanırlarsa kendilerine iade edilecekti. İthalatçı firmalar kendilerine 80-100 milyon dolarlık teminat mektubunun masraflarını yükleyecek bu teklifi de kabul etmeyip ithalatı tümüyle durdurdular.
    İthal içki faturası azaldı
    2005 Mart başından beri Türkiye'ye ünlü içki markaları 'yasal' olarak giremiyor. Turistik otelde, lokanta ve barda alıştığı içkiyi isteyen müşteriye "kusura bakmayın" deniliyor. Böylelikle her yıl 500 bin kasa içki ithal eden Türkiye'nin ithal içki faturası da küçültülüyor. Bir yandan da davalar devam ediyor. Piyasa kaçak ithal içkinin eline geçmiş durumda. Bir de Türkiye'ye 'yasal' olarak giren adı sanı duyulmamış markalar var. Gümrük Müsteşarlığı'nın bu markaları ithal eden şirketlerle kavgası yok. Çünkü Gümrük Müsteşarlığı müfettişleri bu markalar Free Shop'larda satılmadığı için ortada karşılaştıracak ve kaybı olduğunu belirleyecek kriter bulamamışlar. Bu nedenle Duty Free Shop'larda satılmayan markalar istedikleri fiyatla Türkiye'ye giriyor.