'Kendi işi'nin patronu oldu

Diş hekimi olarak çalıştığı Beşyüzevler'deki 30 yataklı hastanenin yönetim anlayışından memnun kalmayıp 27 yaşındayken satın alan Hüseyin Bozkurt, şimdilerde Medicana adını alan Hayat Hastaneler Grubu'nun patronu.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Diş hekimi olarak çalıştığı Beşyüzevler'deki 30 yataklı hastanenin yönetim anlayışından memnun kalmayıp 27 yaşındayken satın alan Hüseyin Bozkurt, şimdilerde Medicana adını alan Hayat Hastaneler Grubu'nun patronu. Mimaroba, Çamlıca, Bahçelievler, Avcılar'da olmak üzere dört hastanenin sahibi olan Hüseyin Bozkurt, 2007 yılında Beylikdüzü'nde 50 milyon dolarlık yatırımla, onkoloji konusunda uzmanlaşacak bir hastane açacak. Bozkurt'un en büyük hayali ise iki yıl içinde uzmanlık alanındaki bir hastaneyi faaliyete geçirmek.
Medicana Sağlık Grubu'nun 500 yatak kapasitesi bulunduğunu, Beylikdüzü'nde açılacak hastaneyle bu sayının 700'e yükseleceğini söyleyen Medicana Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozkurt, "Özel sektörde en çok yatağa ve tedavi dalına sahip 3-5 hastane grubu arasındayız. Önümüzdeki 1-2 yıl içinde de alanımızda lider gruplardan biri olacağız. Şu ana kadar sektöre yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yaptık" dedi.
Tüp bebekten açık kalp cerrahisine kadar tıbbın neredeyse tüm dallarında hizmet verdiklerini aktaran Bozkurt, "Özellikle açık kalp cerrahisi ve diyaliz konusunda önemli bir yerimiz var. Böbrek Vakfı'ndan sonra en çok diyaliz hastasına bakan ve makine parkına sahip kuruluşuz. Hastanelerimizde yılda 50 bin diyaliz seansı gerçekleştiriliyor. Birkaç ay içinde de transplantasyon merkezi olmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
200 doktoru ve 1000 çalışanıyla hizmet veren, 2004 yılında 200 bin hasta muayenesinin yapıldığı, bin tanesi baypas olmak üzere 10 bin ameliyatın, 3 bin doğum ve 5 bin 500 anjiyo işleminin gerçekleştirildiği Medicana Sağlık Grubu, uluslararası arenada da ağırlığını artırmak için harekete geçti. Yurtdışındaki kuruluşlarla entegre olmak ve oradan hasta akışını sağlamak için 1.5 yıl sürecek bir akreditasyon sürecine girdiklerini vurgulayan Bozkurt, "Bu süreç tamamlandığında yurtdışındaki en büyük sağlık merkezlerinin kriterlerine ulaşacağız. Bu sayede tüm dünyadan hasta kabul edebileceğiz" açıklamasını yaptı.
'Avrupa sağlıkta krizde'
Türkiye'ye gelen turistin kişi başına harcama miktarı 700-750 dolar iken sağlık turizmine yönelik gelenlerin 3-4 bin dolar harcama yaptığına dikkat çeken Bozkurt, şunları söyledi:
"Almanya, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerde sağlık sektörü krize girdi. Sağlık giderlerini azaltmak için çare arıyorlar. Bu yüzden de daha çok Avrupa Birliği'ne üye diğer ülkelere hasta gönderiyorlar. Türkiye de AB'yle girdiği süreçte avantajlı durumda. Biz bundan sonraki yatırımlarımızı bu gelişmelere bağlı olarak artırıyoruz. Şu anda yurtdışından gelen hastaların büyük çoğunluğu göz ameliyatı için geliyor ama diş, ortopedi ve kalp cerrahisi de gelişime açık.
'Sektör ikiye katlanır'
KDV indirimi, SSK ve Emekli Sandığı çalışanlarının da özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilmesi gibi faktörlerin özel sektörün önünü açtığını söyleyen Hüseyin Bozkurt, "Özel sağlık sektöründe yıllık 1 milyar dolarlık ciro elde ediliyor. Eğer devlet özel sektöre bakış açısını değiştirmezse yıllık yüzde 25 büyüme iki hatta üçe katlanabilir. Bu da yeni yatırımları gerektirecektir" dedi. İstanbul'da 140-150, Türkiye genelinde ise 200 özel hastane bulunduğunu hatırlatan Bozkurt, "Özel hastaneler geliştikçe bilim yuvaları haline gelebilir. Türkiye'de doktor var ama alt kadrolar yetişmiyor. Bu kadroların eğitilmesinde özel sektör öncü rol oynayabilir" açıklamasını yaptı.