Kılıçdaroğlu: AKP ekonomiyi sıcak paraya teslim etti. Biz sanayiciye teslim edeceğiz

Kılıçdaroğlu: AKP ekonomiyi sıcak paraya teslim etti. Biz sanayiciye teslim edeceğiz
Kılıçdaroğlu: AKP ekonomiyi sıcak paraya teslim etti. Biz sanayiciye teslim edeceğiz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "AKP hükümeti ekonomiyi sıcak paraya teslim etti. Biz CHP olarak sanayiciye teslim edeceğiz" dedi.


İZMİR - Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen “İzmir ve Bölge Sanayinin Paylaşım Toplantısı”na katılan Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmanın ardından sanayicilerin sorularını yanıtladı.

Bir sanayicinin Kürt sorununa dair sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, sorunun adına ne denirse densin, bu konuda en hazırlıklı partinin CHP olduğunu, bu konuda ilk raporu CHP'nin hazırladığını, geçen sürenin de kendilerinin haklı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, yeni bir rapor daha hazırlamakta olduklarını, ancak 30-40 yıllık soruna ilişkin raporun çala kalem yazılamayacağını belirterek, “Biz ciddi bir partiyiz. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin çalışmalarını alıp hepsini masaya yatırıp, raporumuzu hazırlayacağız. Çünkü sorun tek boyutlu bir sorun değil” dedi.

Bu konudaki temel sorumluluğun ülkeyi yöneten siyasilere ait olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, sorunun sosyal, ekonomik, politik, kültürel, uluslararası, askeri, güvenlik yönlerinin bulunduğunu, bu yüzden de bütüncül politikalarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, 1960'larda ABD'de siyahlarla beyazların aynı mahallede yaşayamadıklarını, ama şimdi ABD'nin siyah bir başkanının olduğunu hatırlatarak, “O yıllarda bizde böyle bir sorun yoktu. Aradan geçen sürede onlar birleşti, biz ayrıştık. Biz bu sorunu samimi şekilde çözmek istiyoruz. Sorunun çözümünün nirengi noktası toplumsal desteği sağlamak” diye konuştu.

Türban sorunu konusundaki soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Düşüncelerimizi söyledik. Üniversitelerde herhangi bir sorun olmaması lazım. Ama ilköğretim, lise, kamu, burada olmaz. Çünkü devletin kuralları vardır. Biz bunları söylediğimizde sayın Başbakan cevap verebildi mi? Hayır” dedi.

Kılıçdaroğlu, türban sorunun sürekli erkeklerin gündeme getirdiğini, çünkü olayın siyasallaştırıldığını savunarak, şöyle devam etti:

Sayın Başbakan bu olayı siyasallaştırıyor. Bizim düşüncelerimiz çok net çok açık ama sayın Başbakan bizim gibi açıklıkla, açık yüreklilikle sorunun çözümüne yanıt vermiyor. Bu sorun bize sorulur, ama sayın Başbakan'a sorulmaz. Niye sorulmaz? Ülkenin Başbakanı ben olsam, her türlü soru sorulsun, her türlü soruya açık yüreklilikle cevap veririm. Başbakan gibi kaçak güreşmem. Bizim düşüncemiz neyse düşüncemizi söyleriz.

Genç iş adamlarını gündemlerine alıp almayacakları yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, ülke nüfusunun yarısının genç olduğunu, ama siyasette en çok ihmal edilen kesimin de gençler ve kadınlar olduğunu, bu kuralı değiştireceklerini, gençlere ve kadınlara siyasette daha fazla yer vereceklerini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, milletvekili adaylarının belirlenme şekline ilişkin soruya, mümkün olan her yerde önseçim yapılmasını sağlayacakları yanıtını verdi.

İzmir'in kendileri için taşıdığı anlama dair soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Biz bütün Türkiye'nin İzmir gibi olmasını isteriz, İzmir gibi aydın ve bilinçli” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye'nin ithal malların lojistik merkezi olduğu” yönündeki soru üzerine, yürürlükteki kur politikasının sanayicinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu, Merkez Bankasının fiyat istikrarı adına üretim ve istihdamı göz ardı ettiğini, halbuki asıl işlevinin üretim ve istikrarı gözeterek fiyat istikrarını sağlamak olduğunu vurguladı.

Kurun olması gereken noktaya çekilmesi halinde, sanayicinin önündeki engelin kaldırılmış olacağını, Brezilya'nın bu konuda iyi bir örnek olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “ AKP hükümeti ekonomiyi sıcak paraya teslim etti. Biz CHP olarak sanayiciye teslim edeceğiz” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, yabancıların kar transferine ilişkin soruya, yabancı sermayenin ülkeye gelip, borsada oynayıp, “dünyanın parasını” kazanıp, hiç vergi vermeden de gittiğini, bunun yanlış olduğunu, yabancı sermayenin Türkiye'de vergi vermesinin ve daha uzun süreli burada kalmasının yollarının bulunması gerektiğini söyledi.

Hazırladıkları ekonomik raporu yakında açıklayacaklarını aktaran Kılıçdaroğlu, “Zenginliğin halka yayılmasını sağlayacağız, ama yoksulluk edebiyatı yapmayacağız. Sanayici gelişecek, büyüyecek” dedi.

Kılıçdaroğlu, hipermarket kanununa dair soruya, geçen yasama döneminden bu yana parlamentodan geçmesini istediklerini, ancak iktidarın bu konuda gerekli adımları atmadığını belirterek, “Sayın Başbakan esnafa 'Siz de birleşin' diyor. Esnafın ne olduğunu bilmiyor. Her iş adamına 'bir kişiyi daha istihdam et' diyor, peki yine de çözüldü mü işsizlik sorunu? Hayır. Bu söylemler ekonomiyi bilmeme söylemidir” şeklinde konuştu.

“TARIMI İYİ BİLİYORUZ” Bir sanayicinin tarım ve hayvancılık konusundaki sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, hazırladıkları tarım raporunu Bursa'da 53 kuruluşa sunduklarını, orada kendilerine “Biz de hazırlasaydık, sizinkinden eksik olurdu, fazlası olmazdı” dendiğini, çünkü tarım konusunu iyi bildiklerini, istenmesi halinde raporu İzmir'e de sunabileceklerini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Ortadoğu'yu besleyen Türkiye'den, ithal eden bir Türkiye haline geldik. Ama bunu değiştirmek mümkün, hem de var olan yasalarla bile mümkün. Türkiye'yi hem sanayi, hem tarım ve turizm ülkesi haline getirmek istiyoruz ve çok iyi yapacağımızdan eminiz” dedi.

Sosyal devlet olmanın gereği olarak halkın eğitim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması gerektiği yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Planlamayı siyasi partiler yapmaz. Bunu teknokratlar yapar.

Hedef verirsiniz, hazırlarlar. DPT bu tür planlamaları iyi yapmıyor. Yap-bozla ekonomi yönetilmez. Eğitim konusunda da planlama eksiğimiz var” karşılığını verdi.

Vergi affına dair soruya Kılıçdaroğlu, CHP olarak daha geniş kapsamlı, ama vergisini düzenli ödeyenleri de ödüllendirilmesini öngören bir tasarı hazırladıklarını, af yasası meclise geldiğinde de bunu gündeme getireceklerini, sık sık af yasasının çıkmasının ise ekonominin iyi yönetilmemesinden kaynaklandığını gösterdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, işverenlerin SGK primini geciktirmesi halinde, üzerine Hazine bonolarına uygulanan en yüksek faizin uygulandığını, birkaç ay sonra ise bu borcun artık ödenemez rakamlarına ulaştığını dile getirdi.

Bir sanayicinin denizcilik konusundaki politikalarını sorması üzerine Kılıçdaroğlu, denizciliğin payının en azından dünya ortalaması olan yüzde 4'lere çıkarılması gerektiğini, Türkiye'de bu oranın yüzde 1'ler seviyesine bile gelemediğini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, “İstanbul'a üçüncü köprüyü düşünüyoruz. Ama şunu niye düşünmüyoruz? Trakya'dan aşağıya Ro-Ro ile çok daha ucuz ve ekonomik taşıma mümkün. Niye? Çünkü üçüncü köprü birilerine rant dağıtmak için mi? Bunu sadece biz söylemiyoruz. Bunu İstanbul Büyükşehir'in kendi uzmanları söylüyor” şeklinde konuştu.

İzmir'in teşvik sisteminde 1. Bölge olmasından dolayı büyük dezavantajlar yaşadığının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Bizim teşvik politikamız çok farklı. Sektörel bazda teşvik getireceğiz” karşılığını verdi.

“ÜNİVERSİTE HOCALARINA, REKTÖRE, 'İSTİFA EDİN' DEMEK DOĞRU DEĞİL”
Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın İstanbul'daki yumurtalı protesto konusundaki değerlendirmelerini sorması üzerine şunları söyledi:

“Sayın Başbakan bildiğim kadarıyla üniversiteye fazla devam eden biri değildi. Üniversitenin havasını fazla teneffüs etmiş değil. Hele hele üniversite yönetimiyle protesto eden öğrencileri aynı kefeye koymak da doğru değil. Üniversiteler her türlü düşüncenin özgürce dile getirildiği kurumlardır. Üniversitelerde her türlü düşünceye olanak sağlanmalıdır. Ama şu söylenmeli, öğrenciler şiddete başvurmadan protesto edebilmeliler, düşüncelerini dile getirebilmeliler. Eğer siz üniversite rektörüne, üniversite hocalarına 'Öğrenciler böyle yaptı, siz de istifa edin' derseniz, o zaman orayı üniversite olarak değil, ilkokul olarak düşünmek lazım. O da doğru değil.”

“Rahibe krizi”yle ilgili CHP Disiplin Kurulu'ndan bir sonucun çıkmadığını hatırlatan gazeteciye Kılıçdaroğlu, konuyu Disiplin Kurulu'na gönderdiklerini, ancak kurula müdahale eden biri olmak istemediğini, ama gecikmeyi de doğru bulmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, kararın bir an önce kamuoyuna açıklanması gerektiğini bildirdi.

Öte yandan Buca Belediyesi'nde taşeron olarak çalışırken işten çıkarılan Cihan Çimenli adlı işçinin Kılıçdaroğlu'na “Süreç size yanlış aktarıldı, bizim sizinle görüşmemiz engelleniyor” demesi üzerine Kılıçdaroğlu, daha önce kendileriyle üç kez görüşüklerini hatırlatarak, kimsenin işinden olmasını istemediklerini, ama bunun yasalara uygun yapılması gerektiğini, eğer var olan koşullarda denmek istemeleri halinde sorunun bulunmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, sorunun yasal düzenlemelerle çözüleceğini, iktidar olmaları halinde taşeron işçiliğe son vereceklerini söylediklerini ifade etti. (aa)

bigPara.com