Kırmızı ojeden, 'kırmızı taban' fetişini yarattı

Kırmızı ojeden, 'kırmızı taban' fetişini yarattı
Kırmızı ojeden, 'kırmızı taban' fetişini yarattı

Louboutin?in ayakkabıları bir sergide de kullanıldı.

Moda Konferansı'nın konuğu olarak Türkiye'ye gelen 'kırmızı tabanlı' ayakkabıların yaratıcısı Christian Louboutin, 'Bir gün asistanım karşımda kırmızı oje sürüyordu, etkilendim, çıkış noktam da bu oldu' diyor
Haber: NURİYE DOĞU / Arşivi

İSTANBUL - Bu yıl 10’uncu yaşını kutlayan ve iki gün sürecek olan ‘Marka Konferansı’ başladı. Konferansın moderatörlüğünü bu yıl da Enlightened Tobacco, Death Cigarettes, Georgina Goodman gibi markaların yaratıcısı ve sahibi BJ Cunningham üstlendi. İş ve moda dünyasından yüzlerle kişiyi ağırlayan konferansın ilk gününe ‘kırmızı taban’lı ayakkabıların yaratıcısı Christian Louboutin damgasını vurdu. Tüm dünyada bir fenomen haline gelen ve kadınların yoğun ilgisini çeken ‘kırmızı tabanların’ hikâyesini paylaşmak için Türkiye’ye gelen Louboutin, konuklara 17 yıllık marka yolculuğunu da anlattı.
Paris’te yanında çalışması ve tasarladığı her yeni ayakkabıyı denemesi için genç bir kızı işe alan Louboutin, ayakkabılarının istediği gibi olup olmadığını, bu kızın ayakları üzerinde dener ve karar verir. Beyaz kâğıt üzerinde siyah kalemle çizdiği ayakkabı tasarımlarında bir gün ‘renksizlik’ hisseden Louboutin, karşısında oturup tırnaklarına kırmızı oje süren genç kızın ‘parlak kırmızı’sından etkilenir ve ojeyi alarak ayakkabıların tabanını kırmızıya boyar. İşte ‘kırmızı taban’ hikâyesinin böyle başladığını anlatan Louboutin böylece üretime başladığını ve hemen yeni ayakkabıların patentini aldığını söyledi.    

İki fabrika, 19 mağaza
Kadınların bu trendi çok sevdiğini ifade eden Louboutin, “Ancak, şirketim biranda kırmızı tabanla değişmedi, 17 yıldır bu işi yapıyorum” diyor. İlk günden beri amacının sadece kadınlar için güzel ayakkabılar tasarlamak olduğunu kaydeden Louboutin, çok büyük paralar kazanmak hedefiyle bu işe girmediğini ancak bugün büyük bir şirketin sahibi olduğunu ifade etti.
1992 yılında iki arkadaşıyla birlikte şirketi kurduğunu anlatan Louboutin, bugün toplam 400 kişilik bir ekip haline geldiklerini vurguladı. Ayakkabılarının 19 mağaza ve 360 satış noktasında satıldığının altını çizen Louboutin, geçen süre içinde iki tane de fabrika açtıklarını belirtti.

ABD’de iyiyiz, hedef diğer pazarlar
“Kötü yapılmış bir ayakkabıya bakmak bile canımı acıtıyor” diyen Louboutin, ekonomik krizde de kaliteye odaklanmış şirketlerin ayakta kaldığını belirtiyor. İnsanlar her durumda kalite ve yaratıcılığa para harcamaktan kaçınmadığını dile getiren Christian Louboutin, şunları söylüyor: “ABD pazarında oldukça iyiyiz. ama diğer pazarlara da açılmak istiyoruz. Bunun için iki yıl önce bir CEO işe aldık. Ondan yüzde 72’sinin ABD’de olduğu işimizi yüzde 50’nin altına indirmesini, diğer pazarlardaki payımızı da artırmasını istedik. Ben şirketin başındayım ama geminin başına daha profesyonel biri gerekiyordu.Çünkü son dönemde gördüm ki, şirket işleriyle uğraşmaktan tasarıma zaman ayıramıyorum ve bu da beni çok üzüyordu.”

Kırmızı tabandan evlilik teklifine
Yılda iki tanesi ana koleksiyon olmak üzere toplam altı kez koleksiyon çıkardıklarını vurgulayan Louboutin, her zaman müşterilerle birebir görüştüğünü hatta bazen müşterilerin kendisini tasarımcı değil de satış temsilcisi sandığını söylüyor. Çocukluğundan beri kadınları dinleyerek büyüdüğünü anlatan Louboutin, şunları söylüyor: “Bu da bana işimde büyük avantaj sağladı. Kadınların ne istediğini anlamak için mağazalarda saatlerce konuşup, onları dinliyorum. Bir hikaye anlatmak istiyorum: Bir gün mağazaya bir kadın geldi, iki hafta içinde kendisi için bir düğün ayakkabısı tasarlamamı istedi. ‘Süre çok kısa, imkânsız” dedim, üsteledi. Eşiyle benim sayemde tanışmış. Bir gün yürürken bir adamla karşılaşmış ve birbirlerine bakakalmışlar. Ayağında kırmızı tabanlı ayakkabı varmış. Kırmızı taban erkeği kırmızı bir ışık gibi tetiklemiş ve kadınla tanışmaya gelmiş. Böylece bir ilişkiye başlamışlar ve evlenmeye karar vermişler. Bu hikâyelere bayılıyorum.”

‘Topuklu’ güzel yürümek içindir
Kadınlardan ‘Ama topuklu ayakkabıyla koşamıyoruz’ gibi tepkiler aldıklarını gülerek anlatan Louboutin, “Bunu söyleyenlere en son ne zaman koştun diyorum, zaten topuklu ayakkabıyla koşulmaz ki, koşu için tasarlanmadı bunlar, ben bu ayakkabıları kadınlar güzel güzel yürüsün diye tasarlıyorum” diyor. ‘Kırmızı taban’ları bir fetiş bir sembol olarak tasarladığını aktaran Louboutin, ünlü yönetmen David Lynch ile çok güzel bir sergi yaptıklarını da ifade etti. 

Saint Laurent defilesinde
Kırmızı taban ayakkabılarının 20’nci yüzyılın en büyük moda devlerinden ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Yves Saint Laurent’in defilesinin finalinde de kullanıldığını anlatan Louboutin, isminin Saint Laurent’le anılmasından büyük gurur duyduğunu ve ünlü modacının ayakkabılarından çok etkilendiğini ifade etti.