Kişi başı gelir 5 bin 16 dolar

2001 krizinden sonra yakalanan hızlı büyüme eğilimi sürüyor. 2005'te yüzde 5 hedeflenen gayrisafi milli hasıla yüzde 7.6, gayrisafi yurtiçi hasıla yüzde 7.4 arttı. Kişi başına gelir ilk kez 5 bin 16 dolara çıktı.


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Türkiye büyümede yeni bir rekora daha imza attı ve kişi başına milli gelir 5 bin 16 dolara çıktı. 2001 krizinin ardından son 4 yılda Türkiye 'duraksamadan' büyüdü. 2005 için yüzde 5 olarak hedeflenen GSMH (gayri safi mili hasıla) yüzde 7.6, GSYH (gayri safi yurtiçi hasıla) yüzde 7.4 arttı ve Türkiye ekonomisi 361.5 milyar dolarlık (488 milyar YTL) bir büyüklüğe ulaştı. Büyümenin yüzde 7.4 ile beklenenin çok üzerinde çıkmasında, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), ilk üç çeyrekteki büyüme rakamlarını revize etmesi ve son çeyrekteki yüzde 9.48'lik büyüme etkili oldu.
Hedefler kolaylıkla aşıldı
TÜİK, yılı son çeyreğiyle birlikte 2005 yılı üretim yöntemiyle hesaplanan GSMH ve harcama yöntemiyle GSYH sonuçlarını açıkladı. Yüzde 5 olarak hedeflenen GSMH ve GSYH rakamları, yılın ilk üç çeyreğindeki gelişmeler çerçevesinde beklentilerin üzerine çıktı. 2005'te GSYH yüzde 7,4 GSMH ise yüzde 7,6 arttı. 2004'te GSMH yüzde 9,9, GSYH yüzde 8,9 büyümüştü.
61 milyar dolar artış
Bu büyüme Türkiye ekonomisinin ulaştığı rakamsal boyutu da 2004 yılına göre 61.4 milyar dolar artırdı. Türkiye'nin GSMH'sı cari fiyatlarla 360 milyar 876 milyon doları, GSYH'sı da 361 milyar 470 milyon doları bularak rekor kırdı. 2004'te GSMH 299 milyar 475 milyon dolar, GSYH de 300 milyar 578 milyon dolar seviyesindeydi. GSMH dolar bazında yüzde 20.5. GSYH ise dolar bazında yüzde 20.3 büyüdü. GSMH 486 milyar 401 milyon YTL, GSYH ise 487 milyar 202 milyon YTL olarak hesaplandı.
Türk ekonomisinde hızlı büyüme kişi başına milli gelir rakamının da ilk defa 5 bin doların üzerine çıkmasını sağladı. Cari fiyatlarla kişi başına GSYİH 4 bin 187 dolardan 5 bin 16 dolara çıktı. Böylelikle, geçen yıl bir önceki yıla göre kişi başına GSMH 836 dolar, kişi başına GSYH de 829 dolar artmış oldu. Kişi başına GSMH ise 4 bin 172 dolardan 5 bin 8 dolara yükseldi.
İnşaat birinci sırada
Ekonomi kriz yaşanan 2001'deki yüzde 9.5'lik küçülmenin ardından son dört yılda duraklamadan büyüdü. 2002'de yüzde 7.9 büyüyen ekonomi, 2003'te yüzde 5.9, 2004 yılında ise yüzde 9.9 büyümeyle rekora imza attı. 2002-2005 yılları arasındaki toplam büyüme yüzde 35.1 oldu. Son 4 yılda duraksız büyüme, üçer aylık dönemler itibarıyla de benzer gelişme gösterdi. Türk ekonomisi son 16 çeyreğin tamamını büyümeyle kapattı.
TÜİK verileri, hedefin üzerinde gerçekleşen büyümenin lokomotifinin oransal bazda inşaat sektörü ve ithalat vergileri olduğu ortaya çıkarken, sanayi sektörünün ekonomideki ağırlığı dikkate alındığında büyümede itici güç olduğu görüldü. Sektörel bazda en yüksek büyüme, sabit fiyatlarla yüzde 21,5 ile inşaatta yaşandı. Bunu yüzde 12.2 ile ithalat vergileri, yüzde 8.8 ile ulaştırma-haberleşme sektörleri izledi. Ticaret ve serbest meslek ve hizmetler sektörü yüzde 7.4 oranında büyürken, sanayi yüzde 6.5, tarım ise yüzde 5.6 gelişme sağladı.
2005'te büyümenin aksine daralan sektörler ise mali kuruluşlar ile kâr amacı olmayan kuruluşlar oldu. Her iki alanda yüzde 0.2 daralma oldu. Geçen yıl konut sahipliği yüzde 1,5, devlet hizmetleri ise yüzde 0.8'lik büyüme ile yüksek büyüme hızının çok altında gelişme gösterdi. Yüksek büyümenin yaşandığı son çeyrekteki en yüksek artış ise yüzde 16,2 ile ithalat vergisinde oldu. Ulaştırma-haberleşme yüzde 15.2, inşaat yüzde 14.8, sanayi yüzde 10.1, ticaret yüzde 9.9'luk büyüme ile dikkat çekti.
Devlet son çeyrekte kıstı
2005 yılında devletin harcamaları yüzde 2,4, özel tüketim harcamaları da yüzde 8,8 oranında arttı. Gayrisafi sabit sermaye oluşumunda artış yüzde 24,2'yi bulurken, mal ve hizmet ihracatı yüzde 7,4, mal ve hizmet ithalatı yüzde 10,9 oranında arttı. 2005'te iki dönem art arda tüketimini azaltan devlet, yılın son çeyreğinde harcama yapmadı. Bu dönemde özel nihai tüketim harcamaları yüzde 16,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 33, mal ve hizmet ihracatı yüzde 10,9, mal ve hizmet ithalatı ise yüzde 15,3 oranında arttı.
Bu arada 2005 yılı GSMH rakamının, GSYH rakamının altında kalması, net dış âlem faktör gelirlerinin (işçi dövizleri, yurtdışından elde edilen müteşebbis gelirleri, yurtdışından elde edilen kâr transferleri, yurtdışı mali yatırımlardan elde edilen temettü gelirleri) bu dönem negatif (-) sonuç vermesinden kaynaklandı. Gayri safi milli hasıla, gayrısafi yurtiçi hasıla + net dış âlem faktör gelirlerinin toplamından oluşuyor. Buna göre net dış âlem faktör gelirleri bu dönem eksi gerçekleşince, GSMH tutarı GSYH tutarının altında kaldı.
Ücretlere yansımadı
İmalat sanayii sektöründe çalışan işçilerin 2005 yılındaki reel ücretleri 2000 yılındaki düzeyinin yüzde 17 altında kaldı. 2005 yılında yaşanan yüzde 2'lik artışa rağmen reel ücretler kriz yılına göre ise yüzde 2.9 azaldı. Son iki yıldaki düzelmeyle bile 2001 yakalanamadı. Reel ücretlerdeki bu düşük seyir, verimlilik artışı ve istihdamdaki azalmayla birleşerek reel sektöre önemli bir maliyet avantajı sağladı.