'Koalisyon en büyük risk

Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch'in kıdemli ekonomisti Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük riskin parçalı bir meclis yapısı veya başka bir nedenle ortaya çıkabilecek siyasi istikrarsızlık olduğunu söyledi.

İSTANBUL - Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch'in kıdemli ekonomisti Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük riskin parçalı bir meclis yapısı veya başka bir nedenle ortaya çıkabilecek siyasi istikrarsızlık olduğunu söyledi.
Merrill Lynch'in kıdemli ekonomisti Mehmet Şimşek, Araştırma Yatırım Komitesi RIC'in global ekonominin 2006 rotasına ilişkin tahminlerini açıkladı. Türkiye açısından 2006 yılındaki en büyük riskin 'siyasi istikrarsızlık' olacağına işaret eden Mehmet Şimşek, "Bir seçimle dağınık, parçalı meclis yapısının çıkması ve oluşabilecek koalisyon hükümetleri bir risk oluşturacaktır" dedi.
Türkiye'nin yabancı sermayeyi çekmek anlamında daha işin başında olduğunu vurgulayan Şimşek, "Türkiye kişi başına yabancı yatırım miktarı bakımından dünyanın en düşük ülkelerinden biri. Ama satın alma gücü paritesi bakımından Avrupa altıncısı. Hukuki altyapı sağlam olursa yabancı yatırım gelecektir" diye konuştu.
Cari açığın Türkiye için makro bazda bakıl-dığında önemli bir risk olduğunu, ancak diğer AB'ye yeni katılmış ülkelerde olduğu gibi yabancı sermaye çekip büyümeye devam etmesi durumunda bu sorunun önemli ölçüde aşılacağını dile getiren Şimşek, şunları söyledi:
"Siyasi istikrar korunur, AB üyelik süreci canlı tutulursa, Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre ciddi gelişme gösterecektir."
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin görev süresinin martta tamamlanması ve yerine AKP'ye yakın bir ismin seçilmesinin piyasalarca nasıl algılanacağı sorusunu, Şimşek, "Merkez Bankası bağımsızlığını koruduğu, para politikaları ve kur rejimine sadık kaldığı sürece bir risk görmüyoruz" diye yanıtladı.
'İyi bir isim olmalı'
Şimşek, Merkez Bankası'nda yeni dönemde kararlara başkanla beraber yedi üyenin oy vereceğini kaydederek şöyle konuştu:
"Bankanın başında kimin olduğu kritik bir unsur değil. Piyasaların tanıdığı, saygı gösterdiği bir isim olmasını bekliyoruz." Cari açığa ilişkin endişeler konusunda Şimşek, "Sürdürülebilir cari açık GSYİH'nin yüzde 3'ü civarında olmalıdır. Şimdi yüzde 6 civarında, ancak aynı zamanda GSYİH'nin yüzde 3'ü oranında bir yabancı doğrudan yatırım girişi olursa bu düzeydeki cari açık sorun olmaz" dedi. Seçici davranılması durumunda Türkiye borsasında hâlâ para kazanılacağını söyleyen Şimşek, özellikle portföy yatırımcıları açısından şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye, gelişmekte olan piyasalar içinde ne pahalı ne ucuz. Asya ülkelerinden pahalı olmasına rağmen bulunduğu Doğu Avrupa ve Ortadoğu bölgesinde pahalı değil. Bu nedenle selektif yatırım yapılırsa Türkiye'de hâlâ para kazanılır."
Özelleştirme nedeniyle 2005 yılında rekor düzeyde yabancı doğrudan yatırım çeken Türkiye'nin, 2006 yılında özelleştirme hızında bir yavaşlama beklenmesine rağmen, gayrimenkul alımları yoluyla yabancı sermaye çekmeye devam edebileceğini kaydeden Şimşek, Türkiye'nin bu açıdan cazibesini koruduğunu söyledi. Ortadoğu'da petrol üreten altı ülkedeki cari fazlanın 2005'te 180 milyar dolar olduğunu, 2006 yılında 200 milyar dolar beklendiğini işaret eden Şimşek, "Türkiye'nin buradaki parayı çekebilmesi gerek. Bu kaynak Türkiye'ye gelmeli" uyarısı yaptı.
2006 Asya'ya yarayacak
2006'da dünya ekonomisine ilişkin öngörülerini anlatan Mehmet Şimşek, doların değer kaybetmeye devam edeceğini, Uzakdoğu para birimlerinin ve yerel sermayelerin güçleneceğini söyledi. ABD'deki büyümenin dünyadaki büyümenin gerisinde kalacağını, bunun da dolarda değer kaybına yol açacağını anlatan Mehmet Şimşek, şunları söyledi:
"Uzakdoğu para birimleri ve yerel sermayeler güçlenecek. Global büyüme diğer bölgelerde daha hızlı olacak. Nominal faizler birbirine yakınlaşacak. Böyle bir ortamda dolar değer kaybedecek. Bundan kazançlı çıkacak para birimleri avro ve Asya'daki para birimleri. Avro hem dolara hem de sterline karşı değer kazanacak. Doların değer kaybetmesiyle de gelişmekte olan borsalar muhtemelen yükselecek."
En büyük tehlike Çin
Çin ve Hindistan'ın 2050 yılına kadar dünya ekonomik payının neredeyse yarısını kapacağına dikkati çeken Şimşek, Amerika ve Japonya'nın payının azalacağını söyledi. Faizlere ilişkin de konuşan Şimşek, reel faizlerin piyasayı destekleyecek seviyede olacağını belirterek "Faiz artışlarının ciddi bir şok yaratmayacağını bekliyoruz. Daha kısa vadeli, daha kaliteli, kredi notu yüksek tahvillere yönelin" dedi.