KOBİ'ler markalaşmak için reklama yöneldi

KOBİ'ler markalaşmak için reklama yöneldi
KOBİ'ler markalaşmak için reklama yöneldi
Genelde fason üretim yapan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ), markalaşıp sürdürülebilir büyüme sağlamak için reklam yatırımlarına yöneldi.

Sadece gazete ve dergi reklamları arasında 2003 yılından bu yana yapılan “Kırmızı Ödülleri”nin koordinatörü Gürül Öğüt,  İstanbul dışından ödüllere başvuran reklamcı ve reklam verenlerce hazırlanan reklamların kalitesinin, her geçen yıl arttığını söyledi.
Bir reklamın iyi olmasının, ayrılan bütçenin büyüklüğüyle doğru orantılı olduğunu belirten Öğüt, şöyle konuştu:
“Reklamın sahibi olan firma işe ne kadar bütçe ayırırsa, reklamcı da o kadar iyi kaliteli reklam yapabilir. Reklamverenin, reklama ayıracağı iki türlü yatırım olanağı var. Biri parasal, diğeri cesur olması ve yaratıcılığa inanmasını içeren entelektüel yatırım. Her iki alanda ajansıyla ortak gibi çalışan firmaların reklamları da son derece başarılı oluyor.”
Öğüt, Anadolu'daki KOBİ'lerin reklama bakış açısının değişmeye başladığına işaret ederek, “Eskiden KOBİ'ler reklama inanmazlardı. Fakat artık şu bilince varıldı, reklam yatırımı olmadan marka olmuyor, marka olmadan da yapılabilecek tek şey fason üretim. Gelip geçici bir ürünü satıp sürdürülebilirlik elde edilemiyor. Dolayısıyla sürdürülebilirlik elde etmek için marka yaratmak lazım. Markanın yaratılması için de reklam yatırımı şart” diye konuştu.

“Markalar doğdukları yerde kalmalı”
Gürül Öğüt, markaların doğdukları yerde kalıp, önce ülke genelinde sonra da küresel pazarlarda etkili olması gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Ekonomik gerekçelerle üretim tesisleri başka yerde kurulabilir, satış sonrası hizmet gibi konular başka yerlerde de verilebilir. ABD 'li bir firmanın telefonla müşteri hizmeti, Hindistan'dan alınabiliyor. Ama unutmayalım ki dünyanın en büyük üretici firması Procter&Gamble'ın merkezi Cincinnati'de, kalkıp New York'a Washington'a taşınmadılar. Türkiye 'ye gelecek olursak İzmir'den, Kayseri'den, Adana'dan doğan markaların en azından duygusal sebeplerle merkezlerinin doğdukları yerde kalıp, önce Türkiye'ye sonra dünyaya açılmaları bana daha güzel geliyor.”

Yıl sonunda 3,5 milyar lira ciro
“Kırmızı Ödülleri” çerçevesinde bu yıl ilk kez, İstanbul dışında yer alan reklamcı ve reklam verenlere daha kapsamlı ulaşmak amacıyla düzenlenecek “Kırmızı Bölge Reklam Ödülleri”nin jüri başkanı Murat Türkay da geçen yıl küresel ekonomik krizin etkisiyle beklentilerinin yüzde 23 gerisinde kalmasına rağmen Türkiye'de reklama toplam 2,6 milyar lira harcandığına işaret etti. Bu yılın 6 ayındaysa reklam harcamalarında yüzde 36 ile Avrupa'nın en yüksek büyümesinin yakalandığına dikkati çeken Türkay, bu yıl Türk reklam sektöründe 3,5 milyar lira civarında ciro beklendiğini dile getirdi. Türkay, “batıyor” denen Yunanistan'da 200 dolar olan kişi başına reklam harcamasının Türkiye'de sadece 20-25 dolar seviyesinde olduğunu belirterek, bunun Türkiye'nin reklam potansiyelini göstermesi açısından önemine işaret etti. Murat Türkay, marka yaratmanın çok ciddi bir emek ve çalışma süreciyle gerçekleşebileceğini, bunda da reklam kullanımının büyük önemi bulunduğunu sözlerine ekledi. (aa)

bigPara.com