Koç: En büyük risk Ortadoğu

Muğla'nın Fethiye ilçesinde Deniz Temiz Turmepa ve Fethiye Belediyesi'nce ortaklaşa kurulan 'Kıyı ve Deniz İnceleme Merkezi'nin açılış töreni sonrası Göcek'te gazetecilerle bir araya gelen Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Türkiye'nin bugünü ve kısa vadedeki olası gündemine ilişkin soruları yanıtladı.
Haber: NAZMİ BELGE / Arşivi

MUĞLA - Muğla'nın Fethiye ilçesinde Deniz Temiz Turmepa ve Fethiye Belediyesi'nce ortaklaşa kurulan 'Kıyı ve Deniz İnceleme Merkezi'nin açılış töreni sonrası Göcek'te gazetecilerle bir araya gelen Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Türkiye'nin bugünü ve kısa vadedeki olası gündemine ilişkin soruları yanıtladı.
Konuşmasında dış gelişmelere de sık sık yer veren Rahmi Koç, Türkiye'nin kendi iç dinamikleri nedeniyle bir kriz yaşamasını beklemediğini, en büyük riskin ise Ortadoğu olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
SEÇİME KADAR KRİZ OLMAZ: Bugün krizi olduracak herhangi bir şey yok. Bugün Türkiye'de beklenmedik bir hadise göremiyorum. Ama Ortadoğu'nun durumu farklı. Herhalde orada Hizbullah'ı Lübnan'dan çıkaracaklar ve Lübnan kendi ordusuyla kendi ülkesinin sahibi olacak. Bizim için büyük riski ben Ortadoğu olarak görüyorum. Ama içeride bir risk yok. Herhangi bir olumsuz hadise olmazsa seçimlere kadar herhangi bir ekonomik dalgalanma, kriz olmayacak.
Lübnan ve İsrail arasında cuma günü ateşkes yapılacak deniyor. Ben duymadım... Kaptanım İsrailli olduğu için çok meraklı... Ortadoğu artık eskisi gibi olmayacak. Her isteyen at oynatamayacak. Ortadoğu ne Afrika'dır ne Uzakdoğu. Ortadoğu petrolün merkezidir. Dolayısıyla oralara birileri, yani dünyanın jandarması muhakkak el koyacak. İkincisi de terörizm. Onu halletmek için de bunu mali bakımdan besleyen, araç gereç silah roket veren ülkelerle konuşmak lazım. Mesela Çin, Rusya, İran, Suriye'yi karşınıza alarak ABD, Avrupa ve İngiltere'nin beraber konuşması lazım. Bu işe ancak o şekilde son verilir diye düşünüyorum. Orada iş yapan bazı Türk şirketleri zarar gördü. Turist azaldı. Ancak ileride fayda görebilirler, bilhassa bu iş durur durmaz dehşet bir inşaat faaliyeti başlayacak. Ümit ediyorum ki onlara büyük iş çıkacak.
YTL ZATEN DEĞERLİYDİ: YTL hattı zatında kıymetliydi. Herkes yüzde 15-20 değer kaybı bekliyordu. Ama bunun üzerindeki kısım içerideki durumdan kaynaklandı diye düşünüyorum.
SEÇİM EKONOMİSİ MUHAKKAK OLACAK: Ekonomideki hiçbirşey olmasa bile seçimlerden bir yük geliyor biliyorsunuz. Bir harcama furyası geliyor. Herkes vereceğinden daha fazla söz veriyor. Bu bizim memlekette değil İngiltere'de de, ABD'de de böyle. Dolayısıyla seçim ekonomisi muhakkak olacak. Bir yerlerden bir paralar harcanacak. Bu yalnız bu seçime mahsus değil, her seçimde böyle oluyor. Kaçak yapılar yapılıyor, ruhsatı olmayan binalara ruhsat veriliyor... Bu sefer de öyle olacaktır. Tabii seçimin zamanında olması lazım. Bir de cumhurbaşkanlığı meselesi var. Hep sorarlar seçimden önce mi olsun sonra mı olsun diye ona da zaman karar verecek.
SEÇİM, PROGRAMI ETKİLEMEZ: Bu durumun programı etkileyeceğini zannetmiyorum. Çünkü programa şimdiye kadar hükümet sadık kaldı, bilhassa Maliye Bakanı sadık kalmaya çalıştı. Ve de muvaffak oldu. Muvaffak olmadığı tek alan var vergi vermeyenden yine vergi alamıyoruz. Vergi verenden ise daha fazla vergi alıyoruz.
İŞTEN ÇIKARDIKLARIMIZI GERİ ALMADIK: Ekonomi krizi olunca hepimiz adam çıkardık. Biraz daha açılınca o adamları almadık. Çünkü daha rasyonel çalışmaya alıştık. Dolayısıyla, o işsiz vatandaşlarımıza iş bulmak için yeni yatırımlar yapmak lazım. Ancak Türkiye'de birikim az... Çünkü biz her ne kadar enflasyon bilançosu çıkarıyorsak da vergileri kanuni bilançoya göre ödüyoruz. Bu nedenle kâr etmediğimiz zaman kâr etmiş gibi gözüküyor, onun üzerinden vergi ödüyoruz. Onun için de şirketlerimizin yatırım yapmak için birikimleri az. Kendimizi ancak çevirebiliyoruz. Dolayısıyla memlekette yeni yabancı sermayeye ihtiyaç var. O olmadığı sürece işssizlere iş bulmak zor olacak. Yabancı sermayeyi çekmek için bir şey yapmak lazım.
ÇİN'LE REKABET EDEMEYİZ: Valla bedava çalışsak bile Çin'le kimse rekabet edemez. Artık herkesin kendine göre bazı sektörlerde uzmanlaşması lazım. Biz 7-8 sektörde varız.
MERKEZ İYİ İDARE ETTİ: Bizimki (Merkez Bankası) çok iyi idare etti. Kur yükselirken biraz bekledi. Sonra usul usul müdahale ettiler... Birdenbire hareket etmediler, o çok tehlikeli olurdu. Bence çok iyi idare etti.
Tüpraş'a yeni fatura
Kurdaki dalgalanmaya da değinen Koç şunları söyledi: "Dalgalanma yüzünden Tüpraş için ÖİB'ye yaptığımız ödemenin artacak olan faturasını söylemeyeceğim. Onun faturası sene sonundaki kura göre hesap edilecek. Çünkü bu arada herhangi bir borç ödeyecek durumumuz da yok. Ancak 7 milyar dolarlık dış girişimimiz var. Dolayısıyla bunu birbiriyle mukayese ederseniz, dalgadan kârlı çıkma ihtimalimiz bile var. Fakat borcu olan şirketler başka, döviz kazanan şirketler başka... Elmayla armutu karıştırmamak gerekiyor."
Emekli siyasetçilerin tekrar siyasete girmesiyle ilgili bir soruya Koç şu yanıtı verdi: "Dış dünyayla bakıyorum orada emekli olan dönüşü olmayan bir yola giriyor. Örneğin Schröder, kendine başka bir yol seçti. İyi de gidiyor."
'Baba nasihatı, siyasete girmem'
Oğlu Mustafa Koç'un Koç Holding'in başına geçtikten sonra 'Boynuz kulağı geçti' yönünde yapılan esprilerin hatırlatılması üzerine Şeref Başkanı Rahmi Koç şu yanıtı verdi: "Geçmeseydi çok üzülürdüm. Çünkü her adım biraz daha ileri götürmeli. Emeklilik kararı verdiğim için son derece rahatım."
Politikaya girmeyi hiç düşünmediklerini de söyleyen Rahmi Koç "Bize babamdan vasiyet, nasihat var. Hiçbir zaman politikaya katılmayacaksın diye..." açıklamasında bulundu.