'Konuta Avusturya modeli gelsin gelir vergisinden mahsuplaşılsın'

'Konuta Avusturya modeli gelsin gelir vergisinden mahsuplaşılsın'
'Konuta Avusturya modeli gelsin gelir vergisinden mahsuplaşılsın'

Zeynep Bodur Okyay, ?İspanyalı sanayici Türkiye?den daha az enerji kullandı, maliyetler bizden üç kat fazla? diye konuştu.

Kale Grubu Başkanı Okyay, 'Konutta KDV indirimi yerine, Avrupa'da yapıldığı gibi gelir vergisinden mahsup yöntemler yapılsa daha iyi olur. Örneğin Avusturya'da böyle bir uygulama var, incelenmesi lazım' dedi

KAYSERİ - Konutlara getirilen KDV indiriminin süresinin uzatılmadığını hatırlatan Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, bunun zaten sektöre bir katkı getirmediğini belirtti.
KDV indiriminin düşük gelirli kesim için üretilen konutlarda uygulanmadığını, lüks konutlarda olduğunu belirten Okyay, “Onun yerine mesela konut edinmeyle ilgili Avrupa’da yapılan gelir vergisinden mahsup gibi yöntemler yapılsa iyi olur” dedi. 

Düşüşün nedeni inşaat
Okyay şöylye devam etti: “Örneğin Avusturya’da böyle bir uygulama var. Bu tarz politikalar daha iyi olurdu. Şu anda bizdeki politika TOKİ tarafından düşük gelir kesimi için konut üretmek ama bunun sahiplenilmesi konusunda bir takım finansal aksaklıklar var. Mortgage çalışmadı. Zaten faizler inmediği için de kabul görmedi. Bu yüzden bence farklı uygulamaları incelemekte fayda var.”
Dr. İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın (KSV) Kayseri’de başlattığı sosyal sorumluluk projesi töreninin ardından gazetecilerle sohbet eden Okyay, seramik sektörünün krizden en çok etkilenen sektörlerden birinin olmasının nedeni olarak inşaat sektörünün de krizden etkilenmesini gösterdi.
“Türkiye’ye karma politikalar lazım’ diyen Okyay şunları söyledi: “Sanayi Bakanlığı’nın, bir anlamda Ar-Ge Bakanlığı’na dönüşmesi lazım. Klasik yaptığı hizmetler zaten asli görevi. Sicil memurluğu gibi bir şey. Bunun ötesinde sanayinin önünü açacak, dünyada hangi ülkeler nerede nasıl rekabet ediyor bunu tespit edecek politikalar üretmesi ve yönlendirmesi gerekiyor. Dolayısıyla biz bu konuda sanayi bakanlığının vizyon oluşturmasını istiyoruz. Son zamanlarda Ar-Ge’ye ve inovasyona yönelik tedbirler, önlemler var.
Bence, bu hükümetin yaptığı en iyi şeylerden bir tanesi... Bu güne kadar hiçbir zaman bu kadar kaynak ayrılmamıştı, bu kadar da mekanizma üretilmemişti. Bence son derecede başarılı. Türkiye’nin de çıkışı burada... Bunlar topyekûn ve birbiriyle ilintili şeyler.” 

Irak’a AB gibi satılmaz
“Ekonominin çok başlı olmaması, bir yerden idare edilmesi gerekiyor” diyen Okyay şöyle devam etti: “Şu anda bir kopukluk var. Çalışanla ilgili de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da Milli Eğitim Bakanlığı da insan kaynağını sağlıyor. Burada da birbiriyle çok örtüşen politikalar üretilmesi lazım. Daha bütünsel bir yaklaşım gerekiyor. Bunu herkes talep ediyor.
Tabii bunu yapabilmek de kolay değil. Devletin yapısını biliyoruz ama bunu yapabilirsek firmaların önü açılır ve krizlere daha bağışıklı hale geliriz.”
Zeynep Bodur Okyay, komşu ülkelerin yakın olması dolayısıyla hedeflerinde olduğunu belirterek, “Ancak Irak’ın durumu belli... Her ne kadar ürün satılsa da AB gibi düzenli bir satış yapamazsınız. Ülkenin içindeki siyasi durumdan dolayı bir düzen yok” dedi.
Afrika pazarına değinen Okyay, firmaların o bölgeye mal yığdığını ve kalitesiz ürünlerin de olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de ürünlere yatırım yapmak gerekli. Firmalar bilinirlik ve kalıcılık nedeniyle Türkiye’de avantajlı.
Türk firmaları bu avantaj nedeniyle yurt dışına da ortalama fiyatın üzerinde satış yapabiliyor. İspanya ve İtalya ile değerlendirirsek de İtalyanın ‘Made in Italy’e yaptığı yatırım yıllardır var. Türk firmaları çok çalışıyor ancak bu çalışmaların ülke imajını yükseltecek nitelikte olması önemli” dedi.

Müneccim olmak lazım
“Krizin ne zaman biteceği konusunda bir şey söylemek için müneccim olmak lazım” diye konuşan Okyay, bu durumun genel olarak dünya ekonomisinin sağlığı ile ilgili olduğunu belirtti.
Okyay, krizin dibinin göründüğünü bilebilmenin çok zor olduğunu belirtip şöyle dedi: “Küresel ekonomik krizden çıkış, Türkiye gibi dinamik ve gelişen ülkeler sayesinde olacak.
Bu yüzden bizim çok dik durabilmemiz ve performansımızı yükseltmemiz lazım. Bununla ilgili alınan son önlemler de çok yapıcı” diye konuştu.
Zeynep Bodur Okyay, daha önce sanayicinin ve reel sektörün öneminin çok fazla bilinmediğini, hükümetin de bu konuyu yeterince dile getirmediğini ve kendilerini üvey evlat gibi hissedip üzüldüklerini belirtti. (Radikal)

‘İlk işim okullarda değişim’in 2015 hedefi: 250 bin kişiye meslek
Zeynep Bodur Okyay, Kale Grubu’nun eğitim alanında faaliyetlerde bulunan Dr. İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın (KSV) Kayseri’de başlattığı ‘İlk İşim Okullarda Değişim’ sosyal sorumluluk projesi için düzenlenen törende, Türkiye’nin en önemli sorunun işsizlik olduğunu söyledi.
Okyay, yürütülen kurslarla işsiz gençleri, Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uygun, kalifiye ve bilgili işgücü haline dönüştürdüklerini belirterek, KSV’nin kurulduğu 1991 yılında dört üniversite öğrencisiyle başlayan burs faaliyetlerinin, 2008 yılında 300’leri aştığını, vakfın çalışmalarıyla gençlere aydınlık bir gelecek bırakmayı hedeflediklerini kaydetti. KSV’nin bugüne kadar yaptığı meslek edindirme kursları ile 3 bin 766 işsiz genci meslek sahibi yaptığını bildiren Okyay, şöyle dedi:
“Ayrıca geliştirme ve uyum kursları ile de inşaat sektörüne 3 bin 119 vasıflı usta kazandırılıyor. KSV’nin ’Yeni Fırsatlar Projesi’ ile de 244 proje arasında beşinci olarak AB’den fon aldık. KSV, 2009 yılında Türkiye İş Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle seçtiği Kayseri, Isparta, Denizli ve Erzurum olmak üzere dört hedef bölge ile projeye başladı. ’İlk İşim Okullarda Değişim’ projesiyle 2015 yılına kadar bin 250 kişinin meslek sahibi yapılmasını ve 50 köy okulu tuvaletinin yenilenmesini hedefliyoruz.” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Okyay, 2015 yılına kadar sürecek projenin maliyetinin toplam 2.5 milyon lira olacağını söyledi.
Proje içinde ‘Giderken Sizden de Bir Şeyler Taşıyalım İstedik’ sloganıyla başlatılan ek proje ile bayilerinin ve şirket çalışanlarının da köy okullarındaki ihtiyaç sahibi çocuklara kitap, kırtasiye malzemesi, kıyafet gibi yardımlar yaptıklarını anlatan Okyay, bu kurslardan mezun olan kursiyerleri, istihdam etmeleri için bayilerine tavsiye ettiklerini ifade etti.
Kale Grubu’nun markaları Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kalekim, Kalecolor ve Kale’nin sponsorluğunda gerçekleştirilen ‘İlk İşim Okullarda Değişim’ projesi kapsamında 2O engelli işsiz genç için düzenlenen “Seramik Yer ve Duvar Karosu Kaplamacılığı Kursu”nun ardından gerçekleşen staj çalışması, Kayseri Talas Kuruköprü İlköğretim Okulu’nda yapılarak, okulun tuvaletleri yenilendi.