Konuta yabancı sermaye zor

HBP Danışmanlık'ın sahibi, Hazine Müsteşarlığı eski yöneticilerinden Bülent Payaslıoğlu, ipotekli konut finansmanı sistemi mortgage kapsamında çıkarılacak menkul kıymetlerle yabancı sermaye çekmenin, ekonominin sürdürülebilir şekilde güçlenmesine bağlı olduğunu söyledi.

ANKARA - HBP Danışmanlık'ın sahibi, Hazine Müsteşarlığı eski yöneticilerinden Bülent Payaslıoğlu, ipotekli konut finansmanı sistemi mortgage kapsamında çıkarılacak menkul kıymetlerle yabancı sermaye çekmenin, ekonominin sürdürülebilir şekilde güçlenmesine bağlı olduğunu söyledi. İstikrar sağlanmadan, yüksek miktarda yabancı kaynağın Türkiye'ye çekilmesini mümkün görmeyen Payaslıoğlu, 'IMF'nin yakın izlemesi altında bulunan bir ekonomide, devlet garantili kâğıtlar karşısında, özel sektör mortgage kâğıtlarının ilgi görmesinin zor' olduğuna dikkati çekti.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, geçen hafta katıldığı bir panelde, mortgage kredilerine ilişkin menkul kıymetlerin yurtdışında satılarak kaynak sağlanması gerektiğini belirtmiş ve "Bu sistem, yurtdışı yatırımların Türkiye'ye getirilmesi projesidir" demişti. Cansızlar, stopaj muafiyeti de istemişti.
Eski Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Payaslıoğlu, Türkiye'de mortgage kapsamında kullandırılan konut kredilerine istinaden ihraç edilecek menkul kıymetlerin ilgi görmesi için ya kısa vadeli olacağını ya da yüksek faiz verileceğini savundu. SPK'nın mortgage kapsamında yurtdışına ihraç edilecek menkul kıymetler için stopaj muafiyeti istediğini de işaret eden Payaslıoğlu, yüzde 15'lik stopaj muafiyetinin de bu kâğıtların cazibesini artırmayacağı görüşünü dile getirdi.
Devlet tahvili rakip
Halen uluslararası piyasalarda, Türkiye'nin, iki yıldan 30 yıla kadar vadeli, devlet garantili tahminen 10-15 milyar dolarlık tahvilinin işlem gördüğünü hatırlatan Bülent Payaslıoğlu, şunları söyledi:
"Bankalar, finans kurumları tarafından, Türkiye'de mortgage kapsamında kullandırılan konut kredilerine istinaden ihraç edilecek menkul kıymetlerin ilgi görmesi için ya vade kısa olacak ya da yüksek faiz verilecektir. Daha doğru bir ifadeyle, bu iki unsurun birlikte olması gerekecektir. Halen Türkiye'deki bankaların mevduat vadesi ortalama 10 ay deniyor. Tahvillerin cazip olması için kısa vadede yüksek faiz verilirse, bu sefer de bankaların kaynak maliyeti artar. Ayrıca kısa vadelerle yine 10-20 yıl vadeli kredileri finanse edemezsiniz."