Konyalı Baranoklar meyve bahçesinden 'hologramlı yumurta' çıkardı

Konyalı Baranok kardeşlerin annesinin oğullarını evde tutmak için yıllar önce aldırdığı 'bağ ve meyve bahçesi', sayesinde market rafları TSE garantili ve hologramlı Eggy markalı yumurtayla tanıştırdı.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Konyalı Baranok kardeşlerin annesinin oğullarını evde tutmak için yıllar önce aldırdığı 'bağ ve meyve bahçesi', sayesinde market rafları TSE garantili ve hologramlı Eggy markalı yumurtayla tanıştırdı. Baranok kardeşlerin yıllar önce yumurtada başlayan markalaşma çabaları yılbaşında yaşanan kuş gribi vakalarıyla birlikte onların satışlarını yüzde 400'e yakın artırmalarıyla sonuçlandı. 1973'te Konya'da 500 yumurta civcivi ve 15 bin metrekarelik meyve ağaçları için gübre temin etmek amacıyla üretime başlayan Baranok kardeşler, bugün yedi kümeste, yılda 82 milyon yumurta satar duruma geldi. 225 bin hayvana ulaşan şirket markalaşmak için 3 milyon dolarlık yatırım yaptı.
Yumurtayı TSE belgeli olarak üreten Baranoklar ayrıca Türkiye'nin ilk hologramlı yumurtasını pazara sunuyor. Yani paket açıldığında bir daha kapanmadığı için paketlerde herhangi bir ürün değişikliği yapılamıyor.
'Beyaz et tüketimi arttı'
Dede mesleği hırdavatçılıkla uğraşırken kendilerini yumurta üreticisi olarak bulan Baranoklar, kuş gribi nedeniyle bitme noktasına gelen sektörde yıllar önce başlattığı markalaşma süreci sayesinde 'sivrilmeyi' başardı. Yılbaşında yaşanan kuş gribi vakaları sonrasında satışlarının günlük 30 binden 120 bin adede yükseldiğini söyleyen Baranoklar Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Baranok, "Sektörümüz kuş gribi nedeniyle battı. O günlerde beyaz et tüketimi de gerilemişti ama toparlandı ve eski tüketim rakamlarına dönüldü. Ancak yumurta hâlâ toparlanamadı. Fakat bizim gibi markalaşan, ambalajlı üretim yapan şirketler tüketici tarafından talep edilir hale geldi" dedi.
Sektörün yaşadığı krizin ardından 'markalaşma' çabalarına hız verdiğini de vurgulayan Baranok, "Kuş gribinin ardından yumurta üreticileri hızla marka tescilleri yaptırdı. Ancak şu anda markasıyla ambalajlı üretime geçebilen az. Çünkü markalaşma uzun süre alıyor. Biz Anadolu'da bulunan bir firma olduğumuz için tüm ticari hayatın geliştiği İstanbul'dakilerden farklı olmak adına planlar yapıyorduk. Bu yüzden markalaşmanın gerekliliğini erken gördük" diye konuştu.
Anne Baranok vesile oldu
Zeki Baranok, Eggy'nin aslında ilk yıllarda üretim yaptıkları Ankaralı bir firmaya ait olduğunu, ancak kendilerinin bu işte gelecek görerek markayı satın aldıklarını anlattı.
34 yıldır 'yumurta'yla uğraşan Baranokların işe giriş öykülerini ise Zeki Baranok şöyle aktardı: "Aslında biz dede-baba mesleği hırdavat işiyle uğraşıyorduk. Üç erkek kardeş olarak delikanlı zamanlarımızdı. Annem dışarda vakit geçirmeyelim diye bir arazi aldırttı. Meyve bahçesi kurduk. O dönemde araziyi aldığımız kişi de damızlık hayvan işiyle uğraşıyordu. Dışardan gübre almak yerine bize 'bir kümes kurun hem bahçenize faydası olur hem de bana verirsiniz' dedi. Biz de 500 civcivle işe başladık. Ve aile olarak bugünlere geldik."



Kuş gribi depoları doldurtmadı
Sektörde kuş gribinin birçok şeyin seyrini değiştirdiğini anlatan Zeki Baranok şöyle devam etti:
"Eskiden üretici, paketçi ve perakendeci diye zincirin üç halkası vardı. Ama kuş gribinin ardından paketçiler aradan çıktı. Üreticiler paketçilerin yerini aldı ve direkt malını perakendecilere satmaya başladı. Ayrıca bizim sektörde her yıl haziran-temmuz aylarında fiyatların yüzde 50-60 oranında indiği dönemde yumurtalar elinde yüklü nakiti olanlar ya da aracılar tarafından soğuk hava depolarına alınırdı. Bu da bazı kişilere ciddi paralar kazandırırdı. Ancak bu yıl kuş gribi kapasiteleri düşürünce ürünler soğuk hava depolarına girmedi. Yani bu yıl sektör ilk kez stoksuz çalışıyor. Bu da hem üreticinin hem de tüketicinin lehine oldu."