Kötü hükümet politikaları temiz suya erişimi engelleyip yoksulluk yaratıyor

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 21. yüzyılda insanların kötü hükümet politikalarının 'esiri' olduğunu ortaya koyarken, bunun yarattığı en büyük sorunu temiz suya erişimin ortadan kalkması olarak belirledi.

ANKARA - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 21. yüzyılda insanların kötü hükümet politikalarının 'esiri' olduğunu ortaya koyarken, bunun yarattığı en büyük sorunu temiz suya erişimin ortadan kalkması olarak belirledi. 6 milyar 670 milyon kişinin yaşadığı dünyada 1 milyarı aşkın insanın temiz suya erişimediğini, 2.6 milyar insanın yeterli sağlık koşullarına sahip olmadığını gören UNDP, yaşanan yüzyılı, "Temiz suya yeterli derecede erişememek, milyonlarca insanı yoksulluğun pençesine itiyor" diye tanımladı.
UNDP Başkanı Kemal Derviş dün Güney Afrika'nın Cape Town şehrinde '2006 Küresel İnsani Gelişme Raporu'nu açıkladı. 'Kıtlığın Ötesinde: Güç Dengesizliği, Yoksulluk ve Küresel Su Krizi' başlıklı raporda, insanlığın yoksulluk ve eşitsizlikten kaynaklanan sorunlarla boğuştuğuna dikkat çekilirken, sorumlu olarak da 'başarısız hükümet politikaları' gösteriliyor.
2015 yılına dikkat!
Raporda küresel su krizinin, suyun fiziki yokluğundan kaynaklanmadığına dikkat çeken Derviş, "Su krizinin kökleri yoksulluğa, eşitsizliğe, eşit olmayan güç ilişkilerine dayanıyor. Yanlış su politikaları bu kıtlığı körüklüyor" belirlemesini de yapıyor.
Raporda suya erişimdeki zorluklar, milyonlarca insanın kapasitesini kullanmasını, geliştirmesini, eğitim almasını, iş hayatına, ekonomiye katkıda bulunmasını engellediği ifade edilerek, şu noktalara dikkat çekildi: "Bugünkü eğilimler devam ederse, 2015 yılında temiz suya erişemeyenlerin sayısını yarı yarıya azaltmak hedefine ulaşılamayacak. 800 milyon kişi temiz suya erişemiyor olacak. 2.1 milyar kişi de halen yeterli sağlık koşullarına erişemeyecek. Harekete geçilirse Binyıl Kalkınma Hedefleri'ni gerçekleştirirsek, önümüzdeki 10 yılda, 1 milyon hayat kurtarılabilir. Su ve sağlık koşullarının iyileştirilmesine yatırılacak her bir dolar, ekonomiye 8 dolar gelir sağlayacak.. Genelde milli gelirin yüzde 0.5'i bu alana harcanıyor."
Çözüm önerileri
Soruna ilişkin çözüm önerileri ise şöyle sıralandı: "Hükümetler, milli gelirlerinin en az yüzde 1'ini bu alana harcamalı. Orta vadeli somut hedefler ve bu iş için ayrılmış özel mali kaynaklar içeren ulusal stratejiler hazırlanmalı. Suyu sağlayan ister kamu şirketi, ister özel şirket, isterse de belediye olsun, her birinin suyun eşit dağılımı ve fiyatlandırılmasıyla ilgili net hedefler oluşturması ve bu hedeflere ulaşılmadığı takdirde cezai yaptırım gerekli.
Yardımlar yetersiz
Yoksul ülkelerin ulusal stratejilerinin, uluslararası yardımlardan yararlandırılması da önemli. Ne yazık ki, şu dönemde kalkınma yardımlarının sadece yüzde 5'inde suya öncelik veriliyor. Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılabilmesi için bu alandaki yardımların ikiye katlanması, yani yılda 4 milyar dolar kadar artması gerekiyor." Bu krizin en büyük nedeninin siyasi önderlik olarak açıklandığı raporda, "Halk sağlığının iyileştirilmesi, bir ulusun en önemli öncelikleri arasında yer almalı ama bu alandaki zayıf stratejiler sonucu, hayli geriye itilmiş durumda" denildi.
Çin de sıkıntı yaşayacak
Raporda harekete geçilmezse 2025'e kadar 3 milyar kişinin, su sıkıntısı çeken ülkelerde yaşıyor olabileceği de belirtilerek, "Arap ülkelerindeki su kaynakları en az dörtte bir azalacak. Çin ve Hindistan gibi nüfusu yoğun ülkeler, su sıkıntısı yaşayan ülkeler ligine girecek" bilgisi verildi. Rapordaki sınır ötesi su konusundaki veriler ise şöyle: "263 adet uluslararası havza var. Sözgelimi Tuna havzasında 19 ülke, Kongo havzasında 13 ülke, Nil havzasında 11 ülke bulunuyor.
Paylaşım önemli
Dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlası, sınır ötesine geçen havzalarda yaşıyor. Mevcut durumda 145 ülke, sahip olduğu havzayı diğerleriyle paylaşıyor. Afrika'nın güney kesimi, birbirine bağımlılığı en iyi şekilde ortaya koyan bölgelerden. Azerbaycan, Hırvatistan, Letonya, Slovakya, Ukrayna ve Özbekistan'ın tükettikleri suyun yüzde 50 ila yüzde 75'i sınırlarının ötesinden geliyor. Macaristan, Moldova, Türkmenistan ile Sırbistan ve Karadağ'ın suyunun yüzde 75'inden fazlası sınır dışından geliyor."
Dünyada krizin bilançosu
UNDP raporunda, su krizinin bilançosu şöyle özetleniyor:

  • Dünyada her gün 4 bin 900, her yıl ise toplam 1.8 milyon çocuk ishalden ölüyor. Bu sayı Londra ve NewYork'taki beş yaşın altındaki çocukların toplam sayısına eşit. Yani bir yıl içinde bu kentlerde yaşayan beş yaşın altındaki çocukların tümünün ölmesi gibi bir durum söz konusu.
  • 2004'te ishalden ölen çocukların toplamı, 1990'larda her yıl silahlı çatışmalarda ölen çocukların toplamından altı kat daha fazla.
  • Suyla ilgili hastalıklar yüzünden, her yıl 443 milyon okul günü kaybediliyor.
  • Milyonlarca kadın, her gün yaklaşık dört saatini su taşıyarak geçiriyor.
  • Kalkınmakta olan ülkelerdeki kişilerin hemen hemen yüzde 50'si, herhangi bir zaman diliminde, suyla ilgili bir hastalıkla baş etmeye çalışıyor.

    Yol haritası
  • Hükümetler, milli gelirlerinin en az yüzde 1'ini bu alana harcamalı. Orta vadeli somut hedefler ve bu iş için ayrılmış özel mali kaynaklar içeren ulusal stratejiler hazırlanmalı.
  • Suyu sağlayan ister kamu şirketi, ister özel şirket, isterse de belediye olsun, her birinin suyun eşit dağılımı ve fiyatlandırılmasıyla ilgili net hedefler oluşturması ve bu hedeflere ulaşılmadığı takdirde cezai yaptırım uygulanması gerekli.
  • Yoksul ülkelerin ulusal stratejilerinin, uluslararası yardımlardan yararlandırılması da önemli. Ne yazık ki, şu dönemde kalkınma yardımlarının sadece yüzde 5'inde suya öncelik veriliyor. Milenyum Hedefleri'ne ulaşılabilmesi için bu alandaki yardımların ikiye katlanması, yani yılda 4 milyar dolar kadar artması gerekiyor.
    Su kirliliğine karşı kişisel filtre
    Dünya üzerinde güvenilir suya sahip olmayan insanların acil içecek su ihtiyaçları için firmalar da çözüm arayışları içine giriyor. Danimarka'da kurulu The Vestergaard Frandsen Group, 'LifeStraw' isimli bir aletle güvenilir olmayan suyu içilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Kişisel su filtreleme cihazı olan 'LifeStraw'un bakterileri yüzde 99.9 azalttığı iddia ediliyor. 'Alet 25 cm uzunluğunda, 2.9 cm çapında 700 litreye kadar su filtreleyebiliyor.
    Yoksul semtlerde su fiyatı daha yüksek
  • Temiz suya erişimi olmayan her üç kişiden ikisinin günlük geliri 2 doların altında, birinin ise günde 1 dolar.
  • Yeterli sağlık koşullarından yoksun 660 milyonu aşkın kişi, günde en fazla 2 dolarla geçinmek durumunda. 385 milyon kişi ise, günde 1 doların altında bir parayla yaşam mücadelesi veriyor.
  • Birçok ülkede temiz suya erişimin halk arasındaki dağılımı, zenginliğin dağılımıyla paralel gidiyor. Yoksul insanlar temiz suya erişememekte kalmıyor, bir de erişebildikleri temiz su için zenginlerden daha çok para ödüyor.
  • Endonezya'nın Cakarta kentinde, Filipinler'in Manila kentinde, Kenya'nın Nairobi kentinde kenar mahallelerde yaşayanlar, aynı kentlerde zengin bölgelerde oturanlardan, hatta Londra ve New York'ta yaşayanlardan, birim başına beş-10 kat daha fazla su parası ödüyor.
  • Yüksek gelirli hanelerde, yoksul hanelere oranla daha çok su kullanılıyor. Tanzanya'nın Dar üs Selam ve Hindistan'ın Bombay kentlerinde, yoksul semtlerdeki birim başına su fiyatı, bu kentlerdeki zengin semtlerde su tesisatından tam anlamıyla yararlanan evlerin ödediği birim fiyatının 15 katı.
  • Jamaika, El Salvador ve Nikaragua'daki en yoksul yüzde 20'lik kesim, ortalama olarak, gelirlerinin yüzde 10'unun suya harcıyorlar. İngiltere'de ise gelirin en fazla yüzde 3'ünün suya harcanması halinde, o hanede ekonomik zorluk yaşandığına kanaat getiriliyor.