Kozmetikteki çifte vergilendirme üreticiyi yurtdışına kaçırdı

Kozmetikteki çifte vergilendirme üreticiyi yurtdışına kaçırdı
Kozmetikteki çifte vergilendirme üreticiyi yurtdışına kaçırdı

Hayrünnisa Aligil, Turhan Şahinoğlu, Murat Akyüz ve Ahmet Pura (soldan sağa) hükümetten kozmetik sektöründe uygulanan çifte ÖTV?nin kaldırılması konusunda destek istedi.

Kozmetik sektöründe hem üretirken hem de satarken ÖTV ödenmesi yerli ürünlerle ithal ürünler arasında yüzde 23 fiyat farkına neden oldu. Pazar ithal markaların eline geçerken, yerli üretici üretimini yurtdışına kaydırmaya başladı
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi

İSTANBUL - Yıllık cirosu 2.4 milyar dolara ulaşan ve 14 bin kişiye istihdam sağlayan Türk kozmetik pazarı çifte vergi kıskacı altında zor günler geçiriyor. 2002 yılından itibaren hem üretimde kullanılan ürünlerden, hem de satıştan ÖTV alınması ithal ürünlerle yerli ürünler arasında yüzde 23 fiyat farkına neden oldu. Bu yüzden aerosol (oda spreyi, deodorant, tıraş köpüğü gibi tüplü ürünleri içine alan pazar) pazarının yüzde 90’ı daha ucuz ürün satan ithal markaların eline geçti. 

Rekabet zorlaştı

İthallerle rekabet edemeyen yerli üreticiler ve Türkiye’de üretim yapan bazı uluslararası firmalar da üretimlerini Bulgaristan, Romanya, Mısır gibi ülkelere kaydırdı. Bazı kozmetik ürünlerini yurtdışında ürettiren firmalar arasında Johnson&Johnson, Reckitt Benckiser, Unilever ve Henkel gibi kuruluşlar yer alıyor.
Deodorant, tıraş köpüğü, oda spreyi ve saç köpüğü gibi hemen hemen her gün kullanılan ürünlerin üretiminde bir çeşit itici gaz olan LPG’nin kullanıldığını söyleyen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz, “LPG’ye ÖTV ödüyoruz. Ürün bitip satışa sunduğumuz zaman da lüks ürün kategorisini giriyor. Bir kez daha ÖTV ödüyoruz. Ayrıca KDV’de veriyoruz. Tüm bunları alt alta topladığınızda yerli ürünlerle ithal ürünler arasında yüzde 23’e varan fiyat farkı ortaya çıkıyor. Fiyatın çok önemli olduğu bu koşullarda doğal olarak tüketici de ucuz ürünlere kayıyor. Bu da pazar payı kaptırmamıza neden oluyor” diye konuştu. “Artık atacağımız kurşun kalmadı” diyen Murat Akyüz, ÖTV’nin kaldırılması konusunda hükümetten destek beklediklerini söyledi. 

Deodoran lüks değil

Saçları şampuanla yıkamanın, deodorant ve parfüm kullanmanın, tıraş olmanın ve krem sürmenin lüks değil günlük bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Kozmetik Müstahzarları Derneği (KTMD) Başkanı Hayrünnisa Aligil de, “Çifte ÖTV’lendirme kaldırılırsa bir başka değişle ÖTV sıfırlandırılırsa satışlarımız ve üretimimiz artar, buna bağlı olarak da yeni işçi alırız. Üstelik kayıtdışının da önüne geçilmiş olur. Biz Hükümetten ÖTV’nin kaldırılmasını istiyoruz. Bu konuda da bugüne kadar çeşitli girişimlerde bulunduk.
 Ancak hükümetler devletin gelirinde azalma olacağı gerekçesiyle pek sıcak bakmadılar. Oysa biz tam tersini düşünüyoruz. Devletin gelirlerinin artacağına ve kayıtdışının azalacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayici Meclisi Başkanı Ahmet Pura ise, krize rağmen kişisel bakım ürünleri satışında artış olduğunu belirtti.
Pura sözlerile şöyle devam etti:
“2008 yılında kişisel bakım ürünlerinin satışı yüzde 9.9, temizlik ürünlerinin satışıyla yüzde 13 artış gösterdi. Bu yılın ilk dört ayında kişisel bakım ürünleri satışı yüzde 16.5, temizlik ürünlerinin satışıysa yüzde 14 arttı. Krize rağmen satışlarını artıran bu sektöre çifte ÖTV’lendirme yanlış bir uygulamadır. Biz de ÖTV’nin kaldırılmasını, hatta ÖTV ve KDV oranlarının yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz.” 

ÖTV ithalatçıya yaradı

Çifte vergilendirmeden dolayı bir çok firmanın üretimini Bulgaristan, Romanya, Portekiz, Mısır gibi ülkelere kaydırdığını söyleyen Aerosol Sanayicileri Derneği (ASAD) Yönetim Kurulu Üyesi  ve Akat Kozmetik’in sahibi Mehmet Akat da, “Çünkü bu ülkelerde ÖTV diye bir şey yok. O nedenle hem yerli firmalar hemde uluslararası bir çok kuruluş, aerosol adı verilen oda spreyinden tıraş köpüğüne kadar bir çok ürününü yurtdışında ürettirmeye başladı.
Ayrıca Türkiye’deki büyük zincir marketler de kozmetik ürünlerini fason olarak civar ülkelerde yaptırıyor. Yine daha önce Türkiye’de üretim yapan uluslararası kuruluşlardan Johns&Johnson bebe şampuanı, bebe kolanyası ve bebe yağlarını, Reckitt Benckiser Air Wick oda spreyini, Unilever Rex-ona deodorantını, Henkel  Fa deodorantını, Eczacıbaşı Nivea ve 8x4’ünü, Kopaş’ta bazı ürünlerini civar ülkelerde yaptırmaya başladı” diye konuştu.
Çifte vergiye geçilmeden önce pazarın yüzde 70’i yerli üretimden oluşurken, çıkan çifte ÖTV nedeniyle şu anda pazarın yüzde 90’ının ithal ürünlerden oluştuğunu anlatan Mehmet Akat, “Yerli üretici ihracatla ayakta durmaya çalışıyor. Çifte vergi nedeniyle bizim için iç piyasa kapandı. Üretimini durduran firmalar var” açıklamasında bulundu.