Kriz vurunca, makroekonomik hedefler sil baştan yenilendi

Kriz vurunca, makroekonomik hedefler sil baştan yenilendi
Kriz vurunca, makroekonomik hedefler sil baştan yenilendi
Küresel piyasalardaki kriz Türkiye'yi teğet geçmedi. 2008 sonunda belirlenen makroekonomik hedefler küresel kriz mağduru olunca 2009 için bütçe açığı 10 milyar TL'den 63 milyar TL'ye, ekonomideki daralma yüzde 3.6'dan yüzde 6'ya, işsizlik oranı ise yüzde 10.4'ten yüzde 14.8'e revize edildi
Haber: SONGÜL SELVİ / Arşivi

ANKARA - Hükümet, dün açıkladığı Orta Vadeli Program (OVP)  ile büyüme, bütçe dengesi, işsizlik oranı ve cari işlemler açığı gibi makro ekonomik hedeflerini sil baştan yeniledi. 2008 Haziran’ında açıklanan Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP) ile bu yıl için yüzde 3.6 olarak öngörülen daralma yüzde 6 daralma olarak revize edilirken, 10.1 milyar TL açık vermesi beklenen bütçe 62.8 milyar TL açık vereceği belirtildi.
Ekonominin yol haritası niteliğinde olan Orta Vadeli Program, uzun süren bir gecikmenin ardından dün kamuoyuna açıklandı. Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından açıklanan OVP ile 2008 yılı sonunda oluşturulan 2009-2011 yılı Programı adeta sil baştan düzenlendi. 

Büyümede ikinci revizyon
2010-2012 yıllarını kapsayan program ile büyüme hedefi 2009 yılı için yüzde 6 daralacağı, 2010 yılı için yüzde 3.5, 2011 yılında yüzde 4 ve 2012’de yüzde 5 oranında büyüyeceği kaydedildi. Hükümet geçtiğimiz yıl Eylül ayında etkisi gözlenen küresel kriz öncesinde 2008 Haziran ayında oluşturduğu 2009-2011 OVP’de, 2009 yılında yüzde 4 büyüme tahmininde bulunmuştu.
Ancak, sene başında küresel krizin etkilerinin derinden gözlenmesi ile hükümet AB’ye sunduğu Katılım Öncesi Ekonomik Programda hedefini yüzde 3.6 daralma olarak revize etmişti. KEP’te 2010 yılı için yüzde 3.3, 2011 için ise yüzde 4.5 büyüme öngörülmüştü. Buna karşın krizin dinmek bilmeyen etkisi 2010-2012 OVP’de hedeflerin sil baştan yenilenmesini beraberinde getirdi. 

Bütçe açığı 63 milyar lira
Büyüme rakamlarındaki revizyonun bir benzeri merkezi yönetim bütçesinde de gözlendi. 2009 yılı Bütçe Kanunu’nda 10.1 milyar TL olarak hedeflenen bütçe açığı Programda 62.8 milyar TL olarak revize edildi. Geçtiğimiz aylarda kamuoyuna açıklanan KEP’te ise bütçenin 48 milyar TL açık vereceği öngörülmüştü. Ancak, bütçe tahminlerin çok çok üzerinde açık vermesi üzerine, hükümet daha gerçekçi bir rakamda revizyona gitmeyi tercih etti. Ayrıca Programda 2010 yılında merkezi bütçe dengesinin 50 milyar TL, 2011 yılında 45.1 milyar TL, 2012 yılında 39.1 milyar TL olarak açık vereceği tahmin edildi. 

Özelleştirme dopingi
Bakan Babacan, konuşmasında Ziraat Bankası ve elektrik dağıtım şirketleri olmak üzere kamunun sahip olduğu varlıkları özelleştirileceğine ilişkin açıklaması Programda da dikkat çekti. OVP’de yer alan merkezi yönetim bütçe gelirleri tahmini 2009 yılında 203.9 milyar TL olurken, 2010’da 236.8 milyar TL’ye, 2011’de 253.1 milyar TL’ye, 2012’de ise 275.4 milyar TL’ye ulaşacağı öngörüsünde bulunuluyor.
Bu kapsamda özelleştirme gelirlerinin 2009 yılında 4.3 milyar TL, 2010’da 10.4 milyar TL, 2011 yılında 9.4 milyar TL, 2012’de ise 8.9 milyar TL olacağı öngörüsünde bulunuluyor. Merkezi yönetim bütçe harcamaları ise 2009’da 266.8 milyar TL, 2010’da 286.8 milyar TL, 298.2 milyar TL, 314.4 milyar TL olarak öngörüldü.

İşsizlik revize edildi
İşsizlik oranı bir önceki OVP’de 10.4 olarak öngörülürken, son açıklanan Programda 14.8 olarak revize edildi. Sene ortasında açıklanan Katılım Öncesi Ekonomik Programda ise yüzde 13,5 olarak açıklanmıştı. TÜİK’in önceki gün açıkladığı haziran dönemi işsizlik oranı ise yüzde 13. Ancak, özellikle otomotiv sektöründe sene başında ortaya çıkan işten çıkarmalar bu tahminlerin çok üzerinde bir işsizler ordusunun ortaya çıkması neden oldu. Buna karşın Bakan Babacan konuşmasında işsizlikle ilgili umutlu konuştu. Babacan’ın verdiği bilgiye göre, 2009’dan 2010’a istihdamda 300 bin kişilik, 2010’dan 2011’e 400 bin kişilik, 2011’den 2012’ye 550 bin kişilik artış ile toplamda program döneminde istihdamda 1 milyon 250 bin kişilik bir artış bekleniyor. 

Enflasyon değişmedi
Orta Vadeli Programda hedeflerle hiç oynanmayan tek gösterge enflasyon tahminleri oldu.  Hükümet OVP’de Merkez Bankası tarafından açıklanan son Enflasyon Raporu’nu dikkate alırken, 2009’da 5,9, 2010’da 5,3, 2011’de 4,9 ve 2012 yılında 4,8 olarak yer aldı. Ancak KEP’te 2009 için 7,5, 2010’da yüzde 7,5, 2011’de 6,5 ve 2012 yılında yüzde 5.5 olarak bu tahminlerin çok üzerinde bir öngörüde bulunulmuştu. Enflasyonun KEP’e göre düşük olmasında tüketimdeki daralmanın etkisi oldu.  Bakan Ali Babacan küresel krizin enflasyonun ve cari açığın düşüşüne katkıda bulunduğunu söyledi. 

OVP ile ne hedefleniyor?
OVP ile hükümet büyümenin kademeli bir biçimde potansiyel düzeyine yükselmesini sağlamayı, istihdamı artırmayı, enflasyondaki düşüş eğilimini devam ettirmeyi, küresel krizin etkisiyle önemli ölçüde bozulan kamu dengelerini düzeltmeyi hedefliyor.

Hangi reformlar yapılacak?
Programda en önemli reformlarıdan birisi mali kural uygulamasına geçilmesi. Bunun yanı sıra şu reformlar da gerçekleştirilecek:
* KİT’lerde yeni bir yönetişim modeli hayata geçirilecek.
* Yıllardan beri çözümlenemeyen vergi kayıp ve kaçağının azaltılması, vergi tabanının genişletilmesi de yine programda yer alıyor. Son dönemlerde eleman takviyesi ile başlatılan gelir idaresinin denetim ve uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi çalışmaları da devam ettirilecek.
* Vergi ve diğer mali yükümlülüklerin zamanında ödenmesini teminen etkin bir tahsilat sisteminin kurulması da programda yer alıyor.
* Açıkları çok büyük rakamlara ulaşan, kimi kez borçları nedeniyle İller Bankası’ndan destek alamayan yerel yönetimlerin öz gelirlerini artırıcı ve mali yönetimlerini iyileştirici düzenlemelerin yapılmasına ilişkin bir ‘temenni’ de programda bulunuyor.
*  Orta vadeli programda sosyalgüvenlik sistemindeki kara deliği büyüten sağlık harcamalarıyla ilgili bazı düzenlemelerin de lyapılacağı belirtiliyor.Buna göre sağlık hizmet ve harcamaları etkinleştirilecek, Aile Hekimliği uygulaması yaygınlaştırılacak. Sosyal yardımlarda yerindelik ve harcamalarda etkinlik sağlanacak.
* Kamu cari harcamaları öncelikli alanlara yönlendirilecek. Bu arada yıllardır tamamlanamayan kamu yatırımları arasından eleme yapılacak, bazıları etkinleştirilecek.
* Kamu mali yönetiminde şeffaflık, veri kalitesi, raporlama ve kontrol sistemleri alanlarındaki uygulamalar uluslararası standartlara yükseltilecek.
* Ziraat Bankası’nın hisselerinin bir bölümünün halka arzına yönelik hazırlık çalışmalar başlatılacak, çalışma sonuçlarına ve piyasa koşullarına göre uygulamaya ilişkin kararın verilecek. Kamu elektrik dağıtımı ve şeker üretiminden tamamen çekilecek. Telekomünikasyon ve liman isletmeciliklerindeki payını azaltacak. İş dünyasının talep ettiği nitelikte insan gücü yetiştirilmesine hız kazandırılacak.
* Esnek istihdam biçimleri yaygınlaştırılacak. Aktif işgücü programlarının etkin uygulanmasına yönelik olarak İŞKUR’un kurumsal kapasitesi geliştirilecek.

Rekabet gücü de artırılacak
Hükümetin çok önem verdiği ve her fırsatta altını çizdiği  İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesi de programda yer aldı. Rekabet gücünü artıracak projeler olarak da şu projeler gösterildi:
* Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik yatırımlara ve ekonominin üretken yapısını destekleyen altyapı yatırımlarına ağırlık verilecek, GAP, DAP ve KOP uygulamalarına ivme kazandırılacak. İşsizlik Fonu faiz gelirinin bir kısmı GAP’a aktarılacağı için önümüzdeki dönemde bu projede hızlı gelişme olması bekleniyor.
* Kuruluşları tamamlanan kalkınma ajanslarının faaliyete geçirilecek. Tarımsal desteklerin yeniden düzenlenecek. Bu konuda hükümet Türkiye’yi çeşitli havzalara ayırdı ve bu havzalarda desteklenecek ürün çeşidini açıklayarak somut adımları daha önce atmıştı. Böylelikle tarımsal destekmlerin üretimi artırıcı bir rol oynaması hedefleniyor.
* Kredi Garanti Fonu’na (KGF) Hazine tarafından sağlanan destek etkin bir biçimde devreye sokulacak. (KGF kuruldu ve yönetim kurulu belirlendi. Yeni dönemde ortaklar belirlenecek.
*  Yeni çıkarılan yatırım teşvik sisteminden özel sektörün azami ölçüde yararlanması sağlanacak. 
* Devlet yardımları şeffaflaştırılacak ve etkinleştirilecek.
*  Yeni üniversitelerin beşeri ve fiziki alt yapılarının güçlendirilerek büyüme sürecine katkıları artırılacak.
*  Yargı sisteminin hız ve etkinliği artırılacak. 

Özel-kamu işbirliği artırılacak
Orta vadeli programda, makro hedeflerdeki revize hedeflerin yanı sıra önümüzdeki döneme ilişkin temel hedeflere de yer aldı. Programda, öncelikler arasında özel sektör öncülüğündeki büyümeyi desteklemek, rekabet gücünü ve esnekliğini artıracak yapısal reformları hayata geçirmek, kamu özel sektör işbirliğini artırmak ve özelleştirmelere hız vermek gibi maddeler var.
Devlet Bakanı Babacan düzenlediği toplantıda OVP’ye göre, temel hedefler, makroekonomik öncelikler, yapısal kamu maliyesi reformları, ekonominin rekabet gücü ve verimliliğini artıracak politika ve reformlar, mali kural uygulamasına geçişin temel amaçları ve üzerinde çalışılan mali kuralın ana unsurları şöyle sıraladı:
“ Özel sektörün kullanabileceği kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltarak ve geleceğe yönelik öngörülebilirliği artırarak özel sektör öncülüğündeki büyümeyi desteklemek. Ekonominin rekabet gücünü ve esnekliğini artıracak yapısal reformları hayata geçirmek. Türkiye’nin sahip olduğu ekonomik ve sosyal açıdan güçlü yönlerini avantaj olarak kullanarak ekonominin yeniden sürdürülebilir büyüme dönemine girmesini sağlamak. Böylece ülkemizin refah düzeyini artırmak.”