'Krizde tüketim analitik yolla artar'

'Krizde tüketim analitik yolla artar'
'Krizde tüketim analitik yolla artar'

Gary Cokins, ?İş Zekâsı? alanında adını dünya çapında duyurmuş stratejist-yazar olarak tanınıyor.

Ünlü stratejist Gary Cokins, tüketimin tetiklenmesinin pazarlamanın daha stratejik yönetilmesiyle mümkün olacağını söyledi

İSTANBUL - Geçtiğimiz yıl SAS Forum 2008 kapsamında Türkiye’ye de gelen ‘İş Zekâsı’ alanında adını dünya çapında duyurmuş stratejist-yazar Gary Cokins, krizin etkilerini bir an önce hafifletebilmek için şirketlerin analitik uygulamaları çok daha etkin ve yoğun kullanmaları gerektiğinin altını çiziyor.
Cokins, ‘Müşteri değerini nasıl maksimize edeceğiz?’, ‘Yoğun rekabette bize daha fazla fayda sağlayacak en iyi müşterileri nasıl belirleyeceğiz?’ ‘Müşteri odaklı olma çabalarımızda neden umduğumuz kadar başarılı olamıyoruz?’ gibi soruların ancak analitik projelerle cevaplanabileceğini belirtiyor.
Bugüne kadar dünya çapında birçok projeye danışmanlık yapan Cokins, Türkiye’de çok az sayıda firmanın analitik yeteneklere sahip olduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de bankacılık, telekomünikasyon ve sigortacılık alanlarında olgun analitik projeler gerçekleştirildiğini kaydeden Cokins; bu sektörlerin dışında üretim, perakende, turizm, sağlık, ilaç, lojistik gibi pek çok alanda analitiğin daha yaygın kullanılması gerektiğini vurguluyor. Cokins, “Tüketiciler artık sadece kendilerine sunulanla yetinmiyor, süreçte değer verilen katılımcılar olmak istiyor. Doğal olarak “Neden benim için daha fazlasını yapamıyorsunuz?” diye sorabiliyor, şirketlere eleştiriler getirebiliyorlar. Bu nedenle şirketler müşteri ömrü değerini maksimize etmeyi amaçlayan aktiviteler geliştirmeliler” diyor. Yazar, şirketlerin analitik öngörülerle müşterilerini daha iyi tanıyacağını, her müşteriye doğru zamanda kişiye özel teklifler sunarak kazançlı müşterilerini elinde tutacağını ve rekabetçi fiyat stratejileri geliştirebileceğini vurguluyor. 

Analitik tahminleme
Cokins, ERP sistemleri gibi operasyonel platformların kendi içlerinde önemli olmakla beraber, şirketlere öngörü sağlamadıklarını, öngörüye sahip olmayan otomasyonun da şirketlere sınırlı bir başarı getirdiğini hatırlatıyor. Bu sistemler müşteri etkileşimini otomatikleştirebiliyor ama tek başına bu etkileşimin değerini artıracak öngörüyü sağlayamıyor. Cokins’e göre, şirketlerin kendilerine en optimum faydayı sağlayan müşteriler elde etmek ve onlarla uzun süreli ilişkiler kurmak için, müşterilerine kendilerini özel, deyim yerindeyse ‘kırmızı halıdaymış gibi’ hissettirmeleri gerekiyor. Bu noktada tahminsel analitik önem kazanıyor. (Radikal)