Krizde zorlanan KOBİ'ler için 'Türkiye Yaklaşımı' önerisi

Krizde zorlanan KOBİ'ler için 'Türkiye Yaklaşımı' önerisi
Krizde zorlanan KOBİ'ler için 'Türkiye Yaklaşımı' önerisi

KOBİDER Başkanı Nurettin Özgenç, ?Toplam istihdamın yüzde 70?ini oluşturan 2 milyon 300 bin KOBİ?nin olduğu unutulmamalı? dedi.

KOBİDER Başkanı Nurettin Özgenç, 'Yaşanan krizle işletme sermayesi yetersizliği çeken küçük ve orta ölçekli firmaları ekonomiye kazandırmak için 'Türkiye Yaklaşımı' yapılmalı ki kapalı olan işletmelere can suyu sağlanabilsin' dedi

ADANA - Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç, KOBİ’ler için 2006 yılı sonunda çıkarılan 5569 sayılı ‘Anadolu Yaklaşımı’ kanunun amacına hizmet edemediğini ileri sürerek, bunun yerine sorunun çözümü için tüm firmaları kapsayacak ‘Türkiye Yaklaşımı’ adı altında yeniden yapılandırma yapılması gerektiğini söyledi. Özgenç, Anadolu Yaklaşımı kanunundan, yürürlüğe girdiği ve sona erdiği bu yılın nisan ayına kadar 120 firmanın, 200 bin 904 lira ile ‘Finansal yeniden yapılandırma programı’ (FYYP) çerçevesinde faydalanabildiğini belirtti.

‘Bunu teklif ediyoruz’
Kanunun, 40 bini sorunlu 70 bin KOBİ’nin faydalanması için çıkarıldığını hatırlatan Özgenç, “Ancak sonuç İstanbul yaklaşımındaki gibi olmadı. Bu soruna daha köklü çözüm getirilebilmesi için süresi sona eren Anadolu Yaklaşımı’nın yerine ülkemizde ne kadar zor duruma düşmüş fabrika, işletme ve atölye sahibi varsa tümünü kapsayan ’Türkiye yaklaşımı’ adı ile yeniden yapılandırma yapılmasını KOBİDER olarak teklif ediyoruz” dedi. Söz konusu yaklaşımın ekonomik canlanmayı da beraberinde getireceğini belirten Özgenç, şöyle konuştu: “Krizden zarar görmüş, desteklenmesi durumunda hemen faaliyete geçebilecek, ödeme güçlüğü içinde olan, kredi konusunda bankalar ile araları iyi olmayan ve işletme sermayesi sıkıntısı çeken KOBİ’lerin, sıkıntılarını çözmek için ’Türkiye Yaklaşımı’ adı altında yeni bir finansal yapılanma yapılmalı ki hem ekonomik canlanmaya, hem de istihdama katkı sağlayabilsin. Yapılan yaklaşımların ilki olan ’İstanbul yaklaşımı’nda, başvuruların yüzde 100’ü faydalanabilmişti. Bu yaklaşım ile 321 firmaya, 6 milyar dolar gibi büyük bir rakamla, bugünün moda deyimi ile cansuyu sağlanmıştı. Sadece bir kuruluş ise tek başına 2 milyar dolar ile desteklenmişti.”
Anadolu yaklaşımında 70 bin işletmenin borçlarının yapılandırılması için öngörülen miktarın 1.7 milyar lira olduğunu anlatan Özgenç, ancak bu rakamın İstanbul yaklaşımında yalnızca bir gruba sağlandığını söyledi. Özgenç, “Bu da şunu gösteriyor ki 70 bin KOBİ, bir sanayi kuruluşu bile etmemiştir. Kriz sadece İstanbul sermayesini değil, çok daha büyük olan Anadolu sermayesini vurdu. Dolayısıyla reel sektörün sadece yüzlerce şirketten ibaret olmadığını, toplam istihdamın yüzde 70’ini oluşturan 2 milyon 300 bin KOBİ’nin olduğu da unutulmamalı” dedi. 

‘İşsizliğe katkı sağlar’
2001 krizinden sonra çoğu şirketin girmiş olduğu sıkıntı dolayısıyla nakdi ve gayri nakdi krediler konusunda sıkıntı yaşadığını belirten Özgenç, “Yaşanan krizle işletme sermayesi yetersizliği çeken küçük ve orta  ölçekli firmaları ekonomiye kazandırmak için ’Türkiye Yaklaşımı’ yapılmalı ki kapalı olan işletmelere cansuyu sağlanabilsin. Bu milli servetin heba olmasına göz yumulmamalı. Bu fabrika ve işletmelerin açılması işsizlikle mücadeleye de katkı sağlar. 2001 krizinde çoğu KOBİ niteliği taşıyan bir çok şirketin, bankalara olan kredi borçlarını ödeyemediklerinden kapanmıştır. Kapanan işletmenin kimseye karı yoktur ama bir çok insanımıza zararı vardır” dedi.
On binlerce işletmenin krizle elinde olmadan sıkıntıya düştüğünü bildiren Özgenç, yeni bir yaklaşımın, reel sektörle bankacılık sektörü arasındaki ilişkileri geliştireceğini de söyledi. (aa)