Krizden bile zor günler

Enflasyon son 30 yılın en düşük seviyelerine inerken, Türk insanı 30 yıldır iç içe yaşadığı yüksek enflasyon döneminden sıyrılmayı başaramıyor.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Enflasyon son 30 yılın en düşük seviyelerine inerken, Türk insanı 30 yıldır iç içe yaşadığı yüksek enflasyon döneminden sıyrılmayı başaramıyor.
Enflasyon düşerken, azalan kârlar, aldatan faiz oranları, hem iş dünyasını hem de tüketiciyi yeni açmazlarla karşı karşıya bırakıyor. Tüketici kredileri ve kredi kartlarında batık oranı artarken, protestolu senet tutarı kriz dönemini bile geride bıraktı.
İş dünyasının borcunu ödeme kabiliyetini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri olan çek-senet ödemeleri, son iki yıldır çok da rayında bir seyir izlemiyor. Türkiye, tarihinin en ağır krizi olarak adlandırılan 2001 finans krizinden bile ağır tablo ile karşı karşıya. Protesto edilen, yani süresinde ödenmeyen senet tutarı, bu yılın ilk sekiz aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 81.7 oranında artarak 1 milyar 620.3 milyon YTL'ye yükseldi.
2004 farklı değildi
Merkez Bankası verilerine göre protestolu senetlerin sayısı ise yüzde 53.8 oranında artarak 546 bin 394'e çıktı. Bu durum 2004 yılında çok farklı değildi. 2004 yılında protesto edilen senet tutarı bir önceki yıla göre yüzde 82 oranında artarak 1 milyar 652.3 milyon YTL'ye kadar yükselmişti.
2001'de protestolu senetlerde patlama yaşanmış ve esnaf, sanayici, tüccar daralan piyasada, vadeli alımlarını finanse etmekten uzaklaşmıştı. 2001 yılında önceki yıla göre, protestolu senet tutarı yüzde 77 artış gösterip 1 milyar 114.8 milyon YTL olmuştu.
Uluslararası Para Fonu IMF ile kriz sonrasında yeni kredi olanaklarıyla birlikte üç yıllık süre için imzalanan stand-by döneminde, 2002 ve 2003 yıllarında likidite sorunu yaşanmadı. 2002 yılında protesto edilen senetlerin tutarı yüzde 26.8 oranında azalırken, 2003 yılında yüzde 11.2 artışla enflasyon oranının altında bir gelişme göstermişti.
Protestolu senetlerde yaşanan artışı değerlendiren Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, dezenflasyon sürecine dikkati çekerek, piyasada daralma yaşandığını, kârların düştüğünü, bu baskının likidite sıkışıklığı ile de arttığını vurguladı.
'Para kazanamıyorum'
Büyük bir kesimin 'İşim var ama para kazanamıyorum' dediğine işaret eden Zafer Çağlayan, düşen enflasyon ortamında şirketlerin pazar, stok ve nakit yönetimi gibi iyi yönetişim kurallarını oturtması gerektiğini söyledi. Çağlayan, protestolu senetlerin yanı sıra geri dönen çek sayısının geçen yıla göre yüzde 14 arttığını, ancak tutarın aynı kaldığı bilgisini verdi. ASO, bugün gelinen noktaya 'Düşen eflasyon ortamında yaşamak' konulu çalışmasıyla, 2004 başlarında kamuoyunun gündemine taşımıştı.
ASO Başkanı Zafer Çağlayan, "Hepimiz düşük enflasyon ve fiyat istikrarı konusunda cahiliz" diyerek, tüm kesimlere 'temkinli olma' çağrı yapmış, yüksek enflasyonu uzun eteğe benzeretek, "Etek boyu kısalınca oturup kalkarken dikkatli olmak gerekir" uyarısında bulunmuştu.
Çağlayan krizde uyarmıştı
ŞİRKETLERE:
  • Günahlar ortaya çıkacak.
  • Yanlış kararlar iflası getirir.
  • Daha düşük kâr marjı, daha yüksek üretim.
  • Daha fazla yatırım.
  • Kaynakların iyi yönetimi şart.
  • Kaliteli üretim yapılmalı.
  • Maliyetlerin kontrolü gerekli.
  • Likit kalın, kur riski almayın.
  • Yapılanma sürecini tamamlayın.
    MALİ PİYASALARA:
  • Artan kredi riskine karşı, iyi takip mekanizması kurun.
  • Piyasalarda yanlış gelişmeleri iyi izleyin.
  • Mali yönetimi ön plana alın.
  • Uluslararası ortaklıklarla güçlenin.
  • Risk alma konusunda daha tutucu olun.
  • Uzun vadeli kredilere yönelin.
    VATANDAŞA:
  • Uzun vadeli düşünün.
  • Ayağını yorganına göre uzat.
  • Risk alıp yüksek ücret için işinden ayrılma.
  • Taksit kartlara aldanma.