Krizden kaçtı marka oldu

Rusya'da 1998 yılında yaşanan ekonomik krizle sarsılan Macro Ayakkabı, krizi fırsata dönüştürdü ve fason çalışmaktan kurtulup Scooter markasının sahibi oldu.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Rusya'da 1998 yılında yaşanan ekonomik krizle sarsılan Macro Ayakkabı, krizi fırsata dönüştürdü ve fason çalışmaktan kurtulup Scooter markasının sahibi oldu.
Kriz döneminde çıkmak zorunda kaldığı Rusya pazarına şimdi Scooter markasıyla dönüş yapan Macro Ayakkabı, eskiden fason üretim yaptığı için genelde Rusya'nın doğusunda ve ihtiyacı karşılayacak basit ürünleriyle satılırken şimdilerde Moskova ve St.Petersburg gibi ülkenin önemli merkezlerindeki lüks vitrinlerde yerini aldı.
Rusya'yla çalıştığı dönemlerde bugün ürettiğinin iki katı ayakkabı üreterek satan Macro Ayakkabı, şimdilerde düşük üretim hacmiyle çalışıyor ama hem iç hem de dış pazarda kendi markasıyla tanınıyor, kendi mağazalarını kuruyor. Yılda 500 bin adet ayakkabı üreten Macro Ayakkabı, 2005 yılında yüzde 20 büyüme hedefliyor.
Yöneticiydi patron oldu
1980'li yıllarda Ziylan Grubu'nda ayakkabı tabanı imalatında yöneticilik yaparken 1993 yılında kendi şirketini kurmaya karar verdiğini ve başlangıçta ağırlıklı olarak Almanya ve Rusya'ya büyük hacimlerde üretim yaptıklarını söyleyen Macro Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Şerafettinoğlu, "1990'lı yıllarda ayakkabıda marka çok önemli değildi, ne yapsanız satılıyordu. Ancak Rusya'da ekonomik kriz yaşanması bizim için dönüm noktası oldu. Biz de iç piyasaya yönelmeye ve markalaşmaya karar verdik. O dönemlerde şu ankinin iki misli imalat yapıyorduk. Şimdi daha az üretim gerçekleştiriyoruz ama artık kendi koleksiyonlarımızla bu pazardayız. Eskiden ihtiyaç karşılamak için Rusya'nın doğusuna üretim yaparken şimdi kendi koleksiyonlarımızla Moskova, St.Petersburg, Ukrayna gibi ünlü merkezlerde ürünlerimiz satılıyor" diye konuştu. Şerafettinoğlu, Rusya'nın kendilerine büyük hacimlerde üretim yapmayı öğrettiğini vurguladı.
Fason sipariş almayan ve ihracatını tümüyle kendi markasıyla yapan Scooter, ABD, Kanada, İngiltere, İtalya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, İsrail, Suudi Arabistan ve Irak gibi geniş bir coğrafyada satılıyor.
Fikret Şerafettinoğlu, ihracat bağlantısı kurmak için herhangi bir çalışma yapmadan yıllık 500 bin dolarlık dış ticaret hacmine ulaştıklarına dikkat çekti.
Çin'in dünya ticaretinde etkin olmasıyla sektörde büyük üretim ve fiyat düşüşleri yaşandığını ancak kendilerinin bundan etkilenmediğini hatırlatan Şerafettinoğlu şunları söyledi:
"Çin, ayakkabı konusunda Avrupa'ya çok yüklendi. Ancak Avrupa'da kendi koleksiyonu olan firmalara önem veriyor. Tasarım ve kaliteden vazgeçmiyor. Çin'in üretim gücü yüksek ama koleksiyon hazırlayamıyor. O yüzden Türkiye çok avantajlı. Markamıza her yıl 1 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz."
Üniversiteli alıyor
Tayvan'a gidip gelirken gördüğü motorlu araçlardan etkilenerek markası yaptığı Scooter'la iç pazarda 400 bayiye ulaşan ve ilk mağazasını da Bakırköy'de hizmete sunan Fikret Şerafettinoğlu'nun hedefi bu yıl İstanbul'da iki mağaza daha açmak. Türkiye'de yılda 200 milyon çift ayakkabı satıldığını, Avrupa'da yılda kişi başına beş çift ayakkabı tüketilirken bu rakamın Türkiye'de üçün altında kaldığını aktaran Şerafettinoğlu, "Pazarın büyümesi ülkenin genel ekonomik refahına bağlı. Türkiye'nin genç nüfusu bizim için büyük avantaj. Ancak öğrenci ve kentli nüfus bizim en önemli müşterilerimiz. O yüzden Scooter en çok İzmir, Bursa, Adana, Antalya ve İstanbul gibi üniversite şehirleriyle Kocaeli gibi çalışan sayısının yoğun olduğu yerlerde satılıyor" dedi.
Şerafettinoğlu, fiyat olarak da dünya markalarından yüzde 40-45 daha ucuza satış yaptıklarını ve bu konuda 'orta direk' anlayışında olduklarına değindi. Yılda 800 parçalık koleksiyon hazırladıklarını belirten Şerafettinoğlu, çocuk ayakkabısında aktif hale gelmeyi istediklerini anlattı.