Kur bahane zam şahane

Elektronikte işler kesat
Kurdaki yüzde 20'lik artış ilk önce beyaz eşyaya yansıdı. Bütün firmalar ürünlerine yüzde 5 ile 7 arasında zam yaptı. Elektronik sektöründe satışlar bıçak gibi kesildi. Cep telefonları da yüzde 14 pahalandı.
Kredide vadeler azaldı
Bankalar otomobil ve konut kredilerindeki faiz oranlarını artırdı. Konut kredilerinin vadesi 25 yıldan yedi yıla kadar indi. Rekabet nedeniyle üç yıldır fiyat indiren deterjan üreticileri, yüzde 10 zam hazırlığında.
Mutfak da kurtulamadı
Döviz, mutfağı da vurdu. Yağ ve pirince yüzde 15 zam geldi. Anadolu'yu etkileyen don nedeniyle meyve ve sebzelerin fiyatı da aşırı artacak. Bira ve kolalı içecek firmaları, fiyatlarını yaz aylarında yükseltecek.
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi
HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Son bir ayda döviz kurunda yaşanan yüzde 20'ye varan artış, hem piyasada tüketicinin alımlarını ertelemesini hem de beyaz eşya, perakende, nakliye, otomotiv, elektronik, mobilya gibi sektörlerde 'zam'ları beraberinde getirdi. Döviz kurunda yaşanan dalgalanmaya ilk tepki beyaz eşya ve otomotiv sektörlerinden geldi. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırını içeren beyaz eşya ürünlerinin fiyatı yüzde 5-7 arasında arttı. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak cep telefonu fiyatlarında da yüzde 10-15 artış yaşandı. Yağ ve pirinç gibi temel tüketim maddeleri bile haftaya yüzde 15 zamlı girdi. Kur artışıyla uzun zamandır zam yapmayan deterjan üreticileri yüzde 10 zamma hazırlanıyor. Bira ve kolalı içeceklerde de fiyat artışları kapıda. Havayolu şirketlerinin ucuz bilet kontenjanları düşürülürken otomobil fiyatları da döviz mağduru oldu.
Dövizdeki hareketlilik sonrası ilk zam haberi Koç Holding kuruluşları Arçelik ve Beko'dan gelirken onu Türkiye'de yatırım yapan en büyük yabancı sermayeli beyaz eşya şirketi BSH (Bosch And Siemens Home Appliances Group) Grubu izledi. Ay başından itibaren Arçelik, Beko, Bosch, Siemens ve Profilo marka ürünlerin fiyatına yüzde 5-7 arasında zam yapıldı. Arçelik Türkiye Satış Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Şirzat Subaşı zammı, "Arçelik olarak yıllık zam planlarımız enflasyon seviyesindeydi. Ürünlerimizin toplam maliyetinde avro ve dolar bazlı maliyetler önemli bir pay almaktadır. Kısa dönemde beklentilerimizin üzerinde gelişen avro ve dolar hareketi doğal olarak maliyetlerimizi de etkilemiştir. Dolayısıyla bu hareket bizim öngörülerimizin dışında meydana geldiği için ürünlerimizin fiyatını artırdık" şeklinde açıklarken BSH İcra Kurulu Üyesi Ronald Grünberg ise zammın beyaz eşya sektörü açısından kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Pirinç ve yağ fiyatı arttı
Grünberg, şöyle devam etti: "Bugüne kadar beyaz eşyayı tüketici hep ucuza aldı. Oysa 2003 yılından bu yana ürünlere ciddi bir zam yapılmadı. Buna karşılık aynı tarihten bu yana sektördeki bakır ve plastik gibi hammadde fiyatları sürekli arttı. Bıçak kemiğe dayandı. Dövizdeki bu yükseliş sonrasında biz de ürünlerimize yüzde 5-7 zam yaptık."
Dolar/YTL kurunun şu anda 'yüksek bir seviyede' bulunduğunu ve liranın bir miktar değerlenmesini tahmin ettiklerini belirten Grünberg, "Ancak dolar kuru artmaya devam ederse temmuzda ikinci bir zam bekleyebilirsiniz" ifadesini kullandı.
Dövizdeki hareket temel tüketim mallarının fiyatını da artırdı. Gıda ürünlerinde ilk artış yağda ve pirinçte görüldü. Yağ fiyatı yüzde 10 artarken, pirinçteki artış yüzde 15'leri buldu. Pirinçteki artışın fazla olması direkt ithal edilmesinden kaynaklanıyor. Öte yandan son üç yıldır fiyatlarda artış yerine gerileme görülen deterjana da bu ay içerisinde yüzde 10 zam yapılması bekleniyor.
Ucuz sebze hayal
Perakendeciler deterjandaki zammı sadece dövizdeki artışa bağlamanın yanlış olacağını belirterek, "Deterjan üreticileri yıllardır yoğun rekabet nedeniyle fiyatlarını artıramıyorlardı. Ürün ambalajında ya da içeriğinde çeşitli değişiklikler yaparak maliyetlerini indiriyordu. Döviz kurundaki artış onların bir bakıma bahanesi oldu. Bu ay içerisinde fiyatlar yüzde 10 civarında artacak" dedi. Yine yaz mevsiminde tüketimin arttığı bira ve kolalı içeceklerde fiyatlar önümüzdeki günlerde ciddi bir şekilde yükselecek. Bu arada önümüzdeki günlerde sebze meyve fiyatlarında da ciddi bir yükseliş bekleniyor. Buna gerekçe olarak geçtiğimiz aylarda Orta Anadolu'yu vuran don gösteriliyor. Don nedeniyle kayısı, elma, armut ve şeftali gibi ürünlerin zarar görmesi fiyatının yükselmesine neden olacak. Ayrıca üreticinin ihracata yüklenmesi de fiyat artışını tetikleyecek. Türkiye pazarında Debenhams, Peacocks, Claire's, Topshop, Topman, Evans, Wallis, Miss Selfridge, Dorothy Perkins, River Island, Next, Faith, Jack & Jones ve Vero Moda markalarıyla faaliyet gösteren Shaya A.Ş. Tekstil Bölümü Direktörü Cenk Akın ise tekstilde zam olmadığın söyledi. Akın, "Dövizdeki yükseliş nedeniyle ürünlerimize zam yapmadık. Bu günler tekstil perakendecileri için ilkbahar/yaz sezonunun indirim öncesi son günleridir. Şimdiye kadar ürünlerin çoğunun alımları ve dolayısıyla maliyetleri döviz hareketinden önce zaten gerçekleşmişti. Bu nedenle indirim öncesi ürünlerin fiyatlarının yükseltilerek ayarlanması gibi bir durum bizim markalarımız için söz konusu değil" diye konuştu.
'Zam niyetimiz yok'
Dövizdeki bu artışın devam etmesi durumunda önlem alacaklarını ifade eden Akın, "Artışın sürmesi durumunda yeni aldığımız ürünlerin maliyetinin artacağı bir gerçek. Bu nedenle pazardaki gelişmeleri iyi takip ediyoruz. Bu sezon için bir fiyat artışı planlamadığımız gibi yeni sezonda da fiyatlarımızı kontrol altında tutup, uygun fiyatlarımızı devam ettirmeyi planlıyoruz" açıklamasını yaptı. Nisan ve mayıs aylarında yüzde 20'ye yaklaşan fiyat artışıyla şimşekleri üzerine çeken tekstilciler ise zam yapmadıklarını ve zam yapmaya niyetleri olmadığını söylüyor. İstanbul Tekstil, Hazır Giyim İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, mevsimsel dönüşümün göz önüne alınmadığını belirterek "Biz indirimdeydik. Nisan ve mayıs aylarında yeni koleksiyonlar geldi. Onların fiyatının farklı olması normal. İndirimli fiyatları baz alıp tekstilde zam yapıldı demek yanlış" dedi.
Konutta vade kısaldı
Piyasalarda yaşanan dalgalanma sonrasında bankaların peş peşe tüketici ve konut kredisine uyguladıkları faiz oranlarını yukarı çektiği görülüyor. Bankalar faiz oranını yukarı çekerken, vadeleri de kısa tutuyor. Bankaların 25 yıla kadar çıkardığı vade süresini yedi yıla kadar çektiği görülüyor. Yedi yılın üzerindeki kredilerde genel müdürlük onayının alınması tercih ediliyor. Uzmanlar, konut kredisinde faizlerin yükselmesinin ardından bankaların, uzun vadeli kredi vermekten kaçındığını belirtiyor. Konut kredisinde aylık faiz oranı ise 1.40 düzeyinde.
Elektronikte yaprak kıpırdamıyor
Birçok sektörü etkisi altına alan 'dövizdeki dalgalanma' elektronik ve cep telefonu sektörünü de vurdu. Sektör yetkililerinin deyimiyle 'piyasada yaprak kıpırdamıyor.' Yaz aylarında sektörün zaten bir durgunluk yaşadığını hatırlatan yetkililer, buna bir de dövizdeki artışın eklenmesiyle özellikle geçen haftadan beri tüketicilerin alımlarını durdurmasından yakınıyor.
En sert tepkiyi ise Anadolu'daki tüketicilerin verdiğini belirten yetkililer, bazı ürünlerde kuru sabitleyerek piyasayı hareketlendirmeye çalıştıklarını açıkladı. Tüketicilerin alımlarını en azından bir hafta daha erteleme yolunu seçtiğini söyleyen Armada Bilgisayar Genel Müdürü Mustafa Güven, "Tüketiciler kurun düşeceği beklentisiyle alımlarını durdurdu. Durgunluk mayıs ayı başında başladı ama en büyük etkiyi geçtiğimiz haftada gözlemledik. Bazı şirketler dolar kurunu 1.40 YTL'de sabitledi" dedi.
Cep telefonu artık yüzde 15 pahalı
Dövizdeki yükselişin başladığı ilk hafta satışlarının yüzde 75 düştüğünü hatırlatan Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği (MOBİSAD) Başkanı Murat Dursun, son günlerde bu kaybın azaldığını açıkladı. Bu dalgalanmanın birçok şirketi zarara soktuğunu vurgulayan Dursun, "Bazı şirketler kuru sabitleyerek piyasadaki daralmayı aştı ama büyük zarar ettiler. Biz avroda pozisyonlarımızı 20.00-20.25 YTL'ye göre alıyoruz. Ay sonuna kadar piyasanın toparlanacağını düşünüyoruz. Ama dövizdeki dalgalanma nedeniyle tüketici cep telefonunu yüzde 15 daha pahalı satın alıyor" diye konuştu.