Küresel sendikacılık

Yerli sendika destek istedi
Merkezi Norveç'te bulunan Çerkezköy'deki Jotun Toz Boya Fabrikası'nın 46 işçisi sendikalı olunca 20 Aralık 2004'te işten çıkarıldı. Dört ay fabrika önünde eylem yapan işçilerin bağlı olduğu Petrol-İş Sendikası konuyu uluslararası platformlara taşıdı.
Norveç'te merkeze baskı
Jotun'un Norveç'teki fabrikasında çalışan işçiler, şirkete baskı yaptı. Uluslararası Kimya, Enerji, Maden ve Genel İşçiler Sendikaları Federasyonu da devreye girince fabrika işçilere haklarını verdi. Çerkezköylü işçiler, "Norveçli işçiler dostumuz" diyor.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Artık Türkiye'de de işçiler, küreselleşmenin nimetlerinden faydalanarak haklarını uluslararası platformlarda arıyor. Türkiye'deki işçi-işveren anlaşmazlığı sendikaların üye olduğu uluslararası sendika örgütleri sayesinde tüm dünyada tartışılıyor. Türkiye'deki işçinin hakkı için, çalıştığı uluslararası şirketin merkezinin bulunduğu uzak ülkede bir sendika mücadele veriyor. işverenle pazarlıklar yapıyor. Türkiye için çok yeni olan küresel işçi mücadelesinin son örneği, Çerkezköy'deki bir toz boya fabrikasında başladı. Norveç'te kazanıldı.
Tekirdağ Çerkezköy'deki 80 işçinin çalıştığı, merkezi Norveç'te bulunan Juton Toz Boya A.Ş'nin fabrikasında 2004 Eylülü'nde iki gün grev yapan işçiler sonunda Petrol İş Sendikası'nın öncülüğünde toplusözleşme imzaladı. İşçilerin iddiasına göre işveren imzalanmadan üç ay sonra sendikanın yetkisini düşürmek için yeni işçi aldı. Bunun üzerine fabrikadaki sendikalı 46 işçi, 20 Aralık 2004 günü iş bırakma eylemi yaptı. Eylemin ardında fabrika müdürü, yasadışı grev yaptıkları gerekçesiyle 46 kişiyi tazminatsız işten çıkardı ve haklarında dava açtı. İşçiler ise işe iade ve tazminatlarını alabilmek için karşı dava açtı.
Dava sürerken işçiler, fabrikanın kapısının önünden bir ay boyunca ayrılmadı, Eylemler yaptı. İşveren ise başka işçileri getirerek çalıştırdı. Taraflar 2 ay süren görüşmelerden de sonuç alamadı. Artık işveren görüşülecek bir konunun kalmadığını söylüyordu. Bunun üzerine Petrol-İş Sendikası, Jotun'daki işçilerin mücadelesini uluslararası sendikal mücadeleye dönüştürme kararı aldı. İlk olarak özellikle Avrupa'da etkin olan 'emek haber sitesi' Labour Start'la bağlantı kurdu. İşçilerin mücadelesi farklı dillerde anlatılarak destek kampanyası başladı. Binlerce kişi elektronik posta mesajlarıyla şirketi protesto etti.
Rapor hazırlandı
Sendika ayrıca üyesi olduğu Uluslararası Kimya, Enerji, Maden ve Genel İşçiler Sendikaları Federasyonu (ICEM) ile temasa geçti. ICEM şirketin Norveç'teki yöneticileri ile görüştü. Ayrıca işçilerin hakları için iki kez mektup yazdı. ICEM'in aracılığı ile Norveç'te aynı şirketin işçilerinin örgütlü bulunduğu Kimya İşçileri Sendikası (NKIF) devreye girdi. NKIF, şirketin genel merkezinde konuyu yönetim kurulunun gündeminde tuttu. Bunun üzerine şirket iki uzmanını Türkiye'ye göndererek sendika, işçiler ve fabrika yöneticileri ile görüştü. Bu kişilerin hazırladığı raporda işçilerle anlaşılması önerildi. Bunun üzerine Türkiye'deki yöneticiler tekrar işçilerle görüşmeye başladı. Ayrıca fabrika uluslararası baskı sonucunda kısa sürede Kimya ve Lastik İşverenleri Sendikası'na üye oldu.
İki sendikanın temsilcilerinin de katıldığı görüşmeler sonucunda 26 işçinin tekrar işlerine dönmesi ve işten çıkarılan 20 kişinin tazminatlarının ödenmesinde anlaşıldı. Açılan davalar ise geri çekildi. Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Juton fabrikasında yaşananların küresel sendikacılığın bir zaferi olduğunu belirterek, "Artık giderek küreselleşen dünyada sendikal hareketin de küreselleşmesi gerekiyor. Sadece fabrikalarda verdiğimiz mücadelenin ötesinde küresel sendikacılık yapmamız gerekiyor. Türkiyede'ki sendikal hareketin de yavaş yavaş daha küresel düşünüyor" dedi.
Jotun işçileri için çok sayıda uluslararası temasta bulunan Petrol-İş Uluslararası İlişkiler Birimi sorumlusu Gün Bulut ise "Ara sıra işçi işveren görüşmeleri kesildi. Ama o hale geldiler ki uluslararası dayanışmanın yarattığı kamuoyundan korktular. Fabrikayı kapatmayı düşünüyorlardı. İtibarlarının zedeleneceğini düşünerek bunu yapamadılar. Biz artık küreselleşme koşullarının gerektirdiği analizler yapıyoruz" dedi.
'Norveçliler dostumuz'
Fabrikada 9 yıldır çalışan İşçilerden 35 yaşındaki Mızrap Dede ise "Fabrikaya beli silahlı adamlar getirmişlerdi. Başka işçiler çalışıyordu. Bir şey yapamıyorduk. Norveç'teki işçi arkadaşlarımızın desteği ile kazandık. Norveçli işçilere çok teşekkür ediyoruz" dedi.
Petrol-İş Trakya sorumlusu Tekin Akın ise, "Norveç'teki sendikacıların verdiği desteğe elektronik postalar ile mektuplar ile teşekkür edeceğiz. Onlar artık bizim dostumuz" diye konuştu.
'İşçi hareketi de küreselleşmeli'
Türkiye'deki sendikalar içinde küreselleşen dayanışmanın öncülüğünü Petrol-İş ile birlikte DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası yapıyor. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, "Türkiye'de sendikalar, uluslararası kuruluşlar ile yeterince ilişki halinde değil. Bizim Avrupa Metal Federasyonu ve Uluslararası Metal Federasyonu ile çok iyi ilişkilerimiz var. Avrupa'daki pek çok sendika ile sürekli ilişki halindeyiz. Son zamanlarda uluslararası ilişkiler yoluyla uluslararası şirketlerde örgütlendik. Buradaki örgütlenmeden doğan sorunların çözümünü uluslararası ilişkiler ve oradaki sendikaların baskıları ile sağlamış durumdayız. Türkiye'deki tüm gelişmeleri uluslararası bir dergi ile 300 tane uluslararası sendikaya gönderiyoruz" dedi.