'Kurulları sindiremedik'

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, toplum ve siyasi olarak üst kurullara 'yanlış bir bakış' olduğuna dikkat çekerek, "Bu tür kurumları henüz sindiremediğimizi görüyoruz.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

BOLU - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, toplum ve siyasi olarak üst kurullara 'yanlış bir bakış' olduğuna dikkat çekerek, "Bu tür kurumları henüz sindiremediğimizi görüyoruz. İçimize sindiremedik" dedi. Cansızlar, el konulan ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinde hissesi bulunan ortakların da mağduriyetlerinin giderilmesini isterken, "Bunun maliyeti 250 milyon YTL, yani bir avuç YTL" diye konuştu.
SPK tarafından 'AB sürecinde sermaye piyasası mevzuatımız' başlığı altında düzenlenen arama konferansında konuşan Cansızlar, SPK mevzuatını şubatta tamamlanarak Başbakanlığa sunmayı hedeflediklerini söyledi. Hazırlanan taslağa ilişkin 'çok kapsamlı' eleştiriler yapıldığına dikkati çeken Cansızlar, "Aslında ben de buna katılmıyor değilim. Kanun çerçeve niteliğinde olmalı. Bazı hususlar Bakanlar Kurulu kararları ve tebliğlere bırakılmalı" dedi.
Cansızlar, taslağın sektörün katılımıyla olgunlaştırılacağını belirtirken, bağımsız otoritenin nasıl yapı ile yasaya yansıyacağının da netleştirilmediğine dikkati çekti. Bunun tartışmalardan sonra kanuna yansıtılması gerektiğini vurgulayan Cansızlar, şöyle konuştu:
"Toplum olarak, siyasi bakış olarak bir yanlışımız var. Bu tür kurulları henüz sindiremediğimizi görüyoruz. İçimize sindiremedik. Bu bir kültür birikimi sorunu, zaman ister. Mali ve idari olarak özerk yapıların korunduğu ülkelerde ekonominin şartlarının çok daha rahat döndüğünü görüyoruz. Bağımsız idare derken, başıboş otorite kastedilmiyor. Bu kurulların, bu otoritenin hükümetlerle çalışması gerekir. Ama operasyonel seviyede bağımsız olmalı."
Cansızlar, sermayenin serbest dolaşımıyla ilgili Brüksel'de bir brifing vereceklerini söyledi. Türkiye mevzuatının AB'nin hemen hemen benzeri olduğunu vurgulayan Cansızlar, yapılacak olanın 'ince ayar' olduğunu kaydetti.
ÇEAŞ-Kepez işi çözülmeli
Uzan Grubu'na aitken el konulan ÇEAŞ, Kepez ve batan bankalar da hisse sahibi olanların mağduriyetine de değinen Cansızlar, küçük tasarruf sahiplerinin korunması ve sermaye piyasasının bu iki önemli sıkıntısının giderilmesi gerektiğini söyledi. ÇEAŞ ve Kepez mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesinin 250 milyon YTL olduğunu belirten Cansızlar, "Yani bir avuç YTL. Bu ortakların mağduriyetlerinin giderilmesinde fayda var" dedi. Mortgage yasa tasarısına da değinen Cansızlar, uzun vadeli kredi verecek sistemin desteklenmesi için yurtdışı fonlarına ihtiyaç bulunduğunu, bu fonları çekmek için de yüzde 15 oranındaki stopajın sıfırlanması gerektiğini dile getirdi.
Sermaye piyasası araçları üzerindeki vergilerin 2006'da yüzde 15 oranında eşitlenmesine de değinen Cansızlar, "Çok önemli bir düzenleme kendi alanında devrim niteliğinde. Kamu-özel sektör şartları arasında fark ortadan kalkıyor. Büyük cesaret istiyordu, yapıldı" dedi. Ancak ideal vergi sisteminin beyan unsuru olduğuna işaret eden Cansızlar, tüm kazançların birleştirilerek beyan edilmesinin en doğru yol olduğunu kaydetti. Cansızlar, geçici süreyle uygulanacak yüzde 15 verginin yüksek bir oran olduğunu, sadece satışlardan on binde bir işlem vergisi alınmasının daha doğru olacağı ısrarını da sürdürdü. SPK Başkanı Cansızlar, "Sektörden tepki gelmesi gerekir ki bu düzeltilebilsin" diyerek de sektöre "Sesinizi çıkarın" çağrısında bulundu.
Sıkı tasarruf tedbirleri sıkıyor
SPK'nın Abant toplantıları bu defa tasarruf genelgesi nedeniyle 'sessiz' geçti. Katılımın düşük olduğu konferansta sıkıntılar SPK Başkanı ve İMKB Başkanı tarafından da dile getirildi. SPK Başkanı Cansızlar, katılım azlığını Başbakanlık genelgesine bağlarken, tasarruf yapalım derken daha fazla harcama yapıldığını da vurgulamaktan geri durmadı. Cansızlar, bağımsız otorite olan İMKB'nin yurtdışına gitmek için Başbakanlık'tan izin almak zorunda kalmasının da düşündürücü olduğunu söyledi.
İMKB Başkanı Osman Birsen ise Başbakanlık genelgesinin İMKB'ye de uygulanmasının SPK tarafından Başbakanlığa yöneltilen bir soru sonrasında gündeme geldiğine dikkat çekti. Osman Birsen, uygulamanın düzeltilmesi için arayışların sürdüğünü, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in konuyla ilgilendiğini belirterek, "Bir orta yol bulundu. Mesele sistemin dışına çıkmak değil. İMKB, bir kamu tüzel kişisi ama özel ve özerk bir kurum. Bunun bu şekliyle nasıl tasarruf edebilir, neler yapar bununla ilgili bir anlayış birliği sağlanacak. Yabancıların 30 milyar dolar yatırdığı bir piyasa, öte yandan 1.5 trilyon dolar işlem hacmi yapıyorsunuz. Bu böyle hafife alınacak bir kurum değil. Burada bir sıkıntı varsa, siz dahil herkesin yardımcı olması lazım" diye konuştu.
Birsen, "Bir de sağlık konusu var. Üst düzey personelin çoğunun eşi Emekli Sandığı veya SSK'ya tabi. Buna karşılık şoförlerin eşleri çalışmıyor. Böyle olunca İMKB'nin sağladığı üst düzey sağlık hizmetlerinden sadece şoförlerin eşleri yararlanıyor" dedi.