Kuyruklar dışarı taşındı!

Sağlık alanında ikinci sınıf muamele gördüğü savunulan SSK hastalarına daha kaliteli ve hızlı hizmet vermek amacıyla SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı'na devredildi ama SSK'lıların çilesi katlanarak büyüdü.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Sağlık alanında ikinci sınıf muamele gördüğü savunulan SSK hastalarına daha kaliteli ve hızlı hizmet vermek amacıyla SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı'na devredildi ama SSK'lıların çilesi katlanarak büyüdü. Hastanelerde kuyruk bitmiş gibi görünüyor, çünkü fotokopi hizmeti hastanede verilmiyor, yani kuyruk hastane dışında sürüyor.
SSK hastanelerinin devrinden sonra eski ve yeni uygulama arasındaki farklılıkları ilk günlerin acemiliği içinde değil, devrin üzerinden iki haftadan fazla bir zaman sonra gözlemledik. Üstelik, daha önce Radikal'de aktardığımız 'kılavuz' bilgilerle donanmış olarak hastaneye gittik. Yanımızda, nüfus cüzdanı, sağlık karnesi ve vizite kâğıdı ve fotokopileri, vatandaşlık numarası gibi gereken tüm belge ve bilgiler vardı.
Eskiden Sosyal Sigortalar Kurumu'na ait bir hastaneye gittik. Gitmeden önce, ilgili bölümden randevumuzu aldık. Saat 9.30'da olan randevu için biraz erken gitmiştik. Az sayıda hasta vardı.
Tedbirli olmak şart
Hemen bilgisayara kaydımızı yaparak bize hastanenin diğer bölümlerinde de kullanılabilecek ve 20 gün geçerli bir hasta kayıt fişi verdiler. Bunun için vizite kâğıdı, nüfus cüzdanı ve sağlık karnesi fotokopisi istendi. Bu belgeler olmasaydı, yaklaşık bir saat fotokopi kuyruğunda bekleyip, randevu saatini de kaçıracaktık.
Sırada sadece bir hasta olduğundan bu belgelerle doktora neredeyse hiç beklemeden muayene olduk ve ilacımızı yazdırdık.
Yine, daha önce anlaşmalı eczaneyle görüşmemizden elde ettiğimiz bilgilere dayanarak, raporumuzda yer almayan eksik bir unsuru da doktora eklemesini rica ettik. İki kere gel-git yapmaktan kurtarmış olduk. Çünkü, istenilen ibare olmadan eczaneden ilaç alma şansımız yoktu. Bu nedenle, eczaneden tekrar hastaneye dönecek ve bunu da ekletmek için bir saat daha harcayacaktık.
Fotokopi makinesi bozuk
Reçetemizi bölüm sektereterliğine kaydettirdikten sonra onay için başhekimliğe gitmemiz söylendi. Ancak, bunun için yine fotokopi gerekiyordu. Doktorun ilacı yazdığı raporun arkalı-önlü fotokopisi isteniyordu. Bunu önceden hazırlama şansınız yok. Çünkü, hastanede o günkü tarihle yazılıyor. Ayrıca vizite kâğıdını doktora verdiğiniz için, vizite kâğıdının fotokopisi ve sağlık karnenizin fotokopisine de 'aslı gibidir' damgası vurdurmanız gerek.
Bu işlemler için önce fotokopi çektirmeniz gerekiyor. Eski alışkanlıkla hastanenin alt katındaki fotokopicilere gittik. Ama ikisi de kapalıydı. Bir görevli, her bölüme fotokopi makinesi alındığını, muayene olduğumuz yerde çektirebileceğimizi söyledi. Sağlık Bakanlığı, fotokopi çilesini sona erdirmek için bölümlere birer makine almış. Bölüme çıktık, makine vardı ama "Çalışmıyor" denildi. Yandaki bölüme gidip rica ettik, "Çekemem" yanıtını aldık.
'Sağlık Bakanlığı' kaşesi
Çaresiz olarak hastanenin dışında bir büfenin önündeki kuyruğa girdik. Bir saate yakın zamanda, kuyruğu delme girişimlerinde bulunanlarla yaşanan kavgaların ardından sorunu çözdük. Ama bu gereksiz zaman katli o kadar can sıkmıştı ki, gerekli de gereksiz de olsa, reçeteye varıncaya kadar elimizdeki tüm belgelerin fotokopisini çektirdik.
Ardından, yeniden hastaneye gidip fotokopilere 'aslı gibidir' damgası vurdurduk. Eczacı daha önce uyardığı için reçetede de onay damgası vurulmasını istedik ama görevli doktor, kaşesinin 'Sağlık Bakanlığı' olarak yenilendiğine dikkati çekerek buna gerek olmadığını ifade etti. Israr edince yönetmeliğin ilgili sayfasının fotokopisini gösterdi. İşlem bitmişti. Artık önceden öğrendiğimiz eczanenin yolunu tuttuk. Saat 09.00'da girdiğimiz hastaneden çıkışımız iki saati aşmıştı.
Tam bitti derken...
Her şey bitti ve ilaca kavuşacaktık; 'İki saat beklemişiz o kadar da sorun değil' diyerek avunduk. Ama eczaneye gelince bir sorun daha çıktı. Doktorun yazdığı reçetede, ilacın kullanım dozu yazılmamıştı. Ezacıya, "Raporda bu belirtiliyor. Ayrıca, bu hastalık için hangi dozda kullanılacağı bir kural" dedik ama "SSK parayı verirken öyle demiyor" yanıtını aldık. Tekrar hastaneye döndük, bir saat harcayarak, bu ibareyi de reçeteye eklettirdik. Allahtan bilgisayarlar çalışıyordu, kaydımız vardı ve ilaca kavuştuk. SSK döneminde yarım saatlik işlemi üç saate çıkarmış olsak da...
Başesgioğlu adım atmalı
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, daha kaliteli ve daha hızlı bir hizmet anlayışıyla yola çıkmıştı. Hiç şüphe yok ki, her bölüme fotokopi makinelerini de bu amaçla aldırmıştı. Ancak, bürokratik zihniyeti kırmak için şu belge fotokopisinden vazgeçilse, mevcut kayıtlarla tıpkı Emekli Sandığı'nda olduğu gibi rapor ve reçeteyle yetinilse. Tabii, bunun için ödemeyi yapan SSK'nın bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun da bir adım atması gerek.
Sağlık karnesi rezaleti
Hastanede muayene sürecini tamamlayan SSK'lıları bekleyen en önemli sorunlardan biri eczanelerde yaşanıyor. Sistem eski sağlık karnelerini tanımadığı için tüm işlemleri yaptırmanıza rağmen ilaç alamıyorsunuz. Bu nedenle de ilacı parayla almak zorunda kalıyorsunuz. Sağlık karnelerinin yeni sistemle uyumlu olmadığını bir bedel ödeyerek öğrenen SSK'lılar, karnelerini değiştirmek için sigorta müdürlüklerinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Sağlık karnelerinin ilk sayfasının üzerine bilgisayar çıktısı yapıştırmak için günlerce uğraşan SSK'lılar, bu önemli sorunun bir an önce çözümlenmesini bekliyor.