'Kuzey Kıbrıs ile iş yapabiliriz'

Türk-Alman Ekonomi Kongresi'nde konuşan Almanya Başbakanı Schröder, Türkiye ile ülkesi arasındaki işbirliğine Kuzey Kıbrıs'ın da dahil edilebileceğini söyledi. Schröder, Kuzey Kıbrıs'ta refahın geliştirilmesine yönelik projelere de destek mesajı verdi.
Schröder, Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Erdoğan'ın
'Almanya'nın 'Ermeni soykırımı' için karar almasını engelleyin' talebini ise şöyle yanıtladı: "Açık denizde ve parlamentolarda işiniz tanrıya kalmıştır."
Haber: İLKER PEHLİVAN / Arşivi

İSTANBUL - Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Türkiye ile tarımda, turizmde ortak bir şeyler yapılabilir mi sorusuna Kuzey Kıbrıs'ın da dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder
ile Başbakan Tayyip Erdoğan, Türk Alman Kongresi öncesinde Dolmabahçe Sarayı'nda her iki ülkede yatırım yapan işadamlarıyla bir araya geldi.
Basına kapalı toplantıya, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, Mustafa Koç, Mustafa Boydak, Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Çalık, Ahmet Zorlu, Zeynep Bodur ve Ferit Şahenk'in de aralarında bulunduğu 12'si Türk, 12'si yabancı 24 işadamı katıldı.
Toplantıda, Erdoğan ve Schröder'in, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde
işadamlarının sorunlarını dinlediği öğrenildi. Bu toplantının ardından Başbakan Erdoğan ile Schröder, aynı arabayla, Türk-Alman Ekonomi Kongresi'ne katılmak üzere Grand Cevahir Otel'e gitti. Almanya Başbakanı Schröder, konuşmasında, Türkiye ile ülkesi arasındaki işbirliğine Kuzey Kıbrıs'ın da dahil edilebileceğini ve Almanya'nın bu konuda öncü olabileceğini ifade etti. Türkiye ile Almanya arasında her alanda işbirliği yapılabileceğini belirten Schröder, Kuzey Kıbrıs'ta refahın geliştirilmesine yönelik projelere destek sağlayacakları yönünde mesajlar verdi. "Hemen her alanda, 'tarımda, turizmde ortak bir şeyler yapılabilir mi' sorusuna "Kuzey Kıbrıs'ı da dahil etmeliyiz" sözleri üzerine katılımcılardan büyük alkış alan Schröder konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kıbrıs'ta adil olmak lazım. Adanın bütünlüğü konusunda Kuzey Kıbrıs fevkalade önemli karar almıştır. Ne yazık ki bu karar, Ada'nın bütününde paylaşılmamıştır." Kuzey Kıbrıs'ın Türk-Alman işbirliğinin parçası olabileceğine değinen Schröder, meselenin Kıbrıs'ın bir kesimini diğeriyle çatıştırmak değil, BM çerçevesinde birleştirici yollar bulmak olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan da, Türk ekonomisinin son yıllardaki başarılı gelişmelerle dünyanın takdirini kazandığını vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin dış ticaretinde de gelişmenin sürdüğünü belirterek, TL'nin değer kaybetmesine rağmen 2004'teki ihracatın yüzde 30'dan fazla artış gösterdiğini söyledi.
Üçüncü ülkelerde işbirliği
Erdoğan, şöyle devam etti: "Vurgulamak istediğim diğer konu da Türkiye'nin coğrafi konumu sayesinde yeni ve gelişime açık pazarlara açılmak isteyen yatırımcılara perspektif sunması. Özellikle iki bloklu sistemin çöküşünü izleyen dönemdeki gelişmeler Orta Asya, Balkanlar ve Ortadoğu gibi ülkemizin tarihi, kültürel ve ekonomik bağları bulunan bölgelerde işbirliği fırsatları ortaya çıkardı. Türk ve Alman firmalarının, üçüncü ülkelerde işbirliği olanaklarını araştırmaları ve ortak girişimler gerçekleştirmelerinin her iki tarafın da menfaatine olduğu açık. Bu bağlamda Türk firmalarının, Rusya Federasyonu'nda, Afganistan'da, Kuzey Afrika'da ve Orta Asya ülkelerinde yatırım ve müteahhitlikteki başarıları başka bölgelerde yapılacak çalışmalar için önemli referans teşkil ediyor. Almanya makamlarının da, Alman firmalarını ülkemiz ve firmalarımızın denetim ve yeteneklerinden Irak dahil, üçüncü ülkelerde ortak girişimler gerçekleştirme yönünde özendirmesini bekliyoruz."
Kemal Şahin: Türkiye Avrupa'nın Çin'i olabilir
Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Başkanı Kemal Şahin, toplam 733 milyar avro ihracatıyla dünya şampiyonu olan Almanya ile Avrasya merkezinde 'Boğaz'ın kaplanı' konumuna gelen Türkiye'nin, birbirleri için önemli potansiyel arz ettiğini söyledi. Almanya'nın ekonomik ve sosyal alanda Türkiye'nin en önemli partneri, Türkiye'nin genç nüfusu ve yüzde 10'lara yaklaşan büyüme hızıyla Alman ekonomisi için geleceğin en cazip yatırım ve ticaret ülkesi olma yolunda bulunduğunu kaydetti. Şahin, şöyle dedi: "Sadece geçen yıl iki ülke arasıdaki dış ticaret hacmi yüzde 25 artarak 20 milyar avroya ulaşmıştır. Bu tür organizasyonlar sayesinde dört yılda ikili ticaretin 2.5 kat artarak 50 milyar avroya çıkmasını bekliyoruz. Üç yılda Türkiye'nin GSMH'da büyüme hızı Avrupa ortalamasının dört kat üstünde olmuştur. Türkiye'yi kendisine üs olarak seçen Avrupa,
bu sinerjiyle Çin, Hindistan, ABD gibi bloklara karşı daha güçlü konuma gelebilir. Türkiye, hinterlandı ile Avrupa'nın Çin'i olabilir, Avrupa ekonomisinin büyümesine önemli katkı sağlayabilir."