Lastikte 1 puanlık eksik hava fren mesafesini 4 metre uzatıyor

Lastikte 1 puanlık eksik hava fren mesafesini 4 metre uzatıyor
Lastikte 1 puanlık eksik hava fren mesafesini 4 metre uzatıyor
Michelin'in araştırmasına göre Türkiye'de sürücülerin yüzde 53'ü düşük havalı lastiklerle yolculuk yapıyor. Araçların 10'da 1'inde ise lastikler hiç binilmeyecek kadar tehlikeli. Ancak Türkiye, düşük havalı lastiklerin yüzde 60'lar seviyesinde olduğu Avrupa'dan daha iyi durumda
Haber: İLKER PEHLİVAN / Arşivi

İSTANBUL - Lastik devi Michelin’in beş ilde yaptığı araştırma, trafikteki her 10 araçtan birinin kesinlikle kullanılmayacak kadar düşük havayla gezdiğini ortaya çıkardı. Geçen yıl yüzde 63 olan düşük havalı lastikle kullanılan araç oranı ise bu yıl yüzde 53’e indi. Türkiye bu rakamla yüzde 60’lar seviyesinde olan Avrupa ülkelerinden daha iyi çıktı.
Michelin Türkiye Pazarlama ve İletişim Direktörü Sertan Akçagöz ile araçların yolla temasını sağlayan tek nokta olan lastikler, düşük hava basıncı ve Michelin üzerine konuştuk.  

Amaç ölümleri azaltmak
2004 yılında Avrupa Komisyonu, 2010 yılına kadar trafik kazalarından kaynaklanan ölümlerin yüzde 50 azaltılması hedefini belirlemişti. Michelin de bu girişimin bir parçası olarak ‘Doğru Hava Basıncı’ aktivitelerini tüm AB ülkelerinde gerçekleştirme kararı almıştı. Sartan Akçagöz, Türkiye’de çeşitli illerde düzenledikleri etkinliklerle buna katkıda bulunmaya çalıştıklarını söyledi. Doğru hava basıncının etkisini anlatmak için bilinç kampanyası düzenleyen Michelin, bu çalışmayı Türkiye’de de 2004 yılında başlattı.
Michelin’in ‘Lastiklerde Doğru Hava Basıncı’ aktiviteleri bu yıl 5’inci kez düzenlendi. 15 Ekim- 18 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlik İstanbul Anadolu ve Avrupa yakalarının yanı sıra Ankara, İzmir, Denizli ve Antalya’da düzenlendi. 

Düşük hava ne yapıyor?
Sertan Akçagöz, düşük lastik havasının ani patlama riski, yağışta uzayan fren mesafesi ve lastik ömrünün azalmasını beraberinde getirdiğini söylüyor. Düşük havalı lastiklerde yuvarlanma direnci arttığı için yakıt tüketimi de hissedilir ölçüde yükseliyor.
Avrupa’da düşük havalı lastiklerin yüzde 60’lar seviyesinde bulunduğunu anlatan Akçagöz, Türkiye’nin bu alanda Avrupa’dan daha iyi durumda olduğunu belirtiyor. Akçagöz, “Bazı kazalarda virajda araç savruldu, fren tutmadı gibi şikâyetler belirtiliyor. Pek farkedilmiyor ama bunların büyük kısmının arkasında düşük lastik basıncı sorunu var” diyor.

15 günde bir kontrol
Akçagöz, 70 kilometre hızla giderken 1 PSİ’lık (lastik basınç ölçü birimi) düşük havanın dört metre daha uzun fren mesafesi anlamına geldiğini söylüyor. Dört metre neredeyse bir otomobil uzunluğuna denk geliyor.
Akçagöz’ün verdiği bilgiye göre doğru basınç için her 15 günde bir lastik havasının kontrol edilmesi gerekiyor. Ancak Michelin Türkiye’de bu periyodu şimdilik bir ay yapmak için çalışıyor. Akçagöz, “Kontrol edilmesi gerekiyor çünkü lastikler mutlaka hava kaçırıyor” diyor. 

Ömrü azalıyor
Lastik hava basıncı düştükçe, lastiğin yuvarlanma direnci artıyor. Böylece ortaya çıkan enerji kaybının motor tarafından dengelenmesi daha fazla yakıt tüketimine neden oluyor. Eksik hava basıncı ayrıca lastik omuzlarında fazla basınca ve bunun sonucunda yıpranmaya yol açarak, lastik ömrünü yüzde 30’a kadar azaltıyor.

45 binde amorti!
Michelin Energy Saver lastikleriyle 100 km’de 0.2 litre yakıt tasarrufu sağladıklarını söyleyen Sertan Akçagöz, “Ancak kullanıcının sadece lastik havasına bakması gerekiyor. Bu tasarrufla CO2 emisyonu da km başına 4 gram kadar düşüyor. Tam dolu bir deponun maliyeti de 2 avroya kadar azalıyor. Bu sayede lastik 45 bin kilometrede kendi maliyetini çıkarıyor” diyor. 

‘Lastikçide kontrol edin’
Akçagöz, araç üreticilerinin tavsiye ettiği havayı uygulamak için en doğru yolun yetkili lastik bayileri olduğunu söylüyor. Akçagöz, benzincilerin çoğunda pompa kalibrasyonlarının doğru olmadığı konusunda da uyarıyor. Hava pompaları sürekli kullanıldığı ve sık sık kontrol edilmediği için ölçme kabiliyeti azalıyor.

Lastikte ses seviyesi yazacak
Sertan Akçagöz, Avrupa Komisyonu’nun 25 Kasım’da toplanarak 2012’ye kadar uygulanacak bir yasa çıkardığını hatırlatıyor. Yeni yasaya göre artık lastikte üç ana unsur olacak. 2010’dan itibaren Avrupa’da satılacak lastiklerde A’dan H harfine kadar yuvarlanma direnci puanlaması yazacak. Yani buzdolapları ya da elektronik aletlerdeki gibi enerji verimliliği puanı yazan bir çıkartma olacak. Ses seviyesi ve fren mesafesi de lastiğin üzerinde yazacak. Akçagöz, bu yasanın Avrupa’dan sonra kısa sürede Türkiye’de de uygulanacağını söylüyor. 

Lastik adamın değeri 1.5 milyar dolar
1800’lerin sonunda bisiklet lastiği üretmek için Edouard ve Andre Michelin kardeşler tarafından kurulan şirket ilk havalı lastiği üretti. Bugünkü lastiğin atası olan çelik radyal lastiği de onlar yapmıştı. Lastiğe ilk kez silikayı koyan şirket de Michelin oldu. 1992 yılında lastiğe eklenen silika ile daha az enerji harcanmasını sağlayan lastiği ilk kez Michelin üretti. 1992 yılı, böylece ‘yeşil’ lastiğin ilk kez piyasaya sürüldüğü tarih oldu.
Bugün şirketin marka değeri 1.5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bibendum yani lastik adam Michelin’in marka sembolü olarak biliniyor.
Bibendum’a 1894’te gerçekleşen Lyon Evrensel Sergisi’nde üst üste yığılmış lastikler ilham kaynağı oldu. Edouard, Andre’ye yığını göstererek “Kolları olsaydı, bir insan olabilirdi” demişti.
Andre Michelin, birkaç yıl sonra bu benzetmeyi hatırlayıp lastik yığınlarından oluşan lastik adamı oluşturdu.
Bibendum’un çizgileri araç lastikleri kalınlaştıkça daha kalın hale geldi ve 100 yıldan fazla süredir büyük değişiklik göstermedi. 1920’lerde Michelin kardeşler tarafından kamyonların üzerinde gezdirilerek tanıtılan lastik adam Türkiye’de de uzun süre kamyon ve TIR’ların üzerinde yolculuk yaptı...

‘7 derecenin altında kış lastiği şart’
Sertan Akçagöz havaların soğumaya başladığı bu günlerde otomobil için en önemli konulardan birinin kış lastiği olduğunu vurguluyor. Akçagöz “Sıcaklık 7 derecenin altına indiğinde yazlık lastikler kesinlikle kullanılmamalı. Çünkü doğal kauçuk olan lastikler soğukta sertleşiyor. Kimyasal yapısı değişen lastikler yola daha az tutunuyor” diyor. Türkiye’de lastik pazarının yüzde 15’ini kış lastikleri oluşturuyor. Akçagöz ciddi sayabilecek bu rakamın büyük tanıtım faaliyetleriyle son 5-6 yıl içinde oluştuğunu söylüyor. Avrupa ise kış lastiğine büyük
önem veriyor. Bazı bölgelerde kış lastiği trafikte zorunlu tutuluyor.