Lipton: Sudan sonra en ucuz içecek olan çay kriz falan dinlemiyor, Türkler tüketimi artırıyor

Lipton: Sudan sonra en ucuz içecek olan çay kriz falan dinlemiyor, Türkler tüketimi artırıyor
Lipton: Sudan sonra en ucuz içecek olan çay kriz falan dinlemiyor, Türkler tüketimi artırıyor

Toplantıya Lipton Dünya Başkanı Didier Dallemagne, Lipton Enstitü?den Jane Rycroft ve Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin (soldan sağa) katıldı.

Çay tüketiminin krizde arttığını belirten Lipton Dünya Başkanı Didier Dallemagne, 'Krizin sektöre zerre etkisi yok' dedi. Dallemagne, çay tüketiminde lider olan Türkiye'nin Lipton'un cirosuna en fazla katkı sağlayan ikinci ülke olduğunu söyledi

İSTANBUL - Dünyanın ikinci büyük içecek markası Lipton’un Dünya Başkanı Didier Dallemagne, çayın sudan sonra en fazla tüketilen ve en ucuz içecek olduğunu belirterek, krize rağmen büyümeye devam ettiklerini söyledi.
Dünyada krizin patlak verdiği Ekim 2008’den bu yana çay pazarının yüzde 10 büyüdüğünü kaydeden Dallemagne, “Türkiye’de pazar geçen yılın aynı dönemine oranla 2009’un ilk iki ayında yüzde 16 büyüdü, kriz hiç etkilemedi, etkilimez” dedi. Lipton’un 2008’de Türkiye’de yüzde 17 büyüdüğünü belirten Dallemagne, Türkiye’nin bu başarılı performansıyla 3.6 milyar avro cirolu Lipton’un faaliyet gösterdiği 150’yi aşkın ülkede büyümeye en çok katkı sağlayan ikinci ülke olduğunu söyledi. 1986 yılında Rize’de bir fabrikayla girdikleri Türkiye pazarında aralıksız büyümeye devam ettiklerini vurgulayan Dallemagne, Türkiye’nin kişibaşı çay tüketiminde günde ortalama dört bardakla lider olduğunu belirtti.

Kriz eve kapattı
İnsanların  kriz nedeniyle genellikle evlerinde vakit geçirdiklerini belirten Dallemagne, şöyle devam etti: “Çay, insanları bir araya getiriyor. Türklerin böyle bir ritüeli var. İnsanlar aileleriyle oturup, çay tüketiyorlar. Nüfusun yüzde 96’sı her gün çay içiyor. Ayrıca Türkiye, Hindistan’dan sonra dünyadaki ikinci büyük pazar.” Lipton’un 5 bin yıllık çay tarihine, Thomas Lipton’un bir hediyesi olduğunu vurgulayan Dallemagne, ülkelere göre çay tüketimini de şöyle anlattı: “Çay, ilk olarak Çin’de keşfedilmiş. Çin ve Japonya’da yeşil çay tüketiliyor. Türkler genellikle cam bardakta şekerli siyah çay içiyor. ABD’de çay satışlarının yüzde 75’i buzlu çaydan geliyor. İngiltere’de de sütlü siyah çay tüketiliyor. Hindistan’da da böyle.”
Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin de Lipton’un, krize rağmen 2009’da büyümeye devam ettiğini ve yatırımlarını artırdığını söyledi. Türk çay pazarının 1 milyar TL’ye ulaştığını belirten Seçkin, bunun yüzde 93’ünün paket çay olduğunu vurguladı. Lipton’un Türkiye pazarında ikinci sırada yer aldığını aktaran Seçkin, “Türk halkı yalnızken de, bir araya geldiğinde de çay içer. Çok da ucuz bir içecek olduğundan önümüzdeki dönemde de çay tüketimi artacak” dedi.
Lipton’un Karadeniz Bölgesi’nde üç fabrikasında 800 kişiye istihdam sağladığını vurgulayan Seçkin, “Kabaca bir hesapla, bölgede 65 bin kişinin hayatında Lipton’un önemli bir yeri var” dedi.

‘Kalp krizine karşı her gün çay için’
Çayın sağlık üzerindeki etkilerini araştıran Lipton Çay Enstisütü uzmanı Jane Rycroft da, çayın hastalıkları önlemeye yardımcı olduğunu vurguladı. Rycroft, şu bilgileri verdi:
“Çay, içeriğinde en güçlü antioksidanlardan biri olan flavonoidleri barındırır. Flavonoidler, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek; kanser, erken yaşlanma ve daha birçok hastalığa neden olan etkileri önlemeye yardımcı olur. Günde üç fincan çay kalp krizi riskini yüzde 11 azaltır ve kalp krizinden de yüzde 20 korur.”
ABD’nin önde gelen üniversitelerinden California Üniversitesi’nde yürütülen araştırma sonuçlarına da dikkat çeken Rycroft, günde üç fincan siyah veya yeşil çay tüketen kişilerde, felç riskinin de yüzde 21 oranında azalabildiğinin saptandığını kaydetti.(Radikal)