'Londra'dan havale gelmedi'

Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu'nda haklarında Meclis soruşturması istenen eski Maliye Bakanları Zekeriya Temizel ve Sümer Oral suçlamaları reddederek dava açacaklarını belirtti.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu'nda haklarında Meclis soruşturması istenen eski Maliye Bakanları Zekeriya Temizel ve Sümer Oral suçlamaları reddederek dava açacaklarını belirtti. Londra'dan kendi hesabına 663.3 bin YTL havale gönderdiği iddia edilen eski Devlet Bakanı Salih Yıldırım ise Londra'dan olayla ilgili tek kuruş havale gelmediğini, ilgisi ispatlanırsa kendini yakacağını söyledi. İddialara maruz kalan eski bakanların yanıtları şöyle:
Salih Yıldırım: İddialarla ilgili komisyondan hiç aramadılar, tek kelime dahi sormadılar. Bu sorumsuzluk, insafsızlık, ahlaksızlıktır. Doğrusu bu uğraşlar ben de şu intibaı uyandırıyor: Acaba barışa katkının karşılığı bu mu, acaba barışa katkı birilerini rahatsız mı etti? 15 yıldır Londra'ya gitmedim. Dolaylı dolaysız ne Londra'dan, ne bir köyden veya kentten tek dolaylı kuruşun benim hesabıma transferi söz konusu değil. Çiğdem Yıldırım, eşim değil kızım. Raporda sözü edilen 51.8 milyar lira Almanya'ya kızımın aldığı yeni araba için gönderilen para. Yasadışı, uygunsuzlukla ilgili tek cent'i benim hesabımda, benim hayatımda ne siz, ne de başkası bulamaz. Bir tek delikli kuruşum dahi yok, kardeşim ne Londra'da, ne başka kentte. Hukuk mücadelemi elbette yürüteceğim. Dolaylı dolaysız tek delikli kuruşla ilgimi ispatlarlarsa, 62 yıllık yaşamım boyunca tek çakmak dolusu akaryakıtla ilgimi ispatlarlarsa kendimi yakarım. Eğer ispatlamazlarsa, onlarda onur, şeref diye bir şey varsa aynı şeyi onların da yapması gerekir.
Zekeriya Temizel: Olayı öğrenmeye çalışıyorum. Böyle bir olayın olabileceğini rüyamda göremezdim. Maliye Bakanı Temizel, 'akaryakıt kaçaksı' ilan edilmek... Korkunç bir olay. Hele komisyonun suçu söylemeden suçlu ilan etmesi kadar da korkunç bir şey olamaz. Neyle suçlanıyorum. Yurtdışında sizlerin haberlerinden öğrenebildim. Habur'daki TASİŞ depolarındaki mazotun kamu kurumlarının ihtiyacında kullanılmak üzere Şırnak Valiliğine tahsisini önermişler, kabul etmişim. Nerdeymiş suç... Yani, kamu malının, kamu kurumunun gereksinmesinde kullanılması için önerilip de buna onay verilmesi ile Maliye Bakanı nasıl akaryakıt kaçakçısı olurmuş... Bu nasıl kamu vicdanıdır? Bunun hesabını herkes kesin olarak verecektir.
Oral, TV'den öğrenmiş!
Sümer Oral: Bize harhangi bir başvuru olmadı. Televizyondan öğrendim. Valiliğin talebi üzerine devlete el konulmuş akaryakıtın bir kısmını Şırnak Valiliği'ne tahsis ettik. Bu normal bir işlem. Biz göreve gelir gelmez, o bölgede akaryakıtta vergi kayıt ve kaçağını önlemek için özel düzenleme yaptık. Biz oradaki vergi kaybını asgariye indirebilmek için gayret gösterirken, böyle şeyle karşılaşınca gerçekten çok üzüldüm. Ayrıca, valiliğe tahsis edilen akaryakıt (motorin) ile ilgili müfettişlerce incelemeler de yapıldı. Bu komisyon bunlara niye bakmamış?