Maksat herkes 'ev'lenebilsin

  • Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda ele alınan 'uzun vadeli, uygun koşullu' konut finansman (mortgage) sistemi taslağında büyük ölçüde mutabakat var.
  • Bankacılar, henüz bitmemiş konutların da sisteme dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Başbakan Yardımcısı Şener, "Tüm öneriler değerlendiriliyor" dedi.
  • Vergi indirimiyle sistemin teşvikinin artırılması konusunda Maliye ile görüşmeler sürüyor. Kullanıcı için iki faiz tipi öngörülüyor: Sabit ve değişken faiz.
  • ANKARA - Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, önceki gün yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında ele alınan 'uzun vadeli, uygun koşullu' Konut Finansman (mortgage) sistemine ilişkin yasa taslağında, büyük ölçüde mutabakat oluştuğunu açıkladı. Şener, taslak üzerinde küçük düzenlemeler yapılacağını ve yeni dönemde TBMM'ye sunulacağını söyledi. Şener, mortgage sisteminde faizlerin düşük olacağını kaydetti. Şener, önceki günkü EKK toplantısında görüşülen konularla ilgili basın toplantısı yaptı. Şener, toplantıda yeni Konut Finansman Sistemi'ne ilişkin yasa taslağının ele alındığını ifade etti.
    Taslağın 44 maddeden oluştuğunu açıklayan Şener, 1-6. maddelerinin İcra ve İflas Kanunu'nda değişiklik öngördüğünü, bunların gözden geçirilerek sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli olduğunun düşünüldüğünü kaydetti.
    İnşaatlar da yararlansın
    EKK'da özellikle bankacılık kanadı temsilcilerinden bitmemiş konutların da sistemden yararlanması önerisi geldiğini söyleyen Şener, bunların da değerlendirileceğini vurguladı. Sistem kapsamında kredi kullanacakların vergi indirimine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Bakan Şener, Maliye'nin itiraz ettiği üç maddenin karşılıklı görüşüleceğini sözlerine ekledi.
    Burada sistem bünyesinde oluşan faizlerin gelir vergisinden düşürülmesinin söz konusu olduğunu anlatan Bakan Şener, bunun da vergi gelirlerini etkileyeceği gerekçesiyle Maliye tarafından tekrar değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
    Bunun makro dengeler açısından da önemli olduğunu vurgulayan Şener, bu maddeler tasarıdan çıkarılsa bile sisteme yönelik teşvik düzenlemeleri bulunduğunu kaydetti. Şener, KDV ile ilgili konuda da redaksiyona ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bitmemiş konutların sistemden yararlanmasına ilişkin olarak da Şener, bu konuda SPK'nın teknik bazı kaygılarının olduğunu, ancak kendilerinin bu duruma 'faydalı' yaklaştıklarını söyledi. Sistem içinde faiz değişikliklerinin kullanıcıya nasıl yansıyacağına ilişkin de Bakan Şener, burada sabit ve değişken faiz opsiyonunun olacağını, kullanıcının bu iki tipten birini seçme şansı olacağını açıkladı. Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, bir soru üzerine, "Faizler yüzde 1'in altında olmalı. Böyle olacağını düşünüyoruz" yanıtını verdi.
    İkinci piyasa oluşacak
    Taslakta faizlere ilişkin ifadenin bulunmadığını vurgulayan Şener, sistem devreye girdiğinde öncelikle vatandaşın uzun vadeli düşük faizli kredi imkânına kavuşacağını, ayrıca ikincil piyasaların da ortaya çıkacağını, böylelikle bunlara ilişkin menkul kıymetlerin borsada işlem göreceğini ve finans piyasalarında derinliğin artacağını dile getirdi. BDDK'nın bankaların konut kredisi kullandırmasına ilişkin uyarısına karşılık, mortgage sistemi ile bağlantılı olmadığı için bir yorum getiremeyeceğini söyleyen Bakan Şener, sistemin Türkiye'de devreye girmesi gereken bir sistem olduğunu söyledi.
    Sistemin ne zaman hayata geçeceğine ilişkin soruya karşılık ise Şener, "Bunun devreye girmesi, idari ve yasal düzenlemelerin devreye girmesine bağlı. Piyasa koşulları da sistemin sağlıklı işleyişi açısından önemli" dedi.
    Olayın sadece talep yönüne bakılmaması gerektiğini, arzın da önemli olduğunu söyleyen Devlet Bakanı Abdullatif Şener, bunun devreye gireceği hesabıyla inşaat firmalarının hızla konut, belediyelerin de hızla arsa üretimi yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
    Şener, geçen hafta açıklanan bu yılın ikinci üç aylık dönemine ilişkin işsizlik rakamlarına değinirken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 533 bin kişilik ilave istihdam yaratıldığını ifade etti. Bu kadar istihdam artışına karşılık, bunun işsizlik oranlarına az yansıdığını hatırlatan Şener, bunun iş talebiyle çıkanların artışı nedeniyle gerçekleştiğini vurguladı.
    Büyüme hedefi tamam
    İşsizlik oranında fazla oynama olmamasının bir diğer nedeninin ise tarım istihdamı olduğunu kaydeden Şener, geçen yıla göre tarım istihdamında 554 bin kişilik azalış olduğunu, bunun diğer sektörler tarafından absorbe edilerek ilave 533 bin kişilik ilave istihdam yaratıldığını söyledi. Türkiye'nin 1971-2002 döneminde ortalama yüzde 3.9, 1998-2003 döneminde ise ortalama yüzde 0.2 büyüyebildiğine ve bunun Türkiye'nin potansiyelini yansıtmadığına işaret eden Şener, "Son 3 yılda ise istikrara dayalı ekonomik politikalar nedeniyle, Türkiye yüzde 25 büyüdü" diye konuştu.
    'Sektör daha çok üretmeli'
    İnşaat sektörünün, geçen yıldan itibaren yeniden büyümeye başladığını hatırlatan Şener, sektörün olumlu bir trend içinde olduğunun görüldüğünü vurguladı. Şener, inşaat sektörünün mortgage sisteminin devreye girişiyle birlikte, daha da canlanmasını beklediklerini kaydetti. Belediyeleri şimdiden arsa üretmeye davet eden Şener, inşaatçılara ise, "Daha fazla konut yapın" önerisinde bulundu.
    Son dönemde 'piyasalarda yeterli talep bulunup bulunmadığı' yönündeki tartışmalara da değinen Şener, özel ve kamu sektörünün yatırım ve tüketim harcamalarına ilişkin bilgi verdi.
    Otomobil düşüşte
    Abdüllatif Şener, tüm bunlar dikkate alındığında, bir taraftan üretim potansiyelinin, diğer taraftan da talebin olumlu şekilde seyrettiğinin görüldüğünü belirtti.
    Şener, yılın ilk yarısında beyaz eşya yurtiçi satışlarında yüzde 4.9 artış görüldüğünü, üretimdeki küçük bir azalışa karşılık ihracatın arttığını söyledi. Şener, aynı dönemde, otomobilde de yurtiçi satışlarda düşüşe karşılık, üretim ve ihracatta artış olduğunu, ithalatta ise yüzde 24.1 gerileme olduğunu hatırlattı.