Mali disiplin tavan yaptı

Türkiye'nin son üç yıldır çok sıkı bir şekilde uyguladığı 'mali disiplin' bütçe açığını 5.4 milyar YTL seviyesine geriletirken, faiz dışı fazlada da 36 milyar YTL gibi hedefin üzerine çıktı.

ANKARA - Türkiye'nin son üç yıldır çok sıkı bir şekilde uyguladığı 'mali disiplin' bütçe açığını 5.4 milyar YTL seviyesine geriletirken, faiz dışı fazlada da 36 milyar YTL gibi hedefin üzerine çıktı. Bütçe açığında bu yıl Maastrciht kriterinin tutturulacağını belirten Unakıtan, mali disipline uymadığı için vergi artırımlarıyla karşı karşıya kalan Almanya'ya gönderme yaptı: "Onlar vergi artırma kararı alıyor, biz indiriyoruz." Maliye Bakanı Unakıtan, enflasyon hedeflemesine geçişin arkasında Merkez Bankası bağımsızlığı, mali disiplin ve işleyen mali piyasaların bulunmasının yattığına vurgu yaparak, "Merkez Bankası'nın bağımsızlığını gözümüz gibi koruyacağız" dedi.
2005 Ocak-Kasım dönemi gerçekleşmelerini basın toplantısında açıklayan ve Türkiye ekonomisindeki son üç yılık gelişmeleri değerlendiren Bakan Kemal
Unakıtan, şu mesajları verdi:
KASIM AYI FAZLA VERDİ: "Kasım ayında giderler 10 milyar 752 milyon YTL olurken, gelirler 14 milyar 687 milyon YTL olarak gerçekleşti. Bütçe kasımda 3 milyar 934 milyon YTL fazla verdi. Türkiye artık bütçe fazlaları duymaya başladı. Ocak-kasım döneminde ise giderler 106 milyar 705 milyon, faiz dışa harcamalar 85 milyar 274 milyon. Gelirler 121 milyar 259 milyon YTL oldu. Bütçe açığı 5 milyar 446 milyon , faiz dışı fazla 35 milyar 985 milyon YTL düzeyinde oluştu. Bu dönemde giderler yüzde 2.7, gelirler ise yüzde 22.8 arttı.
DÖNÜM NOKTASI: Bütçe açığı 11 aylık dönem itibarıyla, 2003 yılında 33 milyar, 2004'te 24 milyar 394 milyon YTL'ydi. Bu yıl aynı dönemde açık 5 milyar 446 milyon YTL'ye geriledi. Biz yıl sonunu esas alıyoruz. Hedef 29 milyar YTL idi ama bunu 14 milyar YTL olarak revize ettik. Ama gerçekleşme revizenin de altında kalacaktır. Türkiye bu yıl Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 3'ü olan Maastrihct kriterini tutturacaktır. Türkiye ekonomisi için önemli bir dönüm noktası. 2006'da 13 milyar YTL olarak öngörülen açığın da altında bir gerçekleşme olacağı açık ama biz hedefleri tedbirli belirliyoruz.
ALMANYA'YA NAZİRE: Faiz dışı fazla 2003 yılında 20 milyar 186, 2004 yılında 27 milyar 906 milyon YTL iken bu yıl 35 milyar 985 milyon lira oldu. Bu yapılıyor da ne oluyor, faiz düşüyor, vadeler uzuyor, Türkiye ekonomisi daha iyiye gidiyor. Almanya bunu yapamıyor vergileri artırma kararı alıyor. Türkiye'de vergiler düşüyor, orada artıyor. Almanya emeklilik yaşını artırma arayışında, işsizlik yardımları azalıyor. Biz ise mali disiplini sağladık ve vergileri düşürdük. Mali disipline uymazsan verileri artırırsın. Popülizm yapmadık, hortumları kestik vergiler düşüyor. Bunlar yapılamazsa Türk milleti geçmişte olduğu gibi kafasını toslar.
İSTİHDAM YÜKLERİ: Üretimi, yatırımı, istihdamı özel sektör sağlayacak. Sıra istihdam üzerindeki yüklerin azaltılmasına geldi. Bunun için bir çalışma yapıyoruz. 2006 yılında uygulamaya koymayı hedefliyoruz ama bütçe dengelerini de dikkate alacağız. KDV yüksek, yüzde 18, Almanya vergiyi artırma arayışında. Biz çok dikkatli olacağız. Yaş tahtaya ayak basmayacağız, on kere dokunup öyle basacağız.
Düzenlemeyi 2006'ya yetiştirmek için çalışıyoruz, Çalışma, maliye, DPT ve Hazine'yi ilgilendiren bir çalışma. Vergi yükü azaltılacak derken gelir vergisi anlaşılmasın. Gelir vergisi düşmüyor. Şu anda asgari ücret üzerindeki vergi yükü yüzde 7.8 veya 8.7. Sosyal güvenlik primleri kayıt dışı çalışanlar da var. Son üç yıldır hangi vergiyi azalttıysam, toplamda gelir arttı.
SOLUĞUMUZ KESİLMEZ: Türkiye'nin bu yıl yüzde 5'in üzerinde büyüme oranını yakalayacağı ortaya çıkmıştır. Önemli olan bunun sürekli olmasıdır. Resesyon tartışmaları yapılıyor. Türkiye'deki bugünkü gidişata göre yakın gelecekte bir duraklama, resesyon söz konusu değildir. Gelişime ayak uyduramayanların, bazı yazarların endişesi bu.
Türkiye'nin soluğunun kesileceği iddialarına kati surette katılmıyorum. Türkiye büyümeye devam edecektir. Türkiye uzun soluklu olmak mecburiyetinde, daha işin başındayız. Yalnız 2006 yılı değil 2007 ve 2008 yılında da Türkiye yüzde 5 büyüyecek.
DAHA ÇOK ÇALIŞMAK GEREKİYOR: Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 5 bin dolar. Hedefimizde AB olmalı, yanı başımızda Yunanistan'da bu rakam 15-20 bin dolar, daha ilerlerde 20-25 bin dolar. Türkiye'nin alacağı daha çok yol var. Daha işin başındayız, kimse yorgunluk emareleri göstermesin, millet olarak daha çok çalışmamız gerekiyor. AB üyesi olmak istiyorsak bu yollardan yürümeye devam etmemiz gerekiyor.
CARİ AÇIK TASARRUF AÇIĞINDAN: Cari açık çok yüksek, Türkiye'de tasarruflar az, yatırımlar fazla yani sermaye birikimi az. Kamuda tasarruf açığı kapanmaya başladı ama özel sektör dinamik yatırımlar artıyor, tasarruflar azalıyor. 2002'de 47.5 milyar YTL'lik yatırımın 30.8'ini, 2005'te ise 98.6 milyar YTL'lik yatırımın 74 milyarını özel sektör tarafından yapıldı. Cari açığın nedeni bu tasarruf azlığıdır. Türkiye bu tasarruf noksanını giderecektir, gelişim de öyledir.
VERGİYİ REKABET İÇİN DÜŞÜRDÜK: Yabancı sermayenin Türkiye'ye çekilmesi Türkiy bir cazibe merkezi haline getirme mecburiyetimiz var. O yabancı sermayenin arkasında yalnız Türkiye yok. Bütün ülkeler peşinde. Kimse yabancı sermayeden rahatsız olmasın, çünkü ihtiyacımız var. Türkiye Romanya, Macaristan, İrlanda, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerle rekabet etmek mecburiyetinde. Bu vergileri onun için düşürdük, kimse beklemiyordu, üç aydır bunun için çalışıyorduk. Türkiye OECD ülkeleri içinde kurumlar vergisi en düşük ilk beş ülke arasına girdi. Bundan sonra Türkiye'ye daha fazla yatırım olacak.
Son 20 yılda Türkiye'ye doğrudan 16-17 milyar dolar yabancı sermaye girdi. Bu rakam 2004'te 2.5 milyar, bu yılın ilk 10 ayında ise 4 milyar dolara çıktı. Yıl sonuna kadar 5'i aşaması bekleniyor. Göstergeler, gelecek yıl onun da üzerine çıkacağımızı gösteriyor.
Türkiye'ye muazzam bir para akıyor. Merkez Bankası döviz rezervi rekor düzeyde 47 milyar dolar. Bu belki daha da artacak. Cari açık finanse ediliyor, çok büyük endişe içine girmemek gerekiyor. Senin ekonomine güvenilmiyorsa ne sıcak para gelir ne soğuk. Bundan önce niye gelmiyordu. Önce ekonomini güvenli hale getirmelisin, sonra kendine güvenin, özgüvenin artmalı. Sonra da country (ülke) riskin düşer, yabancı sermaye gelir.
BAĞIMSIZLIK VE KUR: Dalgalı kuru getirdik, aynen devam edecek. Merkez Bankası'nın bağımsızlığını gözümüz gibi koruyacağız. Enflasyon hedeflemesinde geçişin arkasında üç temel unsur var: Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, mali disiplin ve mali piyasaların işler halde olması. Türkiye bu noktaya gelmiştir.
MİKRO TEDBİRLER: Bundan sonra mikro tedbirlere ağrlık vereceğiz. Vergi indirimleri ve istihdam üzerindeki yükler bu düzenlemeler arasında. (ihracatçının kur sıkıntısına değinirken) Emir-komuta ile kurları oynatmaya kalkmayın. Mikro tedbirler almamız gerektiğine inanıyorum.
SEÇİM 2007'DE: Bütçeden yatırımlara ayrılan pay arttı. Bunlar hemen seçim yatırımı gibi değerlendiriliyor. Geçmişten kalan 'hâlâ dibi çatlak tamamlanmamış yatırımlar, gibi algılanıyor. Türkiye'nin gerçek hizmetlere ihtiyacı var bunun manası seçim değil. Seçim zamanında 2007'de yapılacak. Erken seçimi kabul etmiyoruz, bu Türk milletine zarar verir. Seçim bütçe dengelerini, harcamaları, açığı bozar. Efendilerin arzusu için millete zarar vermeyiz, bağıradursunlar. İkide bir zıttıra çıt sesleri çıkarmasınlar, Türkiye normalleşiyor. Torbalarını doldursunlar, seçim zamanı gelince de çıkarsınlar, millet karar verecek telaşa gerek yok.
Lojmanlara CHP'liler talip
AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte boşaltılan ve ticaret merkezi haline getirilerek satılmak istenilen Meclis lojmanlarıyla ilgili soru üzerine Unakıtan, bu projenin başarısız olduğunu kabul ederek "bazen düşünceler tutmuyor, biz de insanız" yanıtını verdi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, lojmanların ticaret merkezi yerine konut projesine dönüştürülerek satılacağını, Bayındırlık Bakanlığı'nda değişiklik için onay aldıklarını, 2006 yılı başında konutların satış için ihale açılacağını söyledi.
Edinilen bilgilere göre, 80 kadar CHP eski ve yeni milletvekili çok katlı lojmanlardan konut almak isteğini Bakanlığa iletti. Konutlar değer tespitlerinin de proje değişikliği nedeniyle yeniden yapıldığı yeni belirlenen fiyatların daha düşük olacağı öğrenildi.
Açılacak ihale sonrasında TBMM lojmanlarından konut alacak olanlar, bu konutları konut ve ofis olarak kullanabilecekler. İş merkezi olarak yapılan projede ise herhangi bir değişiklik olmadığı ifade edildi.