'Maliye'ye borç silme imkânı veriliyor'

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü TEPAV/EPRİ, Hazine Müsteşarlığı'nın borçlanmada şeffaf hale gelmesini ve siyasi baskılardan kurtarılmasını hedefleyen 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve...
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü TEPAV/EPRİ, Hazine Müsteşarlığı'nın borçlanmada şeffaf hale gelmesini ve siyasi baskılardan kurtarılmasını hedefleyen 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklikleri, 'geri adım' olarak değerlendirdi.
Başbakanlığa 14 Nisan 2006 tarihi itibarıyla gönderilen 'Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' ile ilgili değişiklik önerilerini değerlendiren TEPAV, dış borçların bütçe dışına kaydırıldığı, borç silme operasyonlarına kapı aralandığına dikkat çekildi, şeffaflığa aykırılığa dikkat çekti. TEPAV'ın değerlendirmeleri şöyle:
DIŞ BORÇ İKRAZI: 'Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) uygun görüşüyle gerçekleştirilmesi ivedi ve zaruri olan projeleri tespit etmeye ve bu projelere Türkiye Cumhuriyeti adına sağlanan dış finansmanın anlaşmalarındaki koşullarına bağlı kalmaksızın dış borcun ikrazı suretiyle kullandırılmasına karar vermeye; müsteşarlığın görüşü ve bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir' hükmü ile Hazine Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu'nun orijinal halinde kendisine ait dış borcun ikraz edilmesiyle (kredi olarak kullandırılması) ilgili yetkisini Bakanlar Kurulu'na devretmiş görünmektedir.
LİSTE YAYIMLANALI: Bundan sonra Kamu Borç Yönetimi raporlarında Hazine'nin hangi kuruluşa, hangi koşullarla ve hangi Bakanlar Kurulu Kararı ile ikrazen borç verdiğinin de listesini yayınlaması saydamlık gereğidir.
BORÇ SİLME: Bazı projeler ile ilgili olarak ilk halinde kullanacak kuruluşa karşılıksız olarak tahsis edilmiş olmakla beraber Hazine hesaplarında bir şekilde hâlâ Hazine alacağı gibi duran tutarların silinmesi için Maliye Bakanına yetki verilmektedir.
Buna ek olarak Marmara depremi ve olası İstanbul depremiyle ilgili olarak alınan kredilerin de ilgili kuruluşlara ikraz edilmek yerine karşılıksız tahsis edilerek kullandırılması ve tüm bu işlemlerin bütçenin gelir gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin yapılması öngörülmektedir. Bu muafiyet, TCDD'nin yatırım programında yer alan projelere sağlanmış ve sağlanacak olan krediler, Özel Bütçeli İdarelerin (Yüksek Öğretim Kurumlarının) tahsisli kullanacakları krediler, Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kapsamında oluşturulacak program ve projelerin finansmanı için sağlanacak krediler için de öngörülmektedir.
Söz konusu düzenlemelerle, dış kredi kullanımlarının krediyi kullanan kuruluşların bütçelerinde ödenek ve gider kaydının yapılmasını gerekli kılan düzenlemelerin yapılmasından vazgeçilmesidir. Bu bir anlamda, uzun zamandır devlet borçlarının kaydında ve bütçe açıklarına yansıtılmayan dış kredi kullanımı yoluyla yapılan kamu harcamalarında saydamlık sağlamaya yönelik olarak 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu'nda getirilen dış proje kredilerinin kullanımıyla gerçekleştirilen kamu yatırım harcamalarının ödenekleştirme sisteminden de geri adım atılması anlamına gelmektedir. Bu harcamaların bütçeye gider yazılmaması eğilimi ise kamu açığının doğru hesaplanmadığı konusundaki süregelen görüşlerimize haklılık kazandıracak niteliktedir.
BELEDİYELERE KIYAK: 29. maddede getirilen düzenlemeyle Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nda değişiklik yapılarak belediye borçlarının takas ve mahsup suretiyle silinmesine yönelik son tarihin 31 Aralık 2005 tarihinden 30 Haziran 2006'ya uzatılması suretiyle son zamanlarda belediyelere yönelik borç silme operasyonlarında gözlenen artışa yeni bir ekleme yapılmaktadır.
Eximbank kredileri de dışarıda
Mali izleme ve saydamlık açısından dikkat çeken bir düzenleme 19 maddede Eximbank'ın Hazine'ye olan borçlarının Hazine'den olan ve başka ülkeler için ihracat garanti sistemi çerçevesinde sigorta ettiği ve o ülkelerdeki politik riskten doğan alacaklarının karşılıklı mahsubunun bütçe dışında yapılmasıdır.
Bu tür borç mahsupları özünde bütçe açığını etkilemese dahi, IMF'nin en son yayımladığı Türkiye saydamlık raporunda da açıkça belirtildigi gibi bütçe hesapları içinde gayrisafi bir biçimde yapılarak toplam işlemin boyutunun gösterilmesi gerekirken bu uygulama standardının dışına çıkılmaktadır.
Bu tür işlemler devletin mali pozisyonunun, yani bilançosunun saydamlığını bozmaktadır.