Margarinde 'fonksiyonel' dönem

Sağlıklı yaşam trendinin yükselmesine bağlı olarak oluşan 'margarin düşmanlığı', geçtiğimiz 10 yıl içinde kendi şehir efsanelerini yarattı.
Kulaktan kulağa ve internette adresten adrese dolaşan efsaneler en sadık margarin müşterilerini bile korkuttu.
Haber: TUGAY SOYKAN / Arşivi

Sağlıklı yaşam trendinin yükselmesine bağlı olarak oluşan 'margarin düşmanlığı', geçtiğimiz 10 yıl içinde kendi şehir efsanelerini yarattı.
Kulaktan kulağa ve internette adresten adrese dolaşan efsaneler en sadık margarin müşterilerini bile korkuttu. Margarin pazarının üç büyüğü Unilever, Ülker ve Marsa, margarine haksızlık yapıldığını ifade ediyor. Bugün artık margarin pazarına fonksiyonel ve sağlıklı ürünler hâkim. Margarin pazarının liderleri bu dönemi new-age olarak adlandırıyor. Ambalaj kapaklarında sağlıklı yaşamı işaret eden Becel, Kalbim ve Luna gibi kâse margarinlerin satışları gittikçe artıyor. Ancak margarin tüketimi, geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında yine de oldukça düşük seviyelerde.
10 yılda kaybedilen pazar
Margarin pazarının daralmaya başlaması 10 sene önce başlıyor. Margarinlerin sağlıksız olduğu konusunda birçok haber yayımlanıyor. Hayvansal yağlar kullanılarak yapılan margarinlerin zararları konusunda tüketici duyarlı davranmaya başlıyor. Ancak marka gözetmeksizin margarinlerin haksız ithamlara maruz kaldığını belirten Ülker Grup Sözcüsü Metin Yurdagül, "Margarinler konusundaki yanlış algılamayı reklamlarla, seminerlerle ve konferanslarla aştığımızı zannediyorum" diyor. Dünyada margarin tüketiminin arttığına, AB'de ise margarinlerde fonksiyonel gıdalara eğilim olduğuna değinen Yurdagül, "Bu yöndeki gelişmeleri takip ediyor ve buna göre üretim yapıyoruz" diyor.
Piyasaya Luna markasını sunan Marsa'nın genel müdürü Alp Pıdik dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gıdada fonksiyonel anlayışın egemen olmaya başladığını söylüyor. Tüketicilerin yedikleri zaman güzelleştiklerine, zayıfladıklarına, sağlıklı olacaklarına inandıkları ürünlere yöneldiklerini belirten Pıdik, kâse margarinler içerisinde fonksiyonel olan markaların büyüdüğünü, paket margarinlerdeki düşüşün sürdüğünü söylüyor.
Margarin piyasasına fonksiyonel ürünleri ilk sunan şirket ise Becel markası ile Unilever. Becel şu anda kâse margarinde piyasanın yüzde 40'na hâkim. Becel'in ürün müdürü Aymin Es, gerileyen bir piyasa içinde da Becel kâse margarin ile büyüdüklerinin altını çiziyor. Becel'in konsepti değiştirdiğini ve margarinin kalp ve damar sağlığına yararlı olabileceğini gösterdiklerini söylüyor.
Unilever, Ülker ve Marsa, margarinlerini ilk günden beri bitkisel yağlar kullanarak yaptıklarının altını çiziyor. Bu firmaların oluşturduğu Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği de yayımladığı bültenlerde bitkisel yağlarla üretilmiş margarinlerin insan sağlığına olumsuz etkisi olmadığı üzerinde duruyor. Türkiye'de bitkisel margarinlerin 50 yılı aşkın süredir üretildiğini belirten Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın Tuğlular, margarin üretiminde ayçiçeği, soya, pamuk, palm gibi tamamen bitkisel yağlar kullanıldığını ve dolayısıyla margarinin kalp sağlığı açısından zararlı olan kolesterolü içermediğini söylüyor.
Türkiye'de bir dönem margarinle ismi bütünleşen Sana'nın üreticisi ve aynı zamanda Becel'i de piyasaya sunarak margarinlerin sağlıklı yaşam trendine uygun olabileceğini gösteren Unilever'in ürün müdürü Aymin Es de, son 10 yıldır margarin pazarındaki daralmanın ve sıvı yağa doğru kayışın kendilerini de etkilediğini söylüyor. Kalp-damar hastalıklarının yaygınlaşmasıyla kolesterolün bir öcü haline geldiğini belirten Es, bu konuda margarinlerin hedef alınmasının yanlış olduğu söylüyor. Es, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Margarinler hazırlanırken ayçiçeği, mısır ve soya gibi bitkisel yağlar kullanılıyor. Bu bitkisel yağlar, su, süt ve vitaminlerle kremamsı hale getirilerek paketleniyor. Kalp damar hastalıkları birçok sebebe bağlıyken, sadece margarinleri hedef almak yanlış. Margarinlerin aşırı oranlarda kullanılmaması halinde insan sağlığına herhangi bir zararı söz konusu değil. Hatta margarinlerde bulunan A, E ve D vitaminleri çocukluktan başlayarak yetişkinliğe kadar gerekli vitaminler."
'Toplumun bilgisi yanlış'
Margarinler konusunda toplum tarafından yanlış bilinen konular olduğunu belirten Türkiye'nin üçüncü büyük margarin üreticisi Marsa'nın genel müdürü Alp Pıdik, üretimde kullanılan yağların hepsinin bitkisel olduğunu söylüyor. Ancak medyanın ve özellikle etkili köşe yazarlarının konuların tam olarak derinliğini bilmeden açıklamalar yapabildiklerini, bu nedenle de margarin piyasasının olumsuz etkilendiğini söylüyor.
Tüketicilerin yanlış bilgilendirmelerle sıvı yağa geçmelerinin haksızlık olduğunun altını çizen Pıdik, "Eğer insanlar katı yağ yemediği sürece sağlıklı olacaksa üretimi durdururuz" diyor. Pıdik, "Sadece margarin yememekle sağlıklı olunacak diye bir konu olamaz. Bir ürünü kurban seçip bunun üstüne gitmek çok anlamsız. Burada margarin kurban seçildi" ifadesini kullanıyor.
Kalbim için 'Kalbim'
Türkiye margarin sanayisine en son giren firmalardan Ülker, 1994'te margarin üretimine 'Bizim Yağ' markasıyla başladı. O dönemde margarin piyasasından ufak bir pay almaya razı olan şirket, günümüzde pazarın liderlerinden. Ülker'in grup sözcüsü Metin Yurdagül, bitkisel yağlar kullanarak ürettikleri 'Bizim Yağ' markasının ardından dünyada ve Türkiye'deki gelişmelere paralel olarak tüketicilere daha sağlıklı ve lezzetli bir alternatif olan 'Kalbim' markasını sunduklarını belirtiyor. Kalbim margarini de tüketicilerin fonksiyonel ürün arayışlarına cevap verecek şekilde üretilmiş. Kalbim'in içeriğinde A, D, E vitaminlerinin yanı sıra B vitamini ve omega yağ asitleri dengeleyicileri bulunuyor. Yurdagül, bu ürünlerinin pazarda gördüğü rağbetin kendilerini sevindirdiğini ve tüketici alışkanlıklarının değiştiğini gösterdiğini söylüyor.
Pazar küçülüyor
Türkiye'de paket margarinlerin satışları düşerken, kâse margarinlerin satışının artmasının en önemli nedeni tüketicinin 'fonksiyonel ürün arayışı' olduğu konusunda sektörün tüm temsilcileri birleşmiş durumda. Margarin piyasasına hâkim olan Unilever, Ülker ve Marsa firmaları da bu trende göre ürünler piyasaya sunuyor. Ancak tüm bu çabalarına karşın kâse margarinlerin satışları artarken paket margarin satışları düşmeye devam ediyor. Bu da pazarın yıllar geçtikçe küçülmesine sebep oluyor. Çünkü Türkiye'de üretilen margarinlerin sadece yüzde 25'ini kâse margarinler oluşturuyor. Türkiye'de 10 yıl önce yılda 400 bin ton kahvaltılık ve yemeklik margarin satılırken, 2004'te 200 bin tona geriledi. Aslında Unilever, Ülker ve Marsa firmaları sıvı yağ ürettikleri için pazarda yaşanan kayış karşısında kâr kaybı yaşamıyor.
Hangisi daha sağlıklı?
Margarinlerin sağlıksız olduğu yönündeki iddialara karşın, tereyağı gibi ürünlerde kan kolesterolünü yükselten doymuş yağlar bulunduğu belirtiliyor. Aslında tüketimini azaltmamız gereken yağların bu tür yağlar olduğunu söyleyen margarin firmaları yetkilileri, bitkisel bir yağ olan margarinde kolesterol bulunmadığını ve doymuş yağ oranlarının tereyağına göre oldukça düşük seviyelerde olduğunu söylüyorlar.
Unilever Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Şenel Erim de margarinlerin kolesterol içermemesine karşın bu konuda tüketicinin yanlış bilgilendirildiğini söylüyor. Kolesterolün, insan ve hayvan vücudunda üretilen bir madde olduğu söyleyen Ebru Şenel Erim, "Bitkisel yağlar kullanılarak üretildikleri için margarinler, kolesterol içermezler. Margarinlerin kolesterol içermemesi için, üretimde kullanılan sütün bile yağı alınıyor. Öte yandan tereyağı, hayvansal kökenli bir yağ olduğu için yüksek miktarda kolesterol içeriyor. Ancak bu konuda tereyağı hiçbir zaman margarinler gibi taşlanmadı ve pazar payı daralmadı" diyor.
'Bitkisel kalbi korur'
Tüketilen yağların cinsinin kandaki kolesterol düzeyini belirleyen önemli bir faktör olduğunu belirten Ebru Şenel Erim, ağırlıklı olarak hayvansal besinlerde bulunan doymuş yağların, kandaki kolesterol miktarını artırarak kalp sağlığımıza olumsuz yönde etkide bulunduğunuu belirtiyor. Erim, "Bitkisel kökenli yağlarda bulunan doymamış yağlar ise, kandaki kolesterolü düşürerek kalp sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor" diyor.
Türkiye pazarı

  • Türkiye'de margarin satışları son 10 yılda yüzde 50 azaldı.
  • 2004 yılında toplam kahvaltılık ve yemeklik margarin tüketimi 200 bin ton olarak gerçekleşti.
  • Kişi başına yılık margarin tüketimi 3.5 kilogram.
  • Türkiye'de 33 firma farklı markalarla piyasaya 100'e yakın margarin sunuyor.
  • Kâse margarinlerin satışları arterken paket margarinlerin satışları düşüyor.
  • Piyasada bulunan margarinlerin yüzde 75'i paket yüzde 25'i kâse.
  • Margarin piyasasının yüzde 86'sını elinde tutan firmalar Ünilever, Ülker ve MARSA. Bu firmaların pazar payları sırasıyla yüzde 42, 32 ve 12 (araştırma şirketi Nilsen verilerine göre.
  • En çok satılan kâse margarin Becel.
  • En çok satılan paket margarin Bizim Yağ.