'Mavi Akım'da zarar 14 milyar dolar'

CHP'nin Mavi Akım doğalgaz boru hattı anlaşmasıyla alınan doğalgazın fiyatının daha ucuza alınmasını sağlamak için geliştirilen formülün Botaş aleyhine değiştirildiği iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma için tayin ettiği bilirkişilerin raporu açıklandı.
Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi

ANKARA - CHP'nin Mavi Akım doğalgaz boru hattı anlaşmasıyla alınan doğalgazın fiyatının daha ucuza alınmasını sağlamak için geliştirilen formülün Botaş aleyhine değiştirildiği iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma için tayin ettiği bilirkişilerin raporu açıklandı. Bilirkişiler, 2003'te başlayan anlaşmanın biteceği tarih 2028'e kadar '14 milyar dolar ek yük' tespit etti. Raporda Şubat 2003 ile Nisan 2006 arasında yapılan alımların iki ayrı formüle göre fiyatlandırıldığında Türkiye'nin zararının 242 milyon dolar olduğu vurgulandı. Bilirkişiler, Botaş yönetimiyle birlikte, formül değişikliği başvurusunu onaylayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun da (EPDK) ortak sorumlu olduğunu savundu.
İkinci formül nasıldı?
CHP'nin avukatı Erbaşar Özsoy'un suç duyurusuyla başlatılan soruşturma çerçevesinde bilirkişi atanan emekli Botaş Teftiş Kurulu Başkanı Murat Müftüoğlu, emekli Botaş hukuk müşaviri Salih Orguner ve emekli Botaş başmüfettişi Mehmet Ali Kılınç raporlarını tamamladı.
Botaş ile Rus Gazprom arasındaki 15 Aralık 1997 tarihli anlaşmadaki formül 19 Kasım 2003'te iki şirketin vardığı anlaşmayla değiştirilmiş, Botaş ilgili zeyilnameyle EPDK'ya başvurmuş ve onay almıştı. Böylece Türkiye'nin Rusya'dan Mavi akımla aldığı doğalgaz yeni formüle göre fiyatlandı. CHP, yeni formülün eskisine göre daha pahalı olduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştu.
Raporda neler var?
Başsavcılık ise soruşturma başlatmış ve bilirkişilerden rapor istemişti. Bilirkişi raporunda özetle şu tespitler yeraldı:

  • Nisan 2006'ya ait faturadaki, her iki fiyat formülüne göre yapılan hesaplama sonucu bulunan birim fiyat farkı sabit alındığında, 19 Kasım 2003 tarihli zeyilnamedeki fiyat formülüne göre alınacak doğalgazın parasal tutarı, 15 Aralık 1997 tarihli Mavi Akım Sözleşmesi'nde yer alan fiyat formülündeki hesaplamaya göre bulunan tutardan 14 milyar 241 milyon dolar daha yüksektir.
  • Batı hattından alınan doğalgaz sözleşmelerinde asgari alım taahhütlerinin düşürülmesi 'Al ya da öde' durumuna düşürülmesi riskini azalttığı, ihtiyaç duyulmaması halinde büyük miktarda gaz tasarrufu sağlanabileceği ve alternatif enerji kaynaklarına yönelme imkânı sağlayacağı kanaatine varılmıştır.
  • Farklı formüller, sözleşmenin ilk teslimatı olan 6 ve 7 Mart 2003 tarihli faturalarda gösterilen teslimat miktarlarına uygulanmış olsaydı, yeni sözleşmenin fiyat formülünün pahalı olduğu ve Hazine'ye ek mali yük oluşturduğu tespit edilebilirdi. Fakat bu tespitler yapılmadı.
    'EPDK yasayı ihlal etti'
  • EPDK'nın onayı, kabul anlamında Botaş'ın EPDK'ya sunduğu protokol, mektup ve zeyilnamelere işlerlik kazandırmıştır. Ancak onaydaki "... ülke hazinesine ilave mali yükümlülük getirmemek koşuluyla ..." şartından, EPDK'nın onayı tarihinde henüz mevcut olmayıp ileride doğması muhtemel bir ülke zararının kastedildiği anlamı çıkmaktadır.
  • EPDK, zeyilnamenin Rusya ile yapılan işbirliği anlaşmasındaki "... Taraflar doğalgaz fiyatını, Samsun Franco olarak 10 Aralık 1996 tarihinde Gazexpornt ile Botaş, Gama/Gazprom tarafından imzalanan kontrattaki fiyat ve fiyat formülünden yüksek olmayacağına karar vermişlerdir" hükmüne uygun olup olmadığını araştırmadı ve/veya kendi sorumluluğunu Botaş'a yükledi. Bu durumda onay kararı nedeniyle Doğalgaz Piyasası Kanunu hükümlerinin EPDK'ca ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
    İşbirliği anlaşmasıyla hükümetlerarası anlaşmaya aykırı olan fiyat ve fiyat formülüne onay verilmeseydi, fiyat farklılığından doğmuş olan zarara sebebiyet verilmemiş olacaktı.
    Bu durumda EPDK'nın: açıklanan nedenlerle görevini yapmadığı ve ayrıca ülke hazinesine ilave mali yükümlülük getirmesine sebep olduğu ve bu nedenle hesaplanan zarardan Botaş Yönetim Kurulu'yla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
  • Hakem mahkemesinde (tahkim) kazanılması kuvvetle mümkün olan dava da, tahkim yolu 19.11.2003 tarihli zeyilnamenin kabulüyle kapatıldı.
  • İki farklı formülle Şubat 2003 ile Nisan 2006 arası alınan doğalgazın bedeli hesaplandığında Botaş aleyhine oluşan fark 241 milyon 637 bin dolar oldu.
    Görevi kötüye kullanma
  • İlgili kararlarda başkan ve üye olarak katılan ve 2006/54754 sayılı hazırlık dosyasında adları olan şüphelilerin Botaş aleyhine zarara sebebiyet veren işlemlerinden ve hükümetlerarası anlaşmaya aykırı davranışlarından dolayı görevini kötüye kullandığı, ayrıca Botaş aleyhine oluşan 241 milyon 637 bin dolarlık zarardan sorumlu oldukları kanaatine varıldı.
    Baykal: Hazırlanan rapor zararı ortaya koyuyor
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Radikal'e raporu değerlendirirken şunları söyledi: "Bu yapılmış olan yeni sözleşmenin Türkiye'nin aleyhine olduğunu, yasal ve hukuki haklarımıza yeni sözleşmenin zarar verdiğini, Hazine zararına yol açtığını söyledik. Ama maalesef, Botaş da, EPDK da, Enerji Bakanlığı da bu konuda tam bir işbirliği içinde olmuşlardır. Bu konuda açtığımız dava yürüyor. Şimdi bilirkişinin hazırladığı rapor da bu model, formül değişikliğiyle dolayısıyla Hazine'nin çok ciddi bir zarara maruz kaldığını ortaya koyuyor. Henüz bu bir yargı kararı haline dönüşmedi ama bilirkişi raporuyla bu zararın tespit edilmiş olması büyük önem taşıyor. Türkiye Enerji Bakanı'nın tek taraflı kararıyla bu mukaveleli hakkından ve uluslararası tahkime gitmekten vazgeçmiştir. Bunun sonucunda çok ciddi bir Hazine zararı ortaya çıkmıştır. Bunun sonucunda mutlaka hukuki bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Bunu takip edeceğiz. Bunun sonucuna göre elbette soruşturma komisyonu ve Yüce Divan da gündeme gelecek. Tüm bu süreci gideceği yere kadar takip edeceğiz."