Merkel: Bu büyümeyi Almanya'da ancak rüyalarımızda görürüz

Türkiye'nin ekonomide yaptığı refomlardan övgüyle bahseden Alman Şansölyesi Angela Merkel, büyüme rakamlarına işaret ederek "Biz bu büyümenin Almanya'da olsa olsa düşünü kurabiliriz" dedi.
Haber: NAZMİ BELGE / Arşivi

BERLİN - Türkiye'nin ekonomide yaptığı refomlardan övgüyle bahseden Alman Şansölyesi Angela Merkel, büyüme rakamlarına işaret ederek "Biz bu büyümenin Almanya'da olsa olsa düşünü kurabiliriz" dedi.
Berlin'de düzenlenen Alman-Türk ekonomi Kongresi'ne katılan Merkel, partiler arası görüş ayrılıkları olabileceğini ancak kendilerinin AB sürecinde şimdiye kadar imzalanmış anlaşmalara sadık kalacaklarını ve geçmişte belirlenen politikaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Türkiye'de geçmişte birçok sektörün Almanya'nın desteğiyle kurulduğunu hatırlatan Merkel, önümüzdeki dönemde enerji başta olmak üzere altyapı yatırımları konusunda işbirliklerine devam edeceklerini belirtti. Alman Başbakanı şöyle konuştu:
'Ana sütun ekonomi'
"Sayın Erdoğan'la görüştük. İki ülke arasında yoğun ve dostça ilişikiler var. Ekonomik ilişkiler bunun ana sütununu oluşturuyor. Almanya'da 2.5-3 milyon Türk yaşıyor var. Dili iyi bilmeleri konusunda görüş birliği içindeyiz. Alman çocuklarıyla eşit gelişme şansına sahip olabilmelidir. Türklerin kurduğu 60 bin ekonomik işletme Almanya'ya ekonomisine katkıda bulunuyor. Sizin Almanya'nın katkınızı gayet iyi biliyorum. Teşekkürler. Aynı şekilde 4,2 milyon Alman turist Türkiye'ye giderek en azından bazı bölgelerin burada daha çok bilinmesine neden oluyor. Türkiye son derece köklü refomlar gerçekleştirmekte. Ne kadar zor olduğunu biz Almanya'da dahi biliyoruz. Değişim yoluna çıkmak önemlidir. Ancak insanların ikazlarını dikkate alarak bu reformları devam ettirmek önemlidir."
'Sonbaharda geleceğim'
Ekonominiz büyüdü, enflasyon azaldı, ihracat arttı. Biz böyle bir büyümenin Almanya'da olsa olsa düşünü kurabiliriz. IMF ve Dünya Bankasıyla yürütülen ekonomik programınız başarılı bir şekilde devam ediyor. Türkiye, 2005'te Hannofer Fuarı'nın partner ülkesi olacak. Türkiye'de birçok ekonomi sektörü Almanya'dan alınan desteklerle kuruldu. Tekstilden, enerjiye, altyapıya işbirliklerimiz oldu. Enerji alanında işbirliği yapacağız. Enerji bakanları yakın zamanda işbirliğini vurgulamak üzere buluşacak. Ama Alman ekonomisinin asıl omurgasını KOBİ'ler oluşturmaktadır. KOBİ mensupları için güvenilir, hukuki şartların oluşması zorunlu. Sizden ricamız KOBİ'lere kucak açın. Sonbaharda Türkiye'ye gideceğim. KOBİ'ler bulunacak. Ekonomik ilişkilerin gelişmesine Alman-Türk Sanayi Odası büyük katkıda bulunuyor."
'Biz de sıkıntılıyız'
Alman Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Gerd Andres, Türkiye'nin önemli bir partner olduğunun altını çizdiği konuşmasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ortak bir çalışma grubu oluşturduklarını söyledi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde konunun ayrıntılarını görüştüklerini belirten Andres, "Türkiye'nin de tıpkı Almanya gibi çalışma ve sosyal güvenlik konularında sıkıntıları var. Özellikle AB müzakereleri sürecinde çok gündeme gelecek bir konu. Bu süreçte Türkiye'yi bir dostun desteklemesinin çok önemli olduğunu düşündük" dedi.



'İstikrar ortamını hazmedemediler'
Erdoğan, iç piyasadaki dalgalanmanın güven ortamanı hazmedemeyen kişilerden kaynaklandığını söyledi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iç piyasada yaşanan dalgalanmanın yaratılan güven ve istikrar ortamınını hazmedemeyenlerin tehditlerinden kaynaklandığını söyledi. Erdoğan, "Yaşananlar bundan kaynaklanıyor. Başarılı olamadılar, olamayacaklar" dedi. İktidara geldiklerinde yabancı yatırım tutarının 1 milyar doları geçmediğini ama 2005 sonunda 9.8 milyar dolara ulaştığını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomide istikrarsızlık ve krizler geride kaldı. Son üç buçuk yılda büyüme oranı yüzde 35'i yakaladı. Faiz ve enflasyonun düşmesi güven ortamını yarattı" diye konuştu.
Ulaşılan ekonomik ortamın güven ve istikrardan kaynaklandığını dile getiren Erdoğan şöyle konuştu: "Bunu hazmedemeyen çevreler var. Son dönemde yaşananlar bundan kaynaklanıyor. Süreci en üst seviyede tehdit ettiler. Ama başarı olamadılar. Olamayacaklar, 2012'de milli geliri 750 milyara dolara çıkaracağız."
Zirvede konuşan Erdoğan, Alman firmalarının doğalgaz ve enerji alanında Türk firmalarıyla ortak yatırım yapmalarını beklediğini vurguladı.
'Detaylar ekimde'
Batü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nın temmuz ayında petrol akıtmaya başlayacağını, Şahdeniz ve Nabuco projelerinin ilerlediğini belirten Erdoğan, "Bunlar çok önemli. Sayın Merkel, ekim ayında Türkiye'yi ziyaret ettiğinde çok daha detaylı ve sektörel bazda değerlendirme yapabiliriz" diye konuştu.
Almanya'da yaşayan Türklerin eğitim ve dil sorununu gündeme geldiği kongrede, Erdoğan konuyu Merkel'le de ele aldıklarını anlattı. Dilin çok önemli olduğunu vurgulayan BaşErdoğan, "Kendi anadilini bilmeyenin ikinci dili bilmesini bekleyemezsiniz" dedi. Erdoğan'ın bu sözü üzerine konuşması alkışlarla kesildi. Türkiye'den çok eskiden beri okullarda Almancanın seçmeli ders olduğunu söyleyen Erdoğan, "Sayın Şönsölye'nin bir arkadaşıyla konuştuk. Türkiye'de üniversite kurmak istediklerini söyledi. Biz bilimin önüne Türkiye'de duvar örmeyiz. 'Yeter ki gelin bu üniversiteyi kurun' dedik. Kabine olarak kendisine güvence veriyorum" diye konuştu.


Avroya kadar serbest kura devam
Türkiye'de serbest kur rejiminin YTL'den avroya geçene kadar devam edeceğini belirten Devlet Bakanı Ali Babacan, "Önümüzdeki dönemde ekonomik programımızın temel ilkeleri aynen devam edecek. Serbest, kur rejimi aynen devam edecek. Ta ki ne zaman avroya geçmek için hazırlıklara başlarız, avroya geçiş öncesi belki ara para politikası rejimleri uygulanabilir. Ama o konuları konuşmaya başlayıncaya kadar serbest kura devam" dedi.
1400'ü aşkın Türk ve Alman işadamıyla 400'ün üzerinde gazetecinin izlediği kongrenin açılışında konuşan Babacan, son günlerde piyasalardaki dalgalanmaya değinen ve bunun geçici olduğunu kaydederek Alman işadamlarını yatırım yapmaya davet etti.
Türkiye'nin AB için önemine değinen Babacan, AB'nin de ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından Türkiye'nin üyeliğine ihtiyacı olduğunu söyledi. Ekonomik reform sürecine aynen devam edileceğini anlatan Babacan, "Artık Türkiye, gittikçe kuzeybatı ekseninde enerji terminali olarak görülüyor. Enerji güvenliği açısından Türkiye büyük önem taşıyor" diye konuştu.
'Bavulla geldik, iş veriyoruz'
Alman-Türk Ticaret Odası Başkanı Kemal Şahin de, 45 sene önce elinde tahta bavullarla çalışmaya gelen Türk insanının bugün Almanya'da istihdam oluşturan girişimcilere dönüştüğünü söyledi. Şahin, AB ile pazarlık sürecine giren Türkiye'nin, 2005'te 9.7 milyar dolarlık doğrudan dış yatırım alarak rekor kırdığını hatırlatarak Alman firmalarının Türk iş dünyasının, Avrasya ile kurmuş olduğu ilişkileri iyi değerlendirerek globalleşen dünyada yeni fırsatlar ve büyüme imkânlarına açılabileceklerini kaydetti.
Almanya'nın, ihracat ve turizmde Türkiye'nin en önemli pazarı olduğunu hatırlatan Şahin, şöyle konuştu: "İki ülke arasındaki ticaret hacmi kısa sürede 100 milyar Avroya çıkacaktır. Bugüne kadar 2 bin 100'den fazla Alman şirketi, Türkiye'de 4.5 milyar avronun üzerinde yatırım yaptı. Türk kökenli 66 bin girişimcinin Almanya'daki yatırım tutarı ise 7.5 milyar avronun üzerinde. Bu kuruluşlar yılda 30 milyar avronun üzerinde ciro yapmaktadır.
Ve 370 bin kişiye iş imkânı sağlamaktadır."
İşadamı Kemal Şahin, yapılan araştırmalara göre 10 yıl içinde 750 bin kişinin Almanya'da bulunan Türk kökenli şirketlerde çalışmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.


'10 dilde 25 gazete basıyoruz'
Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, toplantıya sadece Türkiye'den Almanya'yı izleyen biz gazetenin yöneticisi olarak değil, Türk-Alman ilişkilerinin derin tarihine tanıklık etmiş bir grubun temsilcisi olarak katıldığını vurguladıktan sonra sözlerini şöyle sürdürdü:
"40 yıl içinde, Türklerin buraya gelmesinden bu yana çok şey değişti. Hürriyet gazetesi özelinde de, Doğan Grubu'nda da. İlk olarak Hürriyet gazetesini Türkiye'de basıp, uçakla yolluyorduk Almanya'ya. Bugün ise Avrupa'nın en büyük baskı tesislerinden bir tanesi, 36 milyon avroluk yatırımıyla Türkiye'den doğrudan gelen sermayenin önemli bir kısmını oluşturuyor. Burada 25 farklı gazete, 10 farklı dilde basılıyor. Bu, bizim için ekonomik bir başarı. Bunun AB için çok önemli bir örnek teşkil ettiğini düşünüyorum. Çünkü Wall Street Journal'dan Financial Times'a, Çin'den önemli Arap gazetelerine kadar bir çok farklı dilde gazete bu matbaalarda basılıyor ve Avrupa'nın her tarafına gidiyor. Şunu söylemek istiyorum, Doğan Grubu bunun iyi bir örneği ki, burada Türkler artık işveren. Girişimciler ve Almanya'ya katkıda bulunuyorlar."


Yatırım desteği geldi
Almanya'nın en büyük şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin de katıldığı zirvede Türkiye'ye güven ve yatırım mesajları verildi.
Siemens Yönetim Kurulu Üyesi Johannes Feldmayer, Türk hükümeti ile oluşturulan Yatırım Danışma Konseyi'nin içinde bulunduklarını hatırlatarak, "Konseyde belirlenen 15 reform konusunun tamamı yerine getirildi. Siyasi ekonomik konulardaki gelişmeler bizi çok memnun ediyor" dedi. Feldmayer, Türkiy'de 7 bin çalışan ile 2 milyar avro ciro elde ettiklerini belirterek, "Ülkenin genç nüfusu ve Oratdoğu ve Türki cumhuriyetlere köprü görevi görmesi bizim için önemli" diye konuştu.
Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kalus-Peter Fouqet de Türkiye'de gerçekleştirilecek yatırımlara uzun vadeli bakılması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin kendileri için hâlâ istikrarlı bir ülke olduğunu ifade etti. Bugüne kadar 700 milyon yatırım yaptıklarını anlatan Fouqet, yakın gelecekte 3 bin kişilik istihdam daha yaratacaklarını anlattı.
Alman Demiryolları Deutsche Bahn'ın Uluslararası İlişkiler Direktörü Ludwig Bolköw ise, TCDD ile işbirliği yapabileceklerini dile getirdi.