'Merkez Bankası'nı Ankara'dan taşıyıp yazık etmeyin'

Eski Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması tartışmasını değerlendirdi. Piyasalara yakın olmanın yararın yanı sıra sakıncaları da olabileceğini dile getiren Süreyya Serdengeçti, "Gelsin kendimize benzetelim', diyenler var.

İSTANBUL - Eski Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması tartışmasını değerlendirdi. Piyasalara yakın olmanın yararın yanı sıra sakıncaları da olabileceğini dile getiren Süreyya Serdengeçti, "Gelsin kendimize benzetelim', diyenler var. Bu bir felakettir. Öyleyse kalsın Ankara'da hiç gitmesin, yazık" dedi.
İstanbul'a taşınma konusunda kadro unsuruna da bakılması gerektiğini vurgulayan Süreyya Serdengeçti, "Kadrolar, Ankara'daki aile düzeninden dolayı, 'Biz gidemeyiz' derlerse ne olacak? İstanbul'dan yenisi mi alacaksınız? Yetiştirmeniz yıllar sürer. O zaman Merkez Bankası'nı kapatın, yenisini açın. Bunların çok iyi düşünülmesi lazım" diye konuştu.
Süreyya Serdengeçti canlı yayında CNN Türk'ün sorularını yanıtladı. Serdengeçti, taşınma konusunun Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından gündeme getirilmesinin ve ardından Başkan Durmuş Yılmaz'ın açıklama yapmasının bağımsızlığa müdahale olup olmadığı sorusuna karşılık, şunları söyledi:
"Müdahale konusunda kesin yargıya varmak kolay değil. Yasa değişikliği söz konusuysa, 'Hükümeti ya da TBMM'yi ilgilendirmiyor' diyemeyiz. Bu örnekte ideal geçiş şöyle olmalıydı: Merkez Bankası yetkili kurullarından geçerek tavsiye kararı alsaydı, bunu hükümete iletseydi, hükümet de uygun görüyorsa hem Merkez Bankası hem hükümet tarafından iletilseydi daha mı iyi olurdu diye düşünüyorum. Anlaşılıyor ki bu konu konuşulmuş ve açıklama doğrudan devlet bakanından geldi. Merkez Bankası daha sonra iki açıklama yaptı. İkinci açıklamayı başkanın çark ettiği gibi yorumlamıyorum. Biraz kafalar karışık. Olayın kendisi kafaları karıştırdı.'
Olayın kendisine, paradan sıfır atılması sürecini anımsattığını anlatan Serdengeçti, konuyu Başbakan Tayyip Erdoğan ve Devlet Bakanı Ali Babacan'a aktardığını belirtti. "Siyasi iradenizle arkasında durmanız söz konusu mu?" diye sorduğunu aktaran Serdengeçti, "Kamuoyuna hep beraber bunu ilan edelim diye düşünüyordum. O da bana göre tam olması gerektiği gibi olmadı. Sayın Başbakan, Maliye Bakanı daha farklı şekilde söyledi. Daha sonra basın toplantısı yaptık. Ama ilan, düşüncemiz gibi olmadı. 'Kimseyi ilgilendirmez, bizim işimiz' demek değil. Ama bu süreç bana biraz onu hatırlattı. Beraber ilan edilse daha iyi olurdu" değerlendirmesini yaptı.
Taşınmayı piyasalara yakın ya da uzak olma tartışmasına göre de değerlendiren Süreyya Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Teknoloji çok gelişti ama yine de yüz yüze olmak daha iyi olabilir mi? Hiç şüphesiz yanlış kanı da uyandırabilir, sakıncaları var. 'Gelsin kendimize benzetelim' diyenler var. Bu bir felakettir. Öyleyse Merkez Bankası kalsın Ankara'da, hiç gitmesin, yazık. Bu ülkede kurumsallaşma konusunda en önemli yerdir Merkez Bankası. Sivil toplum örgütlerinde kurumsallaşma diye bir şey yok.'
'Lobilerin çanına ot tıkandı'
Son beş yılda ekonomide yaşanan yedi çalkantıda da para ve kur politikasını tartışmaya açmanın da gelenek haline geldiğini belirten Serdengeçti, "Dalgalı kur rejimine daha tam alışamadığımız ortaya çıkıyor. Elimizi taşın altına sokmadığımız zaman, elini taşın altına sokanları eleştirmek kolaylaşıyor" dedi.
Türkiye'de enflasyon lobisi olduğunu belirten Serdengeçti, bunları; "emisyoncular, faizciler ve dövizciler" olarak üçe ayırdı. Son dönemde daha çok faizciler ve dövizcilerin bulunduğunu kaydeden Süreyya Serdengeçti ekonomide kendi çıkarları doğrultusunda etki yaratmaya çalışan bu kesimlerin, "çanına ot tıkandığını" ifade etti.Serdengeçti, "Bu lobiler 2002'ye kadar bizim başarılı olacağımızı düşünmedikleri için karşımıza gelmediler. Başarılı olduğumuzu görünce 2002'den sonra muhalefet etmeye başladılar ama biz güçlü konumdaydık, şansımız bu oldu" dedi.
Eylülde bir şey olmaz
Eylül ayında yeni bir çalkantının geleceği iddialarını değerlendiren Serdengeçti, son beş yılda yaşanan yedi çalkantının yalnızca birinin 11 Eylül'de olduğunu, onun da dışardan kaynaklandığını belirtti. Serdengeçti, "Belli lobiler belli çıkarları düşünerek bunu iddia ediyor. Eylülde bir şey olmaz. Eylülün diğer aylardan bir farkı yoktur" diye konuştu.
Kadro gitmezse ne olacak?
Konuya kadroların durumu açısından da bakmak gerektiğini kaydeden Serdengeçti, kadroların Merkez Bankası'nda yetiştiğini ve başka yetişeceği fazla yer bulunmadığını anımsattı. Serdengeçti, "Kadrolar, Ankara'daki aile düzeninden dolayı, 'Biz gidemeyiz' derlerse ne olacak? İstanbul'dan yenisini mi alacaksınız? Yetiştirmeniz yıllar sürer. O zaman Merkez Bankası'nı kapatın, yenisini açın. Bunların çok iyi düşünülmesi lazım" diye konuştu. Tartışmaya Merkez Bankası'nın bilançosundan hareketle bakmak gerektiğini de belirten Süreyya Serdengeçti, istikrarı yerleştirmiş ülkelerdeki gibi bankaların ağrılıkta bulunduğu bir bilançonun söz konusu olmadığını belirterek ' Ankara-İstanbul'dan ziyade bilanço yapısına bakmak lazım" diye konuştu.