Merkez, 'erken sevinmeyin' dedi faiz indirimine devam sinyali verdi

Merkez, 'erken sevinmeyin' dedi faiz indirimine devam sinyali verdi
Merkez, 'erken sevinmeyin' dedi faiz indirimine devam sinyali verdi

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu?nun 18 Ağustos?ta yaptığı toplantının özeti açıklandı.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, ikitisadi faaliyette belirgin bir toparlanma olmaması halinde kısa vadede ölçülü faiz indirimlerine devam edileceğini belirtti

ANKARA - Para Politikası Kurulu, iktisadi faaliyette belirgin bir toparlanma gerçekleşmemesi halinde kısa vadede ölçülü faiz indirimlerine devam edilmesi gerekeceği değerlendirmesinde bulundu.
Para Politikası Kurulu’nun 18 Ağustos’da yaptığı toplantının özeti açıklandı. Temmuzda tüketici fiyat endeksinin yüzde 0.25 oranında arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 5.39’a gerilediği belirtilen açıklamada, ortalama enflasyondaki düşüşe rağmen, temmuzda giyim sektöründe sezon indirimlerinin geçen yıla kıyasla düşük kalması ve dayanıklı tüketim malları fiyatları üzerindeki vergi ayarlamasının temel enflasyon göstergelerinin yükselmesine neden olduğu kaydedildi. Vergi etkileri arındırıldığında, enflasyonun ana eğiliminin düşük düzeylerde seyretmeye devam ettiğinin görüldüğü vurgulandı.

Takvim etkisi kaynaklı
Son dönemde açıklanan verilerin, temmuz ayı Enflasyon Raporu’nda çizilen çerçeveyle uyumlu görünüm arz ettiği belirtilen açıklamada, haziran ayında sanayi üretimi yüzde 9.7 ile mayıs ayına kıyasla yıllık bazda daha sınırlı oranda küçülürken, yıllık değişim oranlarında gözlenen iyileşmenin büyük ölçüde takvim etkilerinden kaynaklandığı ifade edildi.
Açıklamada, yıllık büyüme oranları dikkate alınarak haziran ayı sanayi üretiminde hızlı bir toparlanma gözlendiği şeklindeki değerlendirmelerin sağlıklı olmayacağına vurgu yapan kurulun, mevsimsellikten arındırılmış verilerin sanayi üretiminde bir önceki aya kıyasla belirgin bir değişime işaret etmediği belirtildi.
Temmuz ayına ilişkin kapasite kullanım oranlarının üretimdeki ılımlı toparlanma sürecinin yılın üçüncü çeyreğinde de devam ettiğine işaret ettiği belirtilen açıklamada, “Mevsimsellikten arındırılmış verilerle temmuz ayı toplam kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0.5 puan artarken 2009 yılı ikinci çeyrek ortalamasının 1 puan üzerinde gerçekleşmiştir.
Kurul, yılın ikinci çeyreğinde kapasite kullanım oranında gözlenen istikrarlı artış eğiliminin özel sektörde daha belirgin olduğuna dikkat çekmiş, bununla birlikte gelinen noktanın halen düşük düzeylerde olduğunu vurgulamıştır” denildi. Önümüzdeki dönemde enflasyonun ana eğiliminin düşük düzeyini koruyacağı öngörülse de, yılın son aylarından 2010 yılının ortalarına kadar baz etkisi nedeniyle enflasyonda sınırlı artışlar gözlenebileceği belirtilen açıklamada, yıllık enflasyonda bu kanaldan kaynaklanabilecek bir yükselişin, Temmuz Enflasyon Raporu’ndaki para politikası duruşu oluşturulurken dikkate alındığına işaret edildi. 

Basiretli politika lazım
Açıklamada, finansal koşullardaki ek sıkılığın kısmen devam etmesi ve küresel finans piyasalarındaki sorunların reel ekonomi üzerindeki etkilerinin boyutuna ilişkin belirsizliklerin sürmesinin, aşağı yönlü risklerin tamamıyla ortadan kalkmadığına işaret ettiği belirtildi.
İktisadi faaliyette belirgin bir toparlanma gerçekleşmemesi halinde kısa vadede ölçülü faiz indirimlerine devam edilmesinin gerekeceği değerlendirmesinde bulunduğu kaydedildi. Merkez’in, küresel krizin yurtiçi ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yaptığı belirtilen açıklamada, “Krize karşı ekonomimizin direncini koruması için basiretli bir para politikası gereklidir, fakat bu tek başına yeterli değil” denildi. (aa) 

Merkez’e göre neler yapılmalı?
* Yatırım ve tüketim kararları açısından belirleyici olan orta ve uzun vadeli faiz oranlarındaki düşüşün kalıcı olması için, mali disiplin büyük önem taşıyor.
* Önümüzdeki dönemde mali disipline ilişkin ikna edici bir perspektif sunulup uygulanması, risk primini düşürerek uzun vadeli faizlerin daha düşük düzeylerde oluşabilmesini ve bu düzeylerde kalıcı olabilmesini sağlayacaktır. Bu durum, yatırım ve istihdamı destekleyerek iktisadi faaliyetteki toparlanmayı güçlendirecektir. 
* Borç dinamiklerinin sürdürülebilirliğini ve bütçe disiplinini gözeten orta vadeli somut bir mali programın tesisi ekonomiyi daraltıcı değil genişletici etki yapacaktır. 
* Kurul üyeleri, son dönemde küresel ekonomiye ilişkin açıklanan verilerin Enflasyon Raporu’nda sunulan görünümle uyumlu olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. 
* Kredi piyasalarında süregelen sorunların ve yüksek işsizlik oranlarının küresel ekonomideki toparlanmayı bir müddet daha sınırlamaya devam edeceği düşünülüyor.