Merkez: Hızlan Hükümet: Sus

İç dinamiklerin enflasyondaki düşüşü desteklediğini belirten Merkez Bankası, kısa vadeli faizleri yarım puan düşürdü ve hükümeti uyardı:
"Yapısal reformlara hız verilmeli." Devlet Bakanı Şener, anında yanıt verdi: "Herkes işine baksın. Bu, bürokrasinin konuşma üslubuna uygun değil."

ANKARA - Merkez Bankası, iç dinamiklerin enflasyonun düşüş sürecini desteklediğine işaret ederek, kısa vadeli faiz oranlarını yarım puan aşağı çekti. Merkez Bankası, söz konusu sürecin gelecekte de devam etmesi amacıyla mali disiplin ve yapısal reformlar için gereken adımların 'hızlı atılması' uyarısında bulundu.
Merkez Bankası önceki gün yapılan Para Politikası Kurulu toplantısının ardından dün de 'Enflasyon ve Görünüm' raporunu yayımladı ve kısa vadeli faiz oranlarında yarım puanlık indirime gitti. Raporda, enflasyondaki düşüş sürecinin devam etmesinin başlıca ön koşullarının mali disiplinin ve yapısal reformların sürekliliği olduğu bir kez daha altı çizilmesi gereken bir husus olduğu vurgulanarak şöyle denildi:
"Mali disiplin ve yapısal reform kanadına ağırlık verilen ve üç yıllık Katılım Öncesi Ekonomik Program'da detayları açıklanan politikaların kararlılıkla sürdürüleceği temel varsayımı altında, ana eğilim enflasyondaki düşüş sürecinin devamı şeklinde olacaktır. Ancak, bütçe disiplininin sağlanması ve yapısal reform sürecinde atılması gereken adımlar konularında geçici olsa da yavaşlanması halinde, bu ana eğilimden sapma beklenmese bile, enflasyondaki düşüş sürecinin ivme kaybetmesi olasılık dahilindedir. Bu nedenle, son dönemde ileriye yönelik bekleyişlerdeki iyileşmenin yarattığı olumlu ortamın bütçe disiplini ve yapısal reform sürecinde daha fazla yavaşlamaya yol açmaması, aksine, kazanımları kalıcı hale getirmek yönünde atılacak adımların hızlandırılması büyük önem kazanmaktadır."
'Şimdilik risk yok'
Yavaşlamanın yıl sonu enflasyon hedefi açısından olumlu bir gelişme olmayacağına işaret edilerken, "Bu aşamada, Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon hedefi açısından söz konusu nedenle şimdilik bir risk görmemektedir. Ancak, açıktır ki bu adımların ne zaman atılacağı da Merkez Bankası'nın kontrolü altında ve yetki alanı içinde değildir. Bu yönde
alınacak her mesafe, geçici belirsizliklerin neden olduğu daha ihtiyatlı olma gereksinimini ortadan kaldırarak önümüzdeki dönemde kısa vadeli faizlerin kademeli olarak aşağıya inme olasılığını artıracaktır" denildi.
'Yanlış algılama olmasın'
Raporda, Merkez Bankası'nın öncelikli olarak daha güncel bilgi içeren 2003 temel yıllı endeks gelişmelerini takip edeceğine işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi: "Öncelikle, eski ve yeni endekslerin enflasyonu ölçme derecesinin kıyaslanmasına ilişkin bir yanlış algılamanın düzeltilmesinde fayda görülmektedir. Kıyaslamanın sağlıklı yapılması
açısından, her iki endeksin aynı zaman dilimindeki artışına bakmak gerekmektedir. DİE tarafından açıklanan rakamlar, her iki endeksin aynı zaman dilimine ait verilerinin 2004 yılının son 11 aylık dönemi için karşılaştırılmasına olanak sağlamaktadır. Yıllık artıştan yararlanarak hesaplanan 2004 yılı Ocak ayı yeni endeks değeri ile aylık artıştan yararlanarak hesaplanan 2004 Aralık ayı yeni endeks değerleri kullanıldığında; 2004 yılının son on bir ayında gerek tüketici fiyatları endeksi gerekse üretici fiyatları endeksinin eski endekse oranla az da olsa daha yüksek artış gösterdiği görülmektedir. Bu nedenle, kamuoyunda oluşan 'yeni sepetin enflasyonu daha düşük ölçtüğü' kanısının, en azından son bir yıllık veriler dikkate alındığında doğru olmayabileceği belirtilmelidir." Gelecek dönem enflasyonuna dair bazı bilgiler içermekle birlikte, 2005 yılı Ocak ayı enflasyonunun içerdiği bilginin yorumlanmasının güç olduğuna işaret edilerek, şöyle denildi:
KDV fiyata yansıdı mı?
"Örneğin, ocak ayında sağlık, eğitim ve gıda gibi sektörlerdeki katma değer vergisi indiriminin fiyatlara yansıtılma derecesi hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün olamamaktadır. Ayrıca endeks kapsamının farklılaşmış olması, teknoloji yoğun malların ağırlığının artması veya izafi kira gibi bazı önemli kalemlerin endeks dışı kalması gibi faktörler, fiyat serilerinin davranış biçiminde yapısal bir kırılma yaratabilecek; buna bağlı olarak, geçmiş enflasyon verileri kullanılarak ileriye yönelik analiz yapılması güçleşecektir. Harcama kapsamı ve fiyat derleme döneminin değişmesi ile bilgi kaynaklarının genişletilmiş olması, aynı zamanda mevsimsel dalgalanmaların seyrini de değiştirebilecek."
Beklentiler
Raporda, önümüzdeki dönemde yatırım eğiliminin güçlü seyredeceği ve buna bağlı olarak verimlilik artışlarının, son yıllardaki hızla olmasa da devam edeceği düşünüldüğü, kamu ücret politikasının da enflasyon hedefleri ile tutarlılık göstereceği varsayımı altında, reel ücretlerdeki artışın enflasyon üzerinde baskı yaratacak düzeye ulaşmayacağı tahmin edildiğine işaret edildi. Raporda, "Yurtiçi dinamiklerin enflasyondaki düşüş sürecini desteklemeye devam edeceği görüşü ağır basmaktadır" denildi.
Orta ve uzun vadeli enflasyon dinamikleri açısından dışsal olumsuz gelişmelerin kendisinden ziyade, ekonominin bu gelişmelere karşı direncinin artması daha fazla önem taşıdığına işaret edilerek, "Son üç yılda başlatılmış bulunan yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi durumunda, olası dışsal şokların ekonomimize etkisi geçici kalmaya mahkûm olacaktır" görüşüne yer verildi. Yeni endekste izafi kiranın çıkarılmasıyla ağırlığı azalan konut grubu fiyatları ise yüzde 0.67 gibi oldukça sınırlı bir artış gösterdiğine de vurgu yapılarak, kira artışlarının hızını koruduğu, 2005 yılının ocak ayında kira artışının yüzde 1.90 olarak gerçekleştiğine işaret edildi.
Şener'den tepki
CNBC-e televizyonunda kendisiyle yapılan mülakatta Merkez Bankası'nın dün yayımladığı enflasyonun görünümü raporundaki 'bütçe disiplini ve yapısal reformlar'a ilişkin uyarılarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Şener, Merkez Bankası'na tepki gösterdi. Merkez Bankası'nın para politikası ile ilgilendiğini, maliye politikalarını ise hükümetin belirlediğini söyleyen Şener, ocak enflasyonundaki düşüşe ve yıl sonu hedefini tutturmada hükümetin kararlılığına işaret ederek, "Herkes kendi işini yapsın. Bu üslup, bürokrasinin konuşma stiline uygun değil" dedi.
Gecelik faiz yüzde 16.50
Merkez Bankası, kısa vadeli faiz oranlarını yarım puan düşürdü. Merkez Bankası'nın önceki gün gerçekleşen bu yılın ikinci Para Politikası Kurulu toplantısından faiz indirimi kararı çıktı. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, yapılan ayarlama kapsamında gecelik borçlanma faiz
oranı yüzde 17'den yüzde 16.50'ye çekilirken, borç verme faiz oranı yüzde 21'den yüzde 20.50'ye indirildi. Bir haftalık borçlanma faiz oranı da, yüzde 17'den yüzde 16.50'ye düşürüldü.